Canımı sıkan laflardan biridir; boş zamanlarımda okuyorum diyor. Abi sen dolu zamanlarında ne yapıyorsun? Bundan daha ciddi, daha dolu ne olabilir? Okumak başlı başına bir iştir, bir hayat tarzıdır.
Dikkat! Sürpriz bozan (spoiler) içerir. Genel yorum: Dili yüzeysel geldi bana ancak hissiyatı yer yer veriyor. Hikâyesi güçlü beğendim. İlk defa bir Şermin Yaşar kitabı okudum. Ben de benzer şeyler yaşadım diyerek kendinize pay bulabileceğiniz yer yer kızıp yer yer hak verebileceğiniz güçlü bir kitap. Genel anlamda daha detaylı olarak Selime teyzenin hikâyesi anlatılmış ve Meltem’in verdiği telkin üzere Selime teyzenin hikâyesi çözüme kavuşuyor diyebiliriz. Meltem tarafının biraz eksik kaldığını düşünüyorum; biraz daha detay eklenebilirdi. Uzun zamandır kitap okumamışsanız ve bir yerden başlayayım beni sarsın akıcı ilerlesin diyorsanız okuyabileceğiniz kitaplardan biri.
Tema: Yalnızlık
Konu: Yaşlanınca çocukları tarafından terk edilen Selime teyzenin ve çocuk yaşta ailesi tarafından bakılmayıp büyüklerin eline bırakılmış Meltem’in yaşadığı yalnızlık duygusu ve sevgi ihtiyaçları
Olay Örgüsü Karakter Analizi:
Selime teyze düşünceme göre bencil ve sürekli beni aramadınız sormadınız diyor ancak eşi yaşarken hep çocukları 2. plandaydı ve 2. planda bıraktığı kişilerden öncelik beklemesi bana biraz bencilce geliyor.
Meral mesela evlenmiş, boşanmış, bipolar bozukluğu var, ağzını yüzünü değiştirmiş, İstanbul’da yaşıyor, yalnızlıktan köpek sahiplenmiş, kendini alışverişe vurmuş, evi dağınık, ilaç kullanıyor... Aslında bağırıyor: "Benimle ilgilenin, elimden tutun!" diye ancak Selime teyze kendini düşünüyor; Meral’in de en az Selime teyze kadar sevilmeye ihtiyacı var.
Erkan mesela annesinin istediği değil de kültürel farklılıkları olan biriyle evlenmiş. Devlet memuru, saçları dökülmüş, aldığı para yetmiyor, kayınbabası ev vermiş evlenirken sürekli kayınbabası gel bizim yanımızda çalış kazan diye baskı yapıyor ancak Erkan babasına verdiği sözden dolayı
O adama nasihat yaptığında, onun o eksikliğini bildiğine sevinerek nasihat yapma! Çünkü böyle bir sevinç, onun sana tâzim gözüyle, senin de ona hakaret gözüyle bakmandan ve kendini ondan üstün tutmaktan kaynaklanır.
Gıybeti dinleyen de gıybetin günahından kurtulamaz. Ancak diliyle veya korktuğu taktirde kalbiyle gıybeti reddederse veya gıybet meclisinden kalkarsa veya gıybetçinin konuşmasını başka bir konuşma ile keserse gıybetçi sayılmaz. Aksi takdirde günahkar olur! Eğer gıybetçiye diliyle sus deyip de kalben onun gıybetini dinlemek istiyorsa bu münafıklık olur.