İlk kez bir huş ağacı gördüğüm anı düşünüyorum,
Julian'ı son görüşümü düşünüyorum, öğrendiğim ilk Yunanca cümleyi
düşünüyorum. Χαλεπά τα καλά. Güzellik acıdır.
Nihayet her şey yolunda; ancak,
Hayatın menziline varmıştı o:
Artık ellerin gözyaşı ıslatacak
Merhametin harap mezarını,
Çünkü yasını ötekiler tutacak
Zaten ötekiler daima yas tutar.
"Ölüm, güzelliğin anasıdır," dedi Henry.
"Peki ya güzellik nedir?"
"Dehşetin ta kendisi."
"Aynen öyle," dedi Julian. "Güzellikte şefkat ya da teselli aranmaz. Tam aksine. Gerçek güzellik her zaman ürkütücüdür."