emre er

Öylece bakıyorlar
Otobüsten indik. Yolcuların herbiri biyana dağıldı. Bilmediğim biyana yürüyorum, sonra öbür yana. Yürünecek başka yan da yok. Bir parça sokak, bir tutam yapı, bir avuç insan... Bir parça sokağa dizilmiş bir tutam yapı içinde bir avuç insan... Kahvelerin en büyüğüne girdim. Üstü otel. Her masada insan kümesi, kâğıt oynayanları seyrediyorlar. Kapıdan girince başlar bana çevrildi. Sonra yine oyun kâğıtlarına döndüler. Boş masalardan birine oturdum; Saat 20,30 Yanımdaki masada onbir kişi var. Dördü kâğıt oynuyor, yedi kişi bakıyor. Öylece bakıyorlar... Öbür masalarda da öyle; dörder oyuncu, yedi-sekiz seyirci. Dört kişi oynuyor, öbürleri bakıyor. Öylece kıpırdamadan, kımıldamadan bakıyorlar. Saat 20,40. Saat 21. Öylece bakıyorlar. Biri yaşlı, gözlüğü var. İki eli çenesinde, öylece bakıyor. Saat 21,30. Biri balta burunlu. Bir elini ensesine dayamış, öbürü ayağında. Öylece bakıyor. Saat 22. Öylece bakıyorlar, öylece... Kanım tutkallaşıyor. Şimdi kıtır kıtır kesseler kanım akmayacak, belki damarlarımdan biriki kırmızı pelte düşecek. Saat 22,30. Öylece bakıyorlar, öylece... Bağırmak geliyor Ama biliyorum, korkulu düşlerdeki gibi sesim soluğum çıkmayacak. Kanım çekiliyor, içim boşalıyor, ığıl ığıl bir sıcaklık akıp gidiyor benden. İliklerim kuruyor. Saat 23. Öylece bakıyorlar, öylece, öylecene... Hemen kalkıp gitmeliyim. Yoksa burda donup, kuruyup kalacağım. Hemen, hemen kalkmalıyım burdan. Az daha durursam bacaklarım beni dinlemeyecek, ayaklarım toprağa bağlanacak. Saat 23,10. Öylece bakıyorlar, öylece, öylecene... Dışarı fırladım Otelin kahvesine döndüm. Saat 23,30. Hepsi orda. Oldukları gibi... Öylece bakıyorlar, öylece, öylecene... Bakıyorlar, görmeden, düşünmeden, öylece, öylecene... 3 Kasım 1959
Sayfa 128 - Nesin yayınevi·Kitabı okudu
Reklam

emre er

, bir kitap okudu
Puan vermedi·287 syf.·
19 saatte okudu
·
2025 16. kitabı
Reşat Nuri Güntekin
7.8/10 · 2.186 okunma
Kahveler
"Niye kitap okumuyorlar?" demek "niye piyano çalmıyorlar?" demek gibi bir şeydir. Kafayı kitap okumağa alıştırmak, parmakları piyano çalmağa alıştırmaktan kolay değildir. Ona göre yetişmek, hazırlanmak lazım gelirdi. Okumak, bir kitaptan alınan elemanlarla kendine bir manevî dünya yapmak, onun içinde tek başına yaşayabilmek demektir. Bu, tâ çocukluktan başlamış uzun itiyatlar ve egzersizler neticesidir.
Sayfa 149 - İnkılap·Kitabı okudu
Edebiyat
İstasyonda
En cahil insan tavsiye kelimesini biliyor, söylüyor. Tavsiye isteyene hakkında, ehliyetinden büyük tavsiye olmayacağını, elinde herhangi neviden bir nüfuz ve kudret bulunan insanın hatır, gönül, tavsiye, iltimas denen şeylerden daha derin bir şeye de itaat edebileceğini söylediğimiz vakit, sizinle açık konuşmağa cesaret edecek bir insan değilse, acı bir gülümseme ile boynunu büküyor.
Sayfa 22 - İnkılap·Kitabı okudu

emre er

, bir kitap okudu
Puan vermedi·390 syf.·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2025 19:04
·
2025 15. kitabı
Halid Ziya Uşaklıgil
7.7/10 · 22,9bin okunma
Reklam