Yunus Emre olmadan önce… O da bir insan!
9/10
·361 syf.··
2026 13. kitabı
Yunus Emre’yi her zaman sevmişimdir. Tasavvufa duyduğum ilgi ve bazı şiirlerini ezbere bilecek kadar benimsemiş olmam, Od’u okumam için zaten yeterli sebepti. Hatta yıllar önce öğrencilerimle yürüttüğümüz bir eTwinning projesinde her hafta farklı bir Yunus Emre şiirini incelemiş, seslendirmiş ve onu gençlere tanıtmaya çalışmıştık. Bu yüzden Od’u elime aldığımda yalnızca bir roman okumadım; zaten ilgimi çeken bir dünyanın içine girdim. İskender Pala, bu kitapta Yunus Emre’yi menkıbelerin ve efsanelerin içinden çıkarıp ete kemiğe büründürmeye çalışıyor. Karşımızda doğrudan bir evliya değil; acı çeken, kaybeden, öfkelenen, sorgulayan ve dönüşen bir insan var. Romanın gücü de burada yatıyor. Kitap boyunca Anadolu’nun karmaşık siyasi yapısı, Moğol istilalarının bıraktığı yıkım, kıtlıklar, göçler ve insanların tutunmaya çalıştıkları manevi değerler de hikâyenin önemli bir parçası hâline geliyor. Yunus’un yolculuğu sadece bir dervişin hikâyesi değil; aynı zamanda zor zamanlarda anlam arayan insanların hikâyesi. En çok hoşuma giden noktalardan biri ise tasavvufun kuru öğütler hâlinde anlatılmaması oldu. Sevgi, sabır, nefis mücadelesi ve insanın kendini tanıma çabası olayların içinde kendiliğinden yer buluyor. Bu yüzden kitap yer yer bir tarihî roman, yer yer bir iç yolculuk, yer yer de insanın kendisiyle hesaplaşması gibi hissettiriyor. Od’u bitirdiğimde aklımda kalan şey Yunus Emre’nin şiirlerinden çok, o şiirleri ortaya çıkaran insanın geçmek zorunda kaldığı yollar oldu.
Odİskender Pala · Kapı Yayınları · 202248,9bin okunma
9/10
·590 syf.··
2026 12. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 19:36
️Roman tadında bir siyer... Kitapla ilgili söyleyebileceğim çok bir şey yok aslında. O kadar akıcı bir kitap ki çok hızlı bitti. Oysa hiç bitmesin istemiştim. Şiirsel bir anlatımla Peygamber Efendimiz'in hayatını okumak ayrı bir lezzet, ayrı bir duygu. Kitap mı güzeldi, O'na (sav.) dair olan her şey çok güzeldir ondan mı kitabı sevdim hiç bilmiyorum. Ama şunu biliyorum ki O'nu tanımak için yola çıkan herkes O'nu çok sever, O'nu çok seven O'nun gibi olmak için uğraşır. O'nun gibi olmak imkansızdır ama o yolda olmak dünyadaki en büyük nimet ve en büyük mutluluk sebebidir.
Hz. Muhammed (sav) için Bülbülün Kırk Şarkısıİskender Pala · Kapı Yayınları · 202413,5bin okunma
Reklam
Puan vermedi
Yozlaşmış Harabeler, okuyucuyu sürükleyen olay örgüsü ve etkileyici anlatımıyla dikkat çeken bir kitaptır. Karakterlerin yaşadığı duygular, yaşadıkları zorluklar ve verdikleri mücadeleler başarılı bir şekilde aktarılmıştır. Kitapta gizem, gerilim ve duygu dengeli bir şekilde işlenmiştir. Anlatım dili akıcı olduğu için sayfalar kolayca ilerler. Beklenmedik olaylar merak duygusunu sürekli canlı tutar. Genel olarak, etkileyici konusu ve güçlü karakterleri sayesinde keyifle okunabilecek bir eser olduğunu düşünüyorum. Yozlaşmış Harabeler I Yozlaşmış Harabeler II Emre Gül
Yozlaşmış HarabelerEmre Gül · Ren Kitap · 2023552 okunma
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 172. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 00:00
"KONTROL KULESİ: SON TALİMAT" "Burada zaman, dışarıdaki gibi ilerlemezdi. Dakikalar uzar, saatler kısalır, insan bazen günün hangi bölümünde olduğunu ancak vardiya çizelgesine bakarak anlayabilirdi." Havacılık dünyası, çoğumuz için bulutların üzerinde seyahat etmekten ibaret. Peki ya o uçakları güvenle indiren ve kaldıran isimsiz kahramanların dünyasına hiç girdiniz mi? Bazı kitaplar vardırki, dili bize biraz yabancı gelir, okumak için gayret etmemiz gerekir. Bu kitap öyle değil. Yazarın üslubu o kadar doğal ve akıcıydı ki, sanki yanımızda oturan biri bize bu hikâyeyi anlatıyor. Kullanılan havacılık terimleri anlaşılır, karakterlerin diyalogları gerçekçi, betimlemeler ise sanki film izliyormuşuz hissiyatı veriyor. Okurken kendimizi kulenin o dar camlı odasında, radar ekranlarının yeşil ışığı altında hissediyoruz. Dört hava trafik kontrolörü. Bir vardiya. İzleyen gözler. Beklenen hatalar. Radar ekranlarında uçaklar kadar sırlar da beliriyor. Ve zaman... zaman en büyük düşman. Ama bu hikâyeyi diğerlerinden ayıran şey, sadece aksiyon değil. Her hamlenin, her kararın bir bedeli var. Ve biz bu bedelleri karakterlerle birlikte ödüyoruz. Tunç, Rana, Emre ve Selim. Her biri uzman, her biri soğukkanlı. Radar ekranlarında beliren yalnızca uçaklar değil; geçmişin gölgeleri, gizli hesaplar ve unutulmaya yüz tutmuş sırlar da var. Kontrolörler, hem ekranlardaki hem de kendi iç dünyalarındaki fırtınayla yüzleşmek zorunda. Yaşadığı ikilemler, verdikleri anlık kararlar, tereddütleri, pişmanlıkları, cesaretleri... Hepsi o kadar insani ve o kadar gerçek ki. Kurgu olduğunu bilmemize rağmen, olayların gerçek bir havacılık kazası veya gizli bir operasyon raporundan alındığını düşünmeden edemiyoruz. Tunç’un kararlılığı, Rana’nın sezgileri, Emre’nin hesapları ve Selim’in geçmişiyle
Edebiyat
Kontrol Kulesi: Son TalimatÖzgen Biçgin · Eksik Parça Yayınları · 20269 okunma
Puan vermedi·148 syf.··
2026 139. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 12:38
Kumsal 3: Hindistan-Pakistan serinin önceki kitaplarındaki dostluk ve macera duygusunu korurken bu kez okuru daha karanlık ve düşündürücü bir hikâyeye götürüyor. Eyüp, Emre, İlker, Ahmar ve Yumi, yeni bir şifrenin peşinden İstanbul’daki Yerebatan Sarnıcı’na uzanan bir maceraya atılırken, sadece insanları değil toprağı ve bitkileri de etkileyen gizemli Medusa Virüsü’nün izlerini sürüyorlar. Hikâye ilerledikçe virüsün arkasında, zenginlik ve güç uğruna tehlikeli seçimler yapan Faysal’ın olduğu ortaya çıkıyor. Ancak kitap, karakterleri yalnızca iyi ve kötü olarak ayırmak yerine; hata, pişmanlık, sorumluluk ve ikinci şans kavramları üzerine düşündürüyor. Faysal’ın yaptıklarının sonuçlarından kaçamaması, insanın bazen en büyük cezasını kendi hatalarının içinde bulabileceğini gösteriyor. Serinin bu kitabında cevaplardan çok sorular öne çıkıyor. Medusa Virüsü’nün tamamen durdurulup durdurulamayacağı, insanların ve doğanın kurtulup kurtulamayacağı belirsiz kalıyor. Belki de kitabın en güçlü yanı bu: okuru kesin bir sona ulaştırmak yerine düşünmeye devam etmeye davet etmesi. Ortaokul öğrencileri için sürükleyici bir macera sunarken; bilimin sınırları, sorumluluk, adalet, sessiz kalmanın bedeli ve affetme gibi konularla P4C tartışmalarına da zengin bir zemin hazırlıyor. Kapanışındaki soru işaretleri, kitabın son sayfası kapandıktan sonra bile hikâyenin zihinde yaşamaya devam etmesini sağlıyor
Kum Saati 3Fatih Tuncay · Bilgi Yayınevi · 202418 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2026 32. kitabı
Kitap, Cemal Süreya tarafından Elif Sorgun’a (Zühal Tekkanat) ithaf edilmiştir. Çoğu şiir daha önce Papirüs dergisinde (Süreya’nın kendi dergisi) ve diğer dergilerde yayımlanmıştı; 1965-1971 arası yazılan şiirleri kapsar. Kitap, İkinci Yeni şiirinin önemli örneklerinden biridir. Aşk, erotizm, anne özlemi, sürgün, kimlik, toplumsal/siyasal eleştiri gibi temaları yoğun imgelerle işler. Süreya’nın sürgün deneyimi (Dersim olayları sonrası ailesinin Bilecik’e sürgün edilmesi), doğduğu coğrafya ve kültürel kökenler şiirlere yansır. Kitaba adını veren ünlü şiirde (“Beni Öp Sonra Doğur Beni”) şair, annesini küçük yaşta kaybetmesinin yarattığı boşluğu sevgiliye yansıtır: “Annem çok küçükken öldü / beni öp, sonra doğur beni.” Bu dize, aşkı hem tutkulu hem de annelik şefkatiyle birleştiren ikonik bir ifadeye dönüşmüştür. Şiir, aynı zamanda toplumsal travmalara (Dersim olayları gibi) dolaylı göndermeler içerir. Süreya, bu kitabı “toplumsal yönü sebebiyle” en sevdiği şiirlerini barındırdığını belirtmiş ve şiirinde tarihsel bir çizgi, Anadolu’yu dolanış, Yunus Emre, Pir Sultan gibi gelenekten besleniş gördüğünü söylemiştir. Eleştirmenler (Enis Batur, Vecihi Timuroğlu, Selim İleri gibi) kitabı övmüş; “dolu dolu”, ustalıklı, cinsellik temasıyla evrenselleşen, imgeleri yoğun ve disiplinli bir eser olarak değerlendirmiştir. Yayın ve Etki İlk baskı: 1973, E Yayınları. Sonraki baskılar: Yapı Kredi, Can Yayınları gibi yayınevlerinden devam etti (günümüzde Can veya YKY baskıları bulunur). Cemal Süreya’nın Üvercinka, Sevda Sözleri gibi diğer eserleriyle birlikte modern Türk şiirinin doruklarından sayılır. Birçok okur ve eleştirmen için “başyapıt”lar arasındadır. Kitap, erotizmle toplumsal acıları, kişisel travmayla kolektif hafızayı ustaca harmanlayan, her okunuşta yeni katmanlar açan
Beni Öp Sonra Doğur BeniCemal Süreya · Yapı Kredi Yayınları · 20191,974 okunma
Reklam
Reklam