Heyecanla başladığım bir kitapken hevesim kursağımda kalarak bitirdim. Bilim kurgu denenmiş ancak havada ve doyurucu değildi. Mira ile Esrana’nın hikayesinde içiniz ısınmaya başladığı anda sürekli kesildi ve hikaye tekrar havada kaldı. Sonu da çok zayıftı.
Hasan sınırlı bir ortamda büyümüş, belirli sınırları ve görevleri sorgulamadan kabul etmiş bir karakter olarak hayatını sürdürürken bir gün tüm işler değişir. İki bölüm olarak devam eden bu kitabı öncesi \ sonrası olarakta yorumlayabiliriz. Sonrası olarak adlandırdığım kısımda içsel çatışmalar ve hesaplaşmalar ortalığa dökülmeye başlıyor. Keyifli bir kitap. Hasan’a yeri geldiğinde “söyle be adam” diye hayıflanabilirsiniz.
Tuna kitap boyunca beni çıldırtsa da sonunda ne olacağını merak ede ede kendimi sakinleştirdim. Hikayenın tadı damağımda kaldı. Hani devamı olsa da okuyabilsek diye düşünmeden duramıyorum.
Cesaretlendirici ve olmazlara inat hayallerimizin peşinden koşarsak neler elde edebileceğimizi gösteriyor. Sıcacık bir hikaye. Teşekkürler martı Jonathan
Sıcacık bir hikaye. Eğer bir imkanımız olsaydı hepimiz geçmişimiz bazı şeyleri değiştirmek isterdik. Bu hikayede değiştiremiyoruz ama o anın duygusal yükleri nedeniyle kaçırdığımız ayrıntıları görebiliyoruz. Böylelikle gerçeği görebilmenin vermiş olduğu rahatlıkla geçmişimizi sevip onu sarabiliyoruz.