emre er

Ekmek bulamıyorlarsa patates yesinler
Fransa Kraliçesi Marie-Antoinette'in, ekmek kıtlığının yaşandığı bir dönemde, köylülerin yiyecek ekmeklerinin olmadığını işittiğinde, "Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler," dediği söylenir. Hikâyenin bir versiyonunda kraliçenin bu sözü, açlıkla boğuşan insanların sarayın kapısı önünde haykırmaya başladıkları bir sırada söylediği; bir diğer versiyonunda ise kraliçenin, Paris içlerinde at arabasıyla gezinirken açlık çeken insanların ne halde olduğunu gördüğü bir sırada bu sözü söylemiş olduğu anlatılır. Belki de kraliçe bu sözü, 1775 yılında aç kalabalıkların Paris'in fırınlarına hücum edip, kocası XVI. Louis'nin taç giyme töreninin neredeyse ertelenmesine neden oldukları zamanda söylemişti. Aslına bakılırsa kraliçe, böylesi bir sözü hiçbir zaman söylememiş de olabilir. Bu sadece 1789 Fransız Devrimi'nin arifesinde siyasi muhaliflerce her türlü aşırılık ve ahlaksızlıkla suçlanmış olan kraliçeye dair anlatılan efsanelerden biridir.
Sayfa 151 - Maya·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Eğer kişi, vücudunun herhangi bir parçasını kaynamakta olan şeker kazanına değdirecek olursa, bu şey kişiye aynı bir tutkal ya da ökse gibi yapışır ve bu andan sonra da ne kolu, ne de kişinin hayatını kurtarmak mümkün hale gelir." Hiçkimse, şeker çiftliği sahiplerinin verdiği düşük ücretlerle, bu denli tehlikeli ve aynı hareketlerin sürekli yinelendiği bir işte çalışmak istemezdi. Bu yüzden şeker çiftliği sahipleri, köle emeğine ihtiyaç duyuyorlardı.
Sayfa 150 - Maya·Kitabı okudu
Yeme-İçme
Şeker
sömürgeciler, doğrudan Afrikadan köle satın almaya başladılar. Bu şekilde Atlantik üzerinde köle ticareti başlamış oldu. Dört yüz yılı aşkın bir süre boyunca yaklaşık on bir milyon civarında köle, Afrikadan Yeni Dünya'ya taşındı. Gerçi bu sayı yaşanan acıları olduğundan az gösterir, çünkü Afrika'nın iç kısımlarında ele geçirilen kölelerin yarısı, kıyıda bekleyen gemilere götürüldükleri sırada yolda ölmüştür. Atlantik üzerinden gemilerle taşınan kölelerin çok büyük bir bölümü -toplam sayının yaklaşık dörtte üçü şekerkamışı üretimi-ne koşuldu. Süreç içerisinde şekerkamışı Atlantik ticaretinde ana ticaret mallarından biri haline geldi.
Sayfa 148 - Maya·Kitabı okudu
Yeme-İçme
4. Bölüm
Sömürgecilik, ticaret ve bilim yan yana ilerliyordu. Bir ülkenin tasarrufunda olan bitki sayısı ile bu ülkenin botanikçilerinin bitkileri kendi doğal çevreleri dışında yetiştirme becerisi, o ülkenin teknik seviyesinin bir göstergesiydi. Botanik, kendi zamanında, "büyük bilim" olarak değerlendirilmekte, bugünün nükleer bilim ya da uzay teknolojisinde görülen uzmanlaşmalarda olduğu gibi ülkenin gücü ve ilerlemişlik düzeyinin bir nişanesi sayılmaktaydı.
Sayfa 143 - Maya·Kitabı okudu
Yeme-İçme
BAHARATLAR NİÇİN BU KADAR ÖZELDİR?
Baharat tüketimi, kişinin zenginlik, güç ve cömertliğini göstermesinin ve bunu kanıtlamasının bir yoludur. Baharatlar hediye olarak verilir; diğer kıymetli mallarla beraber miras olarak bırakılır ve bazen para olarak kullanılırdı.
Sayfa 88 - Maya·Kitabı okudu
Yeme-İçme