Dilimin sınırları dünyamın sınırlarıdır.
Die Grenzen meiner Sprache ist die Grenzen meiner Welt.
The limits of my language mean the limits of my world.
İnsanlar aktı yanımdan bugün
Yanan, yakan, seven, belki de düşman kalpleriyle.
İnsanlar...
Hepsi birer muamma.
Hepsi tiz bir çığlık belki de sessizce
Hani olsa mümkün ruhları ayyuka kaçacak.
Dünya değil, hayır, hayır
İnsanoğlu seninle sorgum.
Biz bize ne yaptık?
Dünya, biz sana en çok neyi aşıladık?
Pencerem kirli, pencerem puslu, pencerem karanlık...
Eğer önündeki kapılar bir daha yüzüne kapanacak olursa, hayatının sona ermediğini düşün. Sona eren şey yalnızca hayatlarının birincisidir ve diğeri başlamak üzere sabırsızlanmaktadır. O zaman bir gemiye bin, seni bekleyen bir kent vardır.
Bir aşk ki, kim aşık kim maşuk...
Bir aşık ki, hamuştur divaneye döner.
Bir aşık ki, parendedir, aşk uğruna başını feda eder.
Allah aşkının dilimizin bağını çözmesini, gönlümüzün kilidini kırmasını, tüm kapıların aşkla açılmasını ümit etmekten başka ne söylenir Ey Şems senin aşkın üzerine!
Gökyüzünde bir Süreyya'dır Kimya; görülen ama ulaşılamayan, yeryüzünde bir Firdevs, hayran olunan ama yaşanamayan... Kimya manaya aşiyandır, sırra ayandır. Senelerin getirdiği hal üzere maneviyat deryasında ilahi aşka açtır, susayandır. Susamışlığı ile suskundur.
...
Sadedir Kimya. Asudedir. Asaleti takvada bulan Fatma'dır.
...
Çölde yalnızlığı ile Yaradan'a teslimiyet gösteren Hacer'dir Kimya. İnandığına güvenen, güvendiğine "neyim varsa sana, yoluna fedadır" diyen vefakar Hatice'dir Kimya. Dünya oyuncaklarına tamah etmeyen, hayallerde yaşamayan esas zenginliği iç güzelliğinde gören bir Rabia'dır Kimya.