Anladın mı şimdi, çocukları sadece doğayla boguşacak gibi yetiştirmek niçin yanlış... Sanki karşılarına hiç insan çıkmayacakmış gibi yetiştirmek... Kolaya kaçmak derim, kızarsın. İşte, kolaya kaçmak budur. Sırasında insanla da boğuşulacağını hesaba kattın mı, korkunçlu yerlere gider işin ucu... Vurdunuz kolaya başından beri... Cezasını çekeceksiniz. Kolaya kaçılan her şeyin vaziyeti tehlikelidir.
Bozkırdaki çekirdek, yaşamasını yeşermemeye bağlamış dedik. Yeşermek, ortaya çıkmaktır. Bizimki kaçıyor, saklanıyor! Dünyanın her yerinde yiğitliğin biricik şartı direnmektir. Bizde yiğitliğin on şartı var: Dokuzu kaçmak, biri hiç görünmemek. Anadolu insanının malla, hatta canla olan tarihsel ilintisini bu açıdan değerlendirmeli... Pasiftir Anadolu insanı... Yiğitlenilecek yerde kaçan, becerebilirse hatta hiç görünmeyen adam niçin çok çalışsın, neden biriktirsin? Allah'ın malı olan topraklarda uğraşıyor binlerce yıldır, kiracı olarak... Ne demiş Frenk atasözü? Toprağın varsa savaşın var demiş... Toprağı yok ki savaşı olsun...
Bilirsiniz, kendimizi aldatmaya başladık mı, çevremizi de aldatmaya başlarız! Farkına varmadan yaparız bunu çoğunlukla... Farkına vardığımız zaman da iş işten geçmiş olur! Dönüş imkânı kalmamıştır; 'gemileri yakmak' dedikleri şey budur belki...