Dilimin sınırları dünyamın sınırlarıdır.
Die Grenzen meiner Sprache ist die Grenzen meiner Welt.
The limits of my language mean the limits of my world.
Bütün mutluluklar geçicidir; ister bir hafta sürsün, ister otuz yıl, son gün geldiğinde aynı gözyaşları dökülür ve bir gün daha sürsün diye cehennem ateşlerine razı olunur.
İnsanlar aktı yanımdan bugün
Yanan, yakan, seven, belki de düşman kalpleriyle.
İnsanlar...
Hepsi birer muamma.
Hepsi tiz bir çığlık belki de sessizce
Hani olsa mümkün ruhları ayyuka kaçacak.
Dünya değil, hayır, hayır
İnsanoğlu seninle sorgum.
Biz bize ne yaptık?
Dünya, biz sana en çok neyi aşıladık?
Pencerem kirli, pencerem puslu, pencerem karanlık...
Eğer önündeki kapılar bir daha yüzüne kapanacak olursa, hayatının sona ermediğini düşün. Sona eren şey yalnızca hayatlarının birincisidir ve diğeri başlamak üzere sabırsızlanmaktadır. O zaman bir gemiye bin, seni bekleyen bir kent vardır.