Meşşai felsefesi
İbni Rüşd - İlim Anavatanımızdır, Cehalet İse Yabancı Bir Yer Endülüs ve İslam dünyasında Aristocu yöntemi belirleyenlerin oluşturduğu felsefeye "Meşşai Felsefi" denir. Sayfa 23 İbni Rüşd - İlim Anavatanımızdır, Cehalet İse Yabancı Bir Yer
Nilgün Marmara'nın Defterler kitabında geçen kitaplar: John Berger'ın G romanı (çüktüf [fiktif ile kurulmuş hoş bir sözüm] bir roman!) Elsa Morante'nin Endülüs şalı Öyküleri, bir enfantilenin öykü kurmaca oyunları. BFS yayınları Çeviri Dergisi ve Dün ve Bugün Felsefe: "[Çeviri] kitaplar çok önemli yazılar var - Rilke, Bachmann şiirleri, G. Deleuze'ün "Göçebe Düşünce" yazısı, Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar'1. Cüce Nedim Gürsel'in cüce bulup buluşturmaları "Yerel Kültürlerden Evrensel'e"ymiş... Jean Anouilh'in çoktan çöpe atılması gereken oyunu Becket. ve iyi ki yanımda getirdiğim Rimbaud, Char, Celan, Rilke, Kafka su serpiyor. Iris Murdoch'ın The Sacred and Profane Love Machine adlı bir romanı. Bu okuduğum en yalınkat ve matrak İrisanım romanı. Rosalind Coward-John Ellis'in Dil ve Maddecilik'i. Çok yoğun ve gerekli bir özet. Freud'un Totem ve Tabu'su. Canım Viyana'lı öyle !alçak!gönüllü ve açık ki... Daha çok yüzyıllar diller düşünceler müzesinde rafı duracak. Freud Bedrettin Cömert'in "Croce'nin Estetiği" şu sıra okuduğum, kuşkuyla izliyorum nereye bağlanacak bilmiyorum sonunda, sağlam bir kazığa mı yoksa kırılgan bir dala mı? Bir de senin kayranla bana ulaşan dergiler göreceli ayakta tutuyor ve bu arada oyun savsaklanıyor, sarsaklaşıyor, zaten TEKTÜK perdeli bir parodi aslında. Öykü durdu, bazen şiir -bazen Poème en Prose'umsu fragmanlar- böyle işte, Emelciğim teğelleniyoruz. S.166 Çöl bitiştirildiğinden bu yana zehir zıkkım okuma, pis alışkanlık, uyuşturucu yatırımı: G-John Berger (hıyarının) çüktüf romanı. Heyecanlı sürükleyici!! Endülüs şalı - Elsa Morante enfantile'nin (superlative'leri çok iyi kullanan, 8 yaşında ölen kuzen Veranzio hariç) çocuksu öykü kurmaca oyunları. Bok bile daha kolay yenir yutulur. Neyse ki Çeviri Dergisi (BFS, kitap 1, 985), Dün ve Bugün Felsefe
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
bir çiçek açtığında bir eski avluda diyor ki; çalıda sarı bir çiğdemim ben ve senin çok eski bir cümlen. sen otursan, gitmemiş ki! olsan ben sana bir eski endülüs avlusu... Birhan Keskin
bir çiçek açtığında bir eski avluda diyor ki; çalıda sarı bir çiğdemim ben ve senin çok eski cümlen sen otursan, gitmemiş ki! olsan ben sana bir eski endülüs avlusu istersen serin bir portofino getirsem ya da yedigöllerin yedisini birden bir çiçek açtığında bir eski avluda diyor ki her şey çok eksik ve neredeyse yok gibiyken buldum buluşturdum kendime geldim tek eksik sensin! incecik, çilli bir dille sen de gelsen ben sana kırmızı kiremitli bir çatı begonviller ve bir mavi kapı ve ille amansız bir avlu getirsem dünya soğur, akşam serinlerken, benim sensiz sevinecek bir şeyim yok kılı kırk yardım altını üstüne getirdim ve işte en gümüş cümlem:
Anlayamıyorum sizi?
Yarın dünya kupası için maç var ve bizimde milli takımımız da gidiyor. Sırf bunun için yarınki lgs iptal edilip cumartesiye alındı. Herkes bu anı paylaşılıyor özellikle nasıl uğurlandıklarını! Yarınki maç için sabahın 4'üne 5'ine alarmlar kuruldu.. Peki Filistin'de ki savaş için neden herkes paylaşım yapmadı, boykot yapmadı bunun için klipler yapmadı? Sabah namazına kalkmayan, buna üşenen insanlar sabahın 4'ünde sırf maç için kalkıyor, üşenmiyor! Peki neden Filistin'de ki bombalar için klipler yapmıyorsunuz? Neden Filistin'e giden yardımlar, kişiler için paylaşım yapmıyorsunuz? Anlayamıyorum ben insanları sırf bir maç için yaptığınız şeyleri insanlar ölürken,bombalanırken umrunuzda değil! İster Filistin olsun ister diğer zulüm altındaki müslüman devletler olsun çok KOLAY UNUTULDU!! Burda bunun hakkında paylaşım yapan arkadaşlar var mı bilmiyorum görmedim ki çokta girmiyorum ama her yerde bu maç için yapılan şeyleri gösteriyorlar o yüzden böyle bir yazı yazmayı gerek gördüm. Son olarak her şeyde işte Türk, türk dediğin böyle olur, türkün gücü gibi şeyler görüyorum. Hayır! Türk dediğin, bir maçın heyecanına kapılıp yanı başındaki dünya yangınını unutan bir topluluk değildir. Bugün ekranlarda parlatılan bu duyarsızlık, bizim asıl ruh kökümüzü yansıtmıyor. Çünkü tarih şahittir ki: Türk demek, merhamet demektir; Türk demek, mazlumun sığınağı demekti. Bizler, sadece kendi sınırlarını değil, yeryüzündeki tüm masumları korumayı vazife bilmiş bir ecdadın torunlarıyız. Osmanlı Türk'ü, gittiği her yere sadece adalet götürmüş; Endülüs'ten İrlanda'ya kadar dini, dili ne olursa olsun her mazlumun gözyaşını silmiştir. Vakıflar kurarak sokaktaki yaralı kuşları bile düşünen, sefeğe giderken kopardığı meyvenin parasını ağaca bağlayan bir ahlakın mirasçılarıyız. Bu
Lâ gâlibe illâllah" (لا غالب إلا الله)
Allah’tan başka galip yoktur" ya da "Mutlak zafer yalnızca Allah’a aittir. ☝️ (Bu söz, Endülüs Emevi Devleti döneminde İspanya'daki ünlü Elhamra Sarayı'nın duvarlarına, sütunlarına ve kemerlerine adeta bir nakış gibi yüzlerce kez işlenmiştir. Sarayı yaptıran Beni Ahmer (Nasriler) hanedanının da resmi sloganıdır. Rivayete göre, Granada Emiri savaştan zaferle döndüğünde halk onu "Galip!" diye karşılamış, o ise bu övgüye karşılık "Lâ gâlibe illâllah" (Gerçek galip ancak Allah'tır) diyerek bu sözü sarayın her yerine yazdırmıştır.)
Din