8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 12:40
Freida McFadden’nın en az şaşırtıcı, en şoke etmeyen kitabıydı şu ana kadar okuduklarımın arasında. Ya da tarzına alıştığımdan mıdır acaba? Bu yazarı okuma sebeplerimden biri çabuk okunuyor oluşu. Gündelik hayattan zihnimi çok net şekilde uzaklaştırabiliyor. Gerginlik ve heyecan hissini yüksek seviyelerde hissettirebiliyor. Kısaca kalemini seviyorum. Konusuna gelirsek, 11 yaşında yaşadığı evde babasının ve dolaylı yoldan annesinin psikolojik şiddetine maruz kalan Nora Davis’in hem geçmişini hem bugününü okuyoruz. Yine kitaptaki bütün karakterlerden şüphe eder oluyorsunuz. Brady, Philip ve hatta Nora’nın kendisinden bile… Final kısmı ise yine beklenildiği üzere şaşırtıcı ve ters köşeye yer veren bir son olmuş. Ama tempo diğer kitaplarına göre daha düşüktü, bir Hizmetçi serisinin yanında solda sıfır kalacak kadar. Yine de çıtır çerez okunacak türde bir eser. Yazarın kendine has bir kitlesi oluşmuş durumda halihazırda zaten, kafa dağıtmak isteyenler için ve Freida ne yazsa okurum diyenler için öneririm .
2026 Okuma Raporları
Kilitli KapıFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20252,630 okunma
Puan vermedi·158 syf.··
2025 1. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2025 19:04
Tıp fakültesinden yeni mezun olmuş genç bir doktor.. ve bu doktorun mesleğe atıldığı ilk günlerde yaşadığı korkuları, hataları ve başarıları.. yalnızca bir doktorun meslek hayatını değil, insanın korkularıyla yüzleşmesini anlatan güçlü bir eser. Bulgakov, genç ve tecrübesiz bir doktorun taşrada verdiği mücadeleyi son derece gerçekçi bir dille aktarırken okuyucuya da onun endişelerini hissettiriyor. Bu durum okuyucunun hem empati kurmasını hem de zaman zaman gülümsemesini sağlar. Kitapta soğuk, yalnızlık ve çaresizlik sık sık karşımıza çıksa da asıl anlatılan şey insanın zamanla güçlenmesi ve sorumluluklarının altında ezilmeden ayakta kalabilmesi. Her hikâye, deneyimin bilgi kadar değerli olduğunu hatırlatan, cesaret, sorumluluk ve insan olmanın kırılganlığı üzerine etkileyici bir anlatıdır. Aşağıya kitaptan en sevdiğim alıntıyı bırakıp iyi okumalar diliyorum :) "Aynaya bakıyorum da geçen yılın bıraktığı izleri görüyorum yüzümde. Gözlerim daha sert, huzursuz bakar olmuş, ağzım da daha kendinden emin.."
Genç Bir Doktorun AnılarıMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202332bin okunma
Reklam
10/10
·200 syf.··
2026 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 22:35
Dünyanın Son Tren İstasyonu okurken gözlerimin dolduğu, bitirdiğimde ise uzun süre etkisinden çıkamadığım kitaplardan biri oldu. Hikâye aslında kayıplar üzerine kurulu olsa da bana en çok yarım kalan vedaların ne kadar ağır olabileceğini hissettirdi. Kitap boyunca karakterlerle birlikte ben de geçmişe dönmek, söylenemeyen sözleri söylemek, yarım kalan duyguları tamamlamak istedim. Her sayfada insanın içinde sakladığı özlemlere, pişmanlıklara ve “Keşke bir kez daha görebilseydim” dediği insanlara dokunuyor. Bazı bölümlerde kendimi tutmakta zorlandım. Çünkü kitap sadece karakterlerin hikâyesini anlatmıyor; bir şekilde okuyucunun da kalbine dokunuyor. Hepimizin hayatında zamansız kaybettiği, söyleyemediği sözler bıraktığı insanlar vardır. Bu kitap bana onları hatırlattı. Son sayfayı kapattığımda içimde derin bir hüzün vardı ama aynı zamanda kabullenmenin verdiği bir huzur da hissettim. Uzun zamandır bir kitap beni bu kadar duygulandırmamıştı. Bazen bir vedanın mümkün olmaması, insanın içinde yıllarca kapanmayan bir boşluk bırakıyor. Bu kitap o boşluğa çok güzel dokunmuş.
Alıntı
Dünyanın Son Tren İstasyonuTakeshi Murase · Olimpos Yayınları · 202634 okunma
10/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Öncelikle ilk defa bir kitap hakkında inceleme yazıyorum hatalarım olabilir, öğrenciyim Kitaba çok büyük bir önyargı ile başlamıştım, yazarın başta Zehra'nın "acımasızlığına" sonra da babasının bu yaptıklarına nasıl bir sebep bulacağını merakla bekledim. Zehra'nın acımasızlığı kulağa pek hoş gelmese de memuriyetindeki başarısının en büyük sebebi belki de buydu. Belki de hayatta kalmak için gerekli buluyordu bilemiyorum. Zehra'nın babası hakkında bildiği şeyleri okuduğumda ben de pek tabii nefret ve kin besledim, asla bu olanlara bir açıklama düşünemedim. 'Adam basbaya kötü biri' dedim sürekli kendi kendime ama yazar o kadar güzel yazmış ki romanı,sanki kendi günlüğümü okur gibi empati kurdum. Genç bir gül fidanın soluşunu izler gibi okudum Mürşit Efendi'nin hikayesini. Gül fidanı diyorum çünkü öksüz-yetim olarak büyüyüp son derece çalışkan ve etik ilkelerine bağlı birinin çöküşünü okudum. Çöküşü mutlak olabilir aslında çünkü sadece çocukluk ve evlilik hayatı değil meslek hayatı da zorluklarla dolu geçmiş biriydi Mürşit Efendi, belki de onun yazgısı böyleydi zordu. Kimi zaman meslektaşlarının ahlaksızlığı kimi zaman kanun- vicdan çatışması. Kanun ile vicdanın çatıştığı yerleri okurken Sabahattin Ali'nin hikayelerinden birini okuyor gibi oldum, ortada bir hüzün vardı ama çaresi yoktu... Her gün evinin önünden küçük çocuk cesedi geçiyor ve sürekli kendini suçlu bulup bir çözüm arıyordu ama tek çözüm yolu da sorunu çözemeden işini kaybetmek gibi sonuçlar getiriyordu. Kitabı okurken sürekli bir çıkış yolu aradım kafamda,aslında bu durumdan şu şekilde kurtulunabilir şu şekilde her şey farklı olabilirdi diye ama bir şeyin olacağı varsa her türlü oluyor farklı seçenekler belki anlık rahatlama yaşatabilir ama final her türlü belli gibi. Ne çok isterdim Mürşit Efendi'nin,
İnsan ve Duygular
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,5bin okunma
10/10
·152 syf.··
2026 104. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 21:57
Çok cesur bir yazarmış Rachel Cusk, okuduğum bu ilk kitabı bunu net bir şekilde gösterdi. ‘Çerçeve’ deneysel bir metin ve bir üçlemenin ilk kitabı. Mesleği yaratıcı yazarlık konusunda eğitimler vermek olan bir kadının, yani ana karakterimizin, Atina’ya yaptığı seyahat sırasında tanıştığı koltuk ‘komşu’su de dahil olmak üzere, çeşitli kişilerle yaptığı sohbetlerde, bu kişilerin kendi hayatlarına ilişkin anlattıklarını, tarafsız ve yorumsuz bir şekilde aktaran bir metin. Dümdüz bir anlatım, yoğun paragraflar ve kitabın neredeyse her bir satırında bir hüzün yayılıyor, en azından ben öyle hissettim. Ana temalar tahmin edebileceğimiz gibi, annelik, kadın, yalnızlık, evlilik, boşanma… yalnızlık ve içine düşülmüş olan boşluk duygusu, tüm kitapta çok yoğun hissettirdi bana. Okuması son derece zor bir metin, kısacık olmasına karşın çok yoğun ve durarak, düşünerek, yazılmış olanları kendi içinizde tartışarak, düşündükleriniz konusunda argümanlar üreterek süren ve yavaş okumaya yönlendiren bir metin. Ama müthiş bir edebi lezzet..
ÇerçeveRachel Cusk · Yapı Kredi Yayınları · 2016386 okunma
8/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 60. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 00:08
Başlamaya epey çekindiğim bir kitaptı ne yalan söyleyeyim. Genelde roman okumayı sevdiğim için bu tarz kitapları pek benlik değil kategorisinde değerlendiriyordum ama yanlış düşünüyormuşum. Oldukça ilgi çekiciydi. Birçok cümlesinde kendimi gördüm. Yer yer terapistimle karşılıklı bir sohbet içerisindeymişiz gibi hissettim. Yer yer de kendimi sorguladım. Bana çok şey kattığını söyleyebilirim. En basitinden bir şeyleri çözümleyebilmem konusunda yardımcı oldu. Zaten oldukça akıcı ilerliyor, uzun da değil. Bir çırpıda bitebilecek bir kitap. Gerçekliği yüzünüze vurursa ve okumakta zorlanırsanız orasını bilemeyeceğim;) Şiddetle tavsiye ederim.
Ölmek İstiyorum ama Tteokbokki de Yemek İstiyorumBaek Se-hee · Nova Kitap · 20248,5bin okunma
Reklam
Reklam