10/10
·74 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2026 01:33
Ne okudum bennnnn Gerçekten bahsedildiği kadar var. Ah üzümlü kekim Gregor bu gece de senin için ağladım. Hayatını ailesine adayan ve hiç hak ettiği değeri görmeyen Gregor, bir sabah örümcek olarak uyanır. O halde bile kendisi için endişelenmek yerine ailesini düşünür. Ama ailesi sonunda onu ölüme terk eder. En sinir olduğum kısım da üzülmemeleri ben burda daha çok üzüldüm ya. Gerçekten insan sevmemekte haklıyım sonuçta hepimiz aynı değil miyiz. Neyse konuyu dağıtmayalım. İyi okumalar:)
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022268,2bin okunma
Okuyun.
10/10
·288 syf.··
2026 32. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 04:08
Bu manhwa önceki hayatında çocuk kıyafetleri tasarlayan bir kadının çok çalıştığı için ölmesinden sonra aynı zamanda bir üvey anne olan bir kraliçenin bedenine reenkarne olmasını, ve üvey kızıyla ilgilenmesini anlatıyor. Bu henüz ilk sayı olduğu için çok romantizm göremedik, ayrıca kadının kocasından nefret ettim. Aşırı kaba ve adi bir adam ama kadın affedecek sanırım. Üvey kızıyla ilişkilerini çok sevdim ama, kızı, yani Blanche, çok tatlış ya yanaklarını sıkasım geldi. Her ne kadar çoğunlukla komedi içerse de, gerçekten insanı duygulandıran sahneler de var. Özellikle beni duygulandıran bir sahne var, ağladım hatta(şaşırdık mı?). Blanche dadısı tarafından diyet yapmaya zorlanıyor. Kız daha 11 yaşında ama tatlı bile yiyemiyor kilo almamak için. Daha çok küçük olmasına rağmen yetişkin korseleri giymesi gerekiyor. Sonra, ana karakterimiz, yani kraliçe Abigail, Blanche’ye hediye olarak biraz şeker vermek için Blanche’nin yanına gelince dadısı Blanche’nin şeker yememesi gerektiğini söylüyor. Blanche’ye kilosunun sağlığından daha önemli olmadığını, ve çocukların kiloları hakkında endişelenmek yerine istediğini yiyebilmesi gerektiğini söylüyor. Ardından onun şekerleri yemesine izin vermeyen dadısını odadan kovuyor ve Blanche’ye o şekerleri veriyor. Blanche şekerleri yerken birden ağlamaya başlıyor, ve daha önce hiç bu kadar tatlı bir şey yemediğini söylüyor. O sahnede ben direk gittim mesela ağlamaya başladım. Sanki hep birinin bana söylemesini istediğim bir şeyi duymuş gibi hissettim. Bende kilom hakkında aşırı güvensizim, her yemek yediğimde suçlu hissediyorum sanki kötü bir şey yapıyormuşum gibi. Ama Abigail’in söylediklerini duyunca sanki hafiflemiş gibi hissettim. O sözleri bana söylüyormuş gibi. Abigail’in geçmişini okumak da çok duygusaldı benim için. Abigail
Duygu ve Düşünce
Not-Sew-Wicked Stepmom, Vol. 1Dinorex (이르) · Ize Press · 202322 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
10/10
·664 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2026 22:14
JANE EYRE - CHARLOTTE BRONTE Öncelikle hepinize merhabalar kitap dostlarım. Bugün sizlere çok çok severek okuduğum ve klasik olmanın hakkını veren bir klasik olan Jane Eyre kitabının incelemesini yapacağım. İlk olarak kitabın konusuna bakacak olursak; kitapta baş karakter Jane Eyre’ nin çocukluğu, yetişkin olma sürecini ve bu süreçte yaşadıkları anlatılır. Jane Eyre; küçük yaşta öksüz kalan, çocukluk yıllarını insafsız yengesinin yanında, kuzenleriyle beraber geçiren bir çocuk olarak karşımıza çıkar ilk bölümlerde. Daha sonraki bölümlerde ise (büyüdüğü zaman) gururlu, merhametli, masum, vefalı, iyi, temiz kalpli gibi sıfatlarla karşılar bizi. Jane Eyre masum bir çocuktur, kuzeninin yüzünden yanlış anlaşılır ve korkusundan hastalanıp bayılır. Doktor gelir ve Jane Eyre’ yi tedavi eder ve Jane Eyre için dönüm noktası olacak tavsiyeyi -Jane’ i kimsesiz çocukların gittiği katı bir okula verme fikri- yengesine verir ve bunun üzerine Jane o okula gönderilir. Çocukluk çağını bu okulda öğrenci olarak geçiren Jane; iyi bir eğitim almış, kendini yetiştirmiş bir halde bu okulda bir müddet öğretmenlik yapar ve daha sonra hayata atılmak amacıyla farklı bir işte çalışmaya karar verir ve bir dönüm noktası da bu olur onun hayatı için. Edward Rochester adında; oldukça sert, gizemli, ilk etapta kendini çok belli etmeyen ama aslında çok sadık, merhametli, sevecen bir adamın evinde mürebbiyeliğe başlar ve olaylar buradan sonra git gide içe içe girerek karmaşıklaşır. Olay örgüsüne aşk hikayesi, dostluk hikayesi, menfaat ilişkileri, ayrılık, uzaklık gibi bir çok tema girerek olaylar devam eder. Spoiler vermemek adına konusunu daha fazla uzatmadan dil ve anlatım özelliklerine değinmek ve kitabın bende uyandırdığı duygulardan bahsetmek istiyorum. Kitabın dili çok akıcı. Durağan bir
1000Kitap
Jane EyreCharlotte Brontë · Koridor Yayıncılık · 202042,3bin okunma
Bir gül meselesi
10/10
·112 syf.··
2025 9. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2025 20:41
Küçük Prens, bir çocuk kitabı değil, bazılarımızın içinde hâlâ yaşayan bazılarımızın susturduğu o çocuğa yazılmış bir hikâye… Bir çocuğun gözüyle sevgiyi, yalnızlığı ve anlam arayışını anlatıyor. Kalbimizin unuttuğu duyguları yeniden hatırlatıyor. Küçük Prens’in farklı gezegenlerde karşılaştığı insanlar aslında modern toplumun sembolleridir: •Kral, güç takıntısını •Kendini beğenmiş adam, onay bağımlılığını •Tüccar, sahip olma hırsını •Fenerci, görev uğruna anlamını unutan insanı temsil ediyor. Küçük Prens onları yargılamıyor, yalnızca anlamaya çalışıyor. Çünkü biliyor ki anlamak, sevmekten gelir. Asıl en derin ilişki, Küçük Prens ile Gül arasındadır. Gül, sevginin hem incitici hem de dönüştürücü doğasının simgeliyor. Onunla yaşadığı çatışma, sevmenin ne kadar kırılgan ama bir o kadar da gerçek olduğunu gösteriyor. Tilki’nin söylediği o meşhur cümle, kitabın kalbidir: “İnsan ancak yüreğiyle baktığında doğruyu görebilir. Asıl olan göze görünmez.” Gerçek bağlar, sahip olmaktan değil; emek vermekten doğar. Küçük Prens’in gülü, aslında her insanın kalbinde taşıdığı o tek sevgidir. Kusurlu, kırılgan, dikenli ama biricik. Ve bazen insan, bunu anlamak için uzaklara gitmek, yıldızlar dolaşmak zorunda kalır. Çünkü bazı şeylerin değeri, ancak kaybedildiğinde anlaşılır. Küçük Prens sonunda yıldızına döner. Ama o gidiş bir ayrılık değil, bir kavrayıştır. Bizim için bir son gibi görünen şey, onun için sevginin sonsuzluğuna dönüşür. Ve o an anlarız: Bazı vedalar hüzünlü değil, kutsaldır. ( Gülüne kavuştuğunda ne olduğunu bilmek isterdim :) )
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015280,2bin okunma
8/10
·420 syf.··
Beğendi
·
2025 43. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2025 19:41
Merhaba arkadaşlar. Hepimize mutlu akşamlar. Bu ay biraz okuma serimizden geri kalmıştık. Şimdiyse geldik mi zihnimizin zincirlerini kırmaya. Bunun için ilk adayımız ise Spinoza oldu. O ve onun yazıları her zaman bir aydınlanma anının kağıda dökülmüş hali gibidir benim gözümde ve okuduğum tüm eserlerini dilediğiniz zaman benden isteyebilirsiniz. Şimdi başlıyoruz bu kıymetli eseri anlatmaya. Tabi bu, yalnızca bir anlatım çabası. Peki, kavramların geometri ile açıklanmaya çalışılması neden önemlidir? Çünkü 2+2=4 dediğimiz zaman tam bir kesinlik ifade ederiz. Matematik bizlere bu kesinliği daima sağlar. Ancak bunu edebiyata yöneltirsek ve 2 + 2’nin 4 yaptığını düşünüyorum dersek, bu tamamen kendi yorumumuz olacağından herkes kendi yorumunu katabilir ve tam bir kesinlik sağlayamayız. Yazarın, matematiksel olarak ilerlemesinin temelinde bu tema olduğunu kesin bir dille ifade edebiliriz. Yani buradan hareketle evreni yalnızca aklımızla anlayabileceğimizi değil bunun yanında bu yapının asla tesadüf olmadığını, belirli bir işleyişi olduğu ve bunun matematiksel bir kesinliğe sahip olduğuna inanıyordu. Bizler de buna inanıyoruz. Bu alemin nizam ve intizamına inanıyorsak, buna da inanıyoruz. Her şey bir düzen içinde işlemese de kargaşa olsa halimiz ne olurdu sanki. Yani bizler bu eseri, fiziğin de ötesinde fiziksel bir bilim olan Metafizik olarak kategorileştirebiliriz. Bu da önemli bir durumdur. Tabi daha yeni Sitchin kitaplarından çıktık. Haliyle zihnimizdeki düşünceler çok daha fazla yoğun. Ancak bu kitaptan çıkarabileceğimiz en net sonuçlardan biri de şu ki, insan düşünce ve akıl yoluyla, Tanrı’nın varlığını da kabul ederek ahlaklı ve mutlu bir yaşama ulaşabilir. Burada Tanrı’nın varlığını kabul etmenin temel sebebi de adı üstünde etik. Yoksa kimse kimseye saygı göstermez
EthicaBaruch Spinoza · Kabalcı Yayınları · 20122,187 okunma
8/10
·320 syf.··
2025 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2025 23:50
Evli bir çift olan Dominic ve Alessandranin evliliklerininde bazı sorunlar vardır "ilgisizlik" bunun sonucunda 10 senelik evliliklerini sonlandirmaya karar verir kızımız ve buradan başlıyor hikayemiz kitap ilk sayfasından dikkatizi çekmeye başlıyor akıcı bir dili vardı 2tarafinda kalp kırıklığını üzüntüsünü hissettim kızımız oğlanı iyi surundurdu çokta iyi oldu herseyin para olmadığını anlamasını sağladı ama ben kizimizda söyle birsey fark ettim ne kadar seviyorum aşığım desede bencildi kendisine göre örnek olarak söylemek gerekirse ayrıldıktan sonra sürekli başkaları ile buluştu adamin başına kitabın sonunda bir olay geldi nasılsın demek yerine endiselenmek yerine neden gelmedin dedi oysaki herseyi açık açık anlatmıştı dominic efendi beni rahatsiz eden tek olay kızın sürekli başkaları ile randevuya çıkmış olması diyeceksiniz ki zaten ayrıydı evde ayrıydı ama hala aşıktı kocasına ve yatakta da birliktelerdi oradan hiçbir şey değişmedi kitapta diğer karakterlerede yer verilmiş arkadaşlıkları güzeldi beni en en en şaşırtan şok olduğum Dominic efendinin kardeşi Roman oldu hiç beklemiyordum onunda kitabi olsa güzel olurdu okumak isteyenlere önerilir....
1000Kitap
Hırs KralıAna Huang · Martı Yayınları · 2025979 okunma