“Yanılmıyorsam şamdan som altından yapılmıştı. Niçin onu
eritmediler?” diye sordu Selim.
“Çünkü onun değerinin farkındaydı Romalılar. Gücün sembolüydü ve eritilemezdi. Onun dışında getirilen birçok altın
eşya eritilerek zaferin anısına bastırılan paralarda kullanılmıştı
ama şamdana dokunmamışlardı.” dedi Meyer’di bu sefer so-
ruyu yanıtlayan.
Yedi Kollu Şamdanın İzindeBurak Oral
Şimdi Türk edebiyatında polisiye üzerine tüm bildiklerinizi lütfen bir kenara bırakıp arkanıza yaslanın. Bu okuduğum olağanüstü romanlardan biri. Polisiye denince akla belli başlı yazarlarımız gelir. Başta Ahmet Ümit olmak üzere. Ancak bu öyle bir kitap ki seviyeyi bir üste taşımış. Arkeoloji, polisiye, tarzı olan Yedi Kollu Şamdanın İzinde kitabı, Dan Brown , David Gibbins , gibi kalemleri bir arada size hissettiriyor, Ahmet Ümit gibi bir yazarı ise hiç mi hiç aratmıyor. Hatta bir ileri seviyeye gideyim. Daha da iyisi ve Dünya'da eşi benzeri az türde olanlardan. Şunu da ekleyeyim kitabın içinde yok yok. Bir solukta okudum ve devam kitabını bekliyorum. Burası biraz spoiler oldu gibi. Kayıp bir şamdan ve peşinde olan gizemli bir örgüt, başkomiser Faruk ile arkeolog Samet'in yollarını kesiştiriyor. Muazzam bir keşif dünyasında kendinizi buluyorsunuz. Abarttığımı düşünenler olabilir. Ancak kitabı okursanız şimdiye kadar niçin bu kitaptan haberim olmadı diye hayıflanmayın diye söylüyorum. Yazarımızın devam kitabını sabırsızlıkla bekliyorum ve bir daha okuyacağım. Tarihi ve aksiyonu sevenler. Haydi bakalım Yedi Kollu Şamdanın İzinde sizleri bekliyor.