Demokritos, başka bir dünya hakkında anlatılanları masal sayar ve şöyle der: “Ölümlü, canlı doğanın yok olmaya mahkum olduğunu bilmeyen kimi insanlar, hayatlarını öbür dünyaya dair yalan uydurmakla, sıkıntı korku içinde geçirirler.”
“Devlet adamının görevi tarihin koridorlarında yürüyen Tanrı’nın ayak seslerini duymak ve O geçip giderken paltosunun kuyruğuna yapışmaya çalışmaktır”
Otto von Bismarck
Ölümsüzlük özlemi, sonsuza kadar yaşama hakkı tasavvuru, temelinde bencilce ve gerçekdışıdır. Varolmayan öteki dünya için zamanını boşa harcamaktansa, bu dünyayı yaşayacak yer haline getirmek için çaba harcamak gerekir. Çünkü bu dünyaya doğmuş insanların büyük çoğunluğu için, sorun ölümden sonra yaşamın olup olmayacağı değil, aksine ölümden önce yaşamın olup olmadığıdır.
Bu dramda hazır bulunanların anısında, ölüm yarası almış bir kuş gibi, döne döne düşmeye devam edeceksin. Kalabalığın çığlığı içinde, sessizliğin patladığı bir anda düştün. Kaldırımın üzerinde ezildiğin zaman, iki yana uzanmış kolların iki kanada benziyordu. Ama onlar sana yardım etmediler. Şimdi hiçbir şeye aldırmadan bir bulutun arkasında kaybolan aya doğru uçurmadılar. Korku ile merak arasında ikiye bölünmüş olan insanların çemberi ortasında gözlerin açık yatıyordun, başın bir kan aylası üzerinde dinleniyordu