7/10
·%49 (250/504 syf.)··
Beğendi
Daha dün başlayıp bugün yarılarına kadar okumuş olarak konusu sardı diyenlerdenim.Ahmet Ümit zaten en sevdiğim yazarlardan biridir polisiye roman konusunda. Çoğu kitabını 2,3 günde bitiririm.Guncel konuları da romanlarına sığdıran ender yazarlardandır.Ben de merakla bekliyorum katil kim çıkacak diye.Kalemine sağlık der tavsiye ederim
Kayıp Tanrılar ÜlkesiAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202328,2bin okunma
Şunu farkettim...
1/10
Şunu farkettim:Bir şeyin (herhangi bir şey olabilir bu kavram da olabilir canlı yaşayan bir varlık da...) normalleşmesi için toplumun alışması gerekir. Yani alışılagelmiş şeyin toplumda yer edinmesi gerekir. Mesela tecavüz, eşcinsellikten daha kötü olmalı herhalde. Anlamayanlar için açıklayayım: tecavüz yaşayan bir varlığın (hayvanlara da yapıldığından insan diyerek geçmek istemedim.) iradesini yok sayarak onu cinsel ilişkiye zorlamaktır. Bilinenin aksine asıl amaç zevk almak değildir sadece. Varlığı kontrol altına almanın verdiği zevktir, sahip olma gücü... Tecavüz bazı durumlarda cinayetten bile daha kötüyken nasıl olur da homoseksüellik gibi bir nötr kavram karşısında aklanabilir?... Çünkü alışık değiliz eşcinselliğe, toplum filmlerle dizilerle tecavüzü normalleştirirken hatta bazen tecavüzcü ile empati kurdururken eşcinsellike alakalı varlığı ile anlatımını pekiştirecek pek eser yok hele de olumlu bir bakış oldukca ender rastlanır literatürümüzde. Anlamıyoruz eşcinselleri anlamak da istemiyoruz korkuyoruz nefret etmeye zorlanıyoruz toplum tarafından. Sonra o toplumda bir birey oluyoruz. Döngüyü devam ettiriyoruz. heteronormatiflik zorluyor bizleri çünkü doğal değil derken doğada da var örnekleri. İnsanlar olarak hepimiz isteyerek istemeyerek gruplara ayrılıyoruz (cinsiyet, ırk, yönelim, ideolojik gruplar) bazen bunlardan bağımsız tek başına yaşayan bir insan olduğumuzu da unutuyoruz. Erkekler öfke harici öbür duygulardan arındırılması istenerek ataerkillikle kadınlara hükmetmesi isteniyor kadınlar da ya karşı çıkıyor ya da kabul ediyor acizliği. Hepimiz insanız yaşıyoruz ve ameleyiz, sırtımıza yüklenen normlardan acı çekiyoruz ancak acıya alışığız, belirsizlik karşısında ilerleyebilir miydik? Elbette cinsiyet rollerimizden çıkıp bizi kısıtlayan her şeyi
Bir Zambak HikayesiMehmet Rauf · Sel Yayıncılık · 2008311 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Spoilllleeer!!
Puan vermedi·112 syf.··
2026 21. kitabı
Fareler ve insanlar... Kitabını okurken gözyaşlarımı tutamadığım, ( duygusal kişiler okumasın minik bir tavsiye) yetmezmiş gibi filmi de izleyip bir tur daha ağladığım ender kitaplardan biridir. Konusu ve ve konunun ele alınış şekliyle okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamaz insan. İki karakterimizin çabalayarak, birbirlerine kenetlenip tutunarak verdiği hayat mücadelesini ele alır kitap. Zorluklarla dolu yaşamlarında, mutlu olmak için insanın neler yapabileceğini ve nelere katlanabileceğini konu alan bu kitabı okuduğum için çok mutlu sayarım kendimi. Herkese şimdiden iyi okumalar dilerim
Edebiyat
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2023211,9bin okunma
Lucky (laki) şanslı köpek
10/10
·493 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 17:56
"LUCKY" şanslı... O bir doberman. Duraktakilere göre dabırmın Çevresindekilerin ifadesiyle; sahip olmayanın pişman, sahip olanın çok daha pişman olduğu bir köpek. Onu " puşt, dalavereci, üçkağıtçı, yalancı" diye tanımlıyorlar. Bana göre köpeküstü bir varlık. Yazarın mizahı duygusunun arkasında melankoli var. İnsanın yapmaya meyilli olduğu şeyleri bir hayvanın asla yapmadığını bize gösteriyor. Kitabın mizahi yönü aslında insana inceden sitem. Hikayenin olay örgüsü tam bir matruşka Her katmanı açtığınızda yeni bir yüz, yeni bir ayrıntı, yeni bir konu beliriyor. Aç aç bitmiyor. Olaylar iç içe geçtikçe hem anlatanın hem de hikayenin iç dünyasında derinliklere doğru çekiliyorsunuz. Fena bir absürt mizah var. İsimler her an değişebiliyor. Olmayan olaylar bir anda oluverebilir. Okurken kendinizi kahkaha atarken bulabilirsiniz.Kitabın sonlarına doğru kaşınmaya hazır olun Lucky, Berduş ve Şirin Osman, Sami, Ertuğrul (Ferruh), Ender, Selahattin Kemoş, Canoş, Yaşar Yazıcı, Tahsin Baydur, Mücella Hanım, Kısmet (Gülseren), Elvan, Kazım Nasıl güzel bir ailesiniz siz Sonu her ne kadar üzse de Her kitabın ayrı mı güzel olur #Sezgin Kaymaz Sezgin Kaymaz Lucky
LuckySezgin Kaymaz · İletişim Yayınevi · 2018827 okunma
8/10
·120 syf.··
2026 15. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 22:32
Sandor Marai "Mumlar Sonuna Kadar Yanar" İhanet ve sadakat nedir? Peki ya sevgi ve nefret? İnsan aşkına ya da dostuna aynı anda hem ihanet edip hem sadakat besleyebilir mi? Hem büyük bir tutkuyla sevip hem de tiksintiyle karışık nefret edebilir miyiz? İnsanoğlunun sınır tanımaz duygularla varoluşuna; edebiyatın en ince anlatım detaylarıyla, sadelik ve samimiyet dolu duygularla odaklanan Sandor Marai; usta bir ressamın ender bir manzarayı renklerle emsalsiz hale dönüştürmesi gibi, ayrıcalıklı bir roman yaratmış. #mumlarsonunakadaryanar #sandormarai #yapıkrediyayınları #kitap #kitaptavsiyesi
Edebiyat
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,7bin okunma
...Sonra bir daha göremedim onu.
9/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
152 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 19:43
...Sonra bir daha göremedim onu. Onun ilk aldığım kitabı "İçinizdeki Öküze Oha Deyin!" adlı eseri olmuştu. O vakitler kitabı alıp okumamış olabilirim. Nedense yıllar sonra bir reels videosunda 14 yıl sonra bir kitap yazdığını görünce hatırladım Bülent Akyürek'i. Hemen kitabı inceledim ve kapitalist sisteme karşı bir manifesto romanı olduğunu hissedip sipariş ettim. Kitaba başladım belli bir yere geldim ve nedense kaldı öyle. Kitaplığımda (Ki evin koltuk bazasının içine doldurulmuş vaziyette...) bir kitaba bakarken "İçinizdeki Öküze Oha Deyin!" kitabı geçti elime ve önce onu okudum. Kitabı okuduğum sıralarda yeni röportajlarını izlerken kenarda çıkan önerilerle eski bazı eski videolarını izlemeye de başladım. Bir gün bir videonun yorumlarına göz atarken "Allah rahmet eylesin" mesajını görünce şok oldum. İçime bir şey oturdu neden bilmiyorum ama çok üzüldüm. Keşke ölmeden bir defa sohbet etme imkanım olsaydı dedim. Geriye Doğru İleri kitabını okudum ve ardından Satılık Adam'ı. Herkesin her şeyi ölümüne istediği, elde etmek için canına dişini taktığı bu dünyayı elinin tersiyle itmekten bahseden bu adamı çoğu kişi elbette anlayamaz. Bence o hastalıklarla geçen ömründe farklı bir frekansa girmeyi başarmış ve sonsuz olanın peşine düşmüş ender şahsiyetlerden biriydi. Satılık Adam kitabı bir roman evet ama daha çok insana kendini sorgulatan bir monolog gibi. Bu kadar uzun olmayabilirdi belki daha konsantre hale getirilebilirdi kitap ama hastalıklarla boğuşan yazarın 14 yılda yazdığı bu metinleri belki de son bir kez elden geçirme fırsatı bile olamamış olabilir. Ama her halükarda okunası ve içinden mutlaka pay çıkarılması gereken güzel bir roman. Kendi deyimiyle, belki de bir dünya klasiği olur kim bilir? Romanın sonlarına doğru "Bir insanın değerinin anlaşılması için en
Edebiyat
Satılık AdamBülent Akyürek · Ketebe Yayınları · 2025158 okunma