Puan vermedi·176 syf.··
2025 1039. kitabı
İslam ve Tarih: Tarihin Ötesinde Bir İbret Aynası Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma, İslam tarihi alanında Türkiye'nin önde gelen isimlerinden biri olarak tanınır. 1943'te Siirt'in Pervari ilçesinde doğan Sırma, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu olup, 1973'te Fransa'da Sultan II. Abdülhamid üzerine yaptığı doktora teziyle akademik kariyerine adım atmıştır. Siirt Üniversitesi'nde dekanlık ve İslam Tarihi Anabilim Dalı Başkanlığı gibi görevler üstlenmiş, 2019'da emekli olmuş olsa da eser üretmeye devam etmektedir. Sırma'nın düşünce dünyası, İslamcılık ekseninde şekillenmiş; yaşadığı dönemin tarihi olayları, tarih algısını derinleştirmiştir. Onun eserleri, sadece akademik birikimle sınırlı kalmayıp, güncel sorunlara İslam perspektifinden objektif bir bakış sunar. Bu bağlamda, İslam ve Tarih (Beyan Yayınları, 9. baskı, 2014, 176 sayfa), Sırma'nın tarih felsefesini ve İslam tarihi girişini yansıtan temel bir metin olarak öne çıkar.Kitap, adından da anlaşılacağı üzere, tarih kavramını İslamî bir mercekle ele alır. Sırma, tarihi "günümüze kadar geçmişte cereyan etmiş tüm olayların bütün boyutlarıyla irdelenmesi, soruşturulması ve değerlendirilmesi" olarak tanımlar. Bu tanım, klasik kronolojiyi aşar; tarih, sadece okullarda ezberlenen bir olaylar zinciri değil, insanoğlunun varoluşuyla iç içe bir süreçtir. Kitabın açılışında vurguladığı gibi, Adem (a.s.)'le başlayan ve Kıyamet'e uzanan bu yolculuk, bireysel ve toplumsal hürriyeti şekillendirir. Tarihini bilmeyen milletler, başkalarının "uyduları" haline gelir; çünkü kendilerine sunulan tek hakikati sorgulayamazlar. Sırma, bu noktada pragmatik bir tarih anlayışını benimser: Olaylar, ibret için yorumlanmalı, ahlaki dersler çıkarılmalıdır.Yapısal olarak kitap, tarih kelimesinin etimolojisinden başlayarak ilerler. "Tarih"
İslam ve Tarihİhsan Süreyya Sırma · Beyan Yayınları · 2009123 okunma
vahdettini aklıyorum gözlerim kapalı.. lol.
Puan vermedi·112 syf.··
2024 346. kitabı
okumuş olduğum bu kitabın girişinde kitabın yazarı kitapta yer alan konular temelli başından geçenleri şu şekilde açıklar; 'elinizdeki kitapçık gerçekte, 1989 yılı başında bir makale olarak kaleme alınmıştı. Mustafa Kemal aleyhindeki bazı iddiaları yanıtlayan içeriğinden ötürü çalışmanın, Atatürk dil, tarih ve kültür yüksek kurumuna bağlı, Atatürk araştırma merkezi başkanlığının, üç ayda bir düzenli olarak çıkarmakta olduğu dergisinde (Atatürk araştırma merkezi dergisi) yayımlanabileceğini düşünen yazar, yanıldığını anlamakta gecikmedi. adı geçen merkeze, birkaç kez iadeli taahhütlü olarak postalamış olmamıza rağmen, telefonla aradığımızda ısrarla, makalenin ellerine geçmemiş olduğunu söylüyordu. bunun üzerine, hocam prof. dr. ergün aybars tarafından elden götürüldüğünden olsa gerek, teslim alınmak zorunda kalınan makalenin, dergide neden yer bulamadığını, bir yıl sonra tesadüfen karşılaştığım merkezin gerçekte tarihçi olmayan sayın müdürü, "biz bunları her gün söylüyoruz" diyerek açıklayıvermişti.' bu olayın üzerinden 7 yıl geçtikten sonra yazar bir sohbet esnasında bu olaydan bahseder ve durumdan haberi olan ayraç yayınları yazarın çalışmasını kitaplaştırıp yayınlar.. bu kitabın basılış hikayesi yazarın anlattığına göre bu şekilde gerçekleşmiştir. peki (yazarın dediğine göre) Atatürk araştırma merkezinin zamanında dergisinde yayınlamadığı bu çalışmanın konusu nedir? çalışmada nelerden bahsedilmektedir? bunlar; -anadoluda filizlenip yeşeren, büyüyen ulusal direniş hareketinin liderliğinin Mustafa Kemal'den alınıp aslı olmayan düşünce ve eylemlerle vahdettine verilmek istenmesi yönünde yapılanlar. -kadir sonofpopcornun Kurtuluş Savaşında Sarıklı Mücahidler ve Osmanoğulları'nın Dramı adlı
Kurtuluş Savaşında Mustafa Kemal ve VahdettinEngin Berber · Ayraç Yayınları · 19986 okunma
Reklam
pan milliyetçilik
Puan vermedi
Pan-milliyetçilik Dr. Yüksel Hoş Independent Türkçe için yazdı Salı 5 Nisan 2022 "Jeopolitik". Bu kelimeyi sıklıkla duymaktasınızdır. Hatta bunu bir de jeostrateji ile birlikte künyesine yazanlar vardır ki ben en çok onları severim. Severimden kastım beni çok eğlendirmeleri. Son 10 senedir mizah dergisi almıyorum. Sebebi de bunları izliyor olmam. Bu jeopolitik dehalarından ayrıca bahsederiz. Bugün kelimenin kökenine de tarihine de girmeyeceğim ama sadece öneminden bahsedeceğim. Bunu da milliyetçilikle bağlayacağız. "Niye milliyetçi olmalıyız ki?" diyenleriniz vardır. Gelin bir ufak sohbet yapalım. Jeo-politik ki aslı geopolitics şeklindedir, bunun ilk kısmındaki GEO yani "YER" kelimesinden de anlayacağınız üzere coğrafyanın ta kendisidir. Jeopolitik, siyasi coğrafyadan ayrılmış bir alan olup siyasi coğrafyanın kurucusu ve babası diyebileceğimiz ve babamdan sonra en çok önemsediğim kişi olan Friedrich Ratzel sayesinde gelişmiştir. Ama bu terimi ilk kullanan o değildir. Onun çağdaşı ve İsveçli bir meslektaşı, deyimi yerindeyse çalışma arkadaşı olan Rudolf Kjellen tarafından ilk kez kullanılmıştır. Kjellen, Ratzel'den şiddetli derecede etkilenmişti ki sadece o değil, yine Alman coğrafyacılar olan Carl Ritter ve Alexander Von Humboldt'un da sıkı bir takipçisi idi. Kjellen, jeopolitik kelimesini literatüre esas sokan kişi olarak bilinir. Ona göre jeopolitik; demografik, ekonomik, politik, sosyal ve coğrafi faktörlere dayanan yaşam formları olarak devletlerin bilimi şeklinde tanımlanıyordu. Kjellen, bir parça aşırıya kaçmayı seven ve önerdiği hipotezlerde Ratzel'in görüşlerini abartan bir bilim adamıydı; ama yine de çok iyiydi. Zamanında siyasi coğrafya hamuru onun sayesinde çok su aldı ve çok kabardı. Siyasi coğrafya ve jeopolitik, bu isimler sayesinde
Milliyetçilik
Dünya Denkleminde Ortadoğu CoğrafyasıRamazan Özey · Aktif Yayınevi · 20189 okunma
Puan vermedi
Yazarın okuduğum ilk kitabı. Hatta tarihi roman okuma zevkimi keşfedişim bu kitapla başladı diyebilirim. Aradan 25 yıl geçmesine rağmen değişmeyen ender zevklerimden biri. Kurulan muazzam bir medeniyetin bilimden uzaklaştıkça adım adım yıkılması. İhtiras, taht kavgaları, şatafat, lüks ve ihanet neticesinde gelen kaçınılmaz son.
Endülüs'e VedaYavuz Bahadıroğlu · Nesil Yayınları · 20161,045 okunma
7/10
·180 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
yakupgok.blogspot.com "Yoğun koşturmalar içerisinde eve gittiğimde Fâtıma'nın yüzüne baktığım andan itibaren bütün dertlerimi unutuyorum." Hz. Ali ‘’Eğer Allah seni bana yazmışsa benden kaçışın yok! Lakin kader seni benden almışsa ağlamaya lüzum yok.’’ Sezai Karakoç ‘’Allah sana evlen dedi. Boyundan büyük işlere bulaş, gösteriş yap, riya yap, herkes nasıl yapıyorsa aynısını yap, israfa kapı aç, Allah'ı memnun etme adına gayretin olacağına insanları memnun etme adına gayret et, kazancının kat kat fazlasını borç al!" demedi ki. Ayağını yorganına göre uzat, riyaya bulaşma, imkanlar nispetinde bir şeyler yap, Allah'ı bu işe kefil tut! Bak bakalım Allah sana yardım ediyor mu etmiyor mu? Bu anlamda nikah berekettir. Böyle bir bereket bolluk getirir.’’ (Evlilik Ahlakı, Muhammed Emin Yıldırım) EVLİLİK AHLAKI MUHAMMED EMİN YILDIRIM SİYER YAYINLARI 180 SAYFA 6. BASKI: NİSAN 2020, İSTANBUL TAKDİR Evliliğin sadece bir erkekle bir kadının bir araya gelmesinden ibaret olmadığını, dinin temellerini inşa ettiği, veciz bir şekilde anlatılmış. Maddeler halinde bilgi verildikten sonra hemen peşinden açıklama yapılması bilginin kalıcılığını ve konunun anlaşılmasını sağlamış. Hocamızın mütevazılığını taktir etmeliyiz; bugün insanlara yüksekten bakan, geçmişteki alimlere kafa tutan ve onlara hakaret eden tiplerle karşılaşmaktayız; ilim öğrenirken belli usullere tabi olmanın önemi bu iki hoca karakteri arasındaki uçurumla ortaya çıkmaktadır. Bilgi, insanın cehaletini, enaniyetini arttırıp insanı esfeli safilin olarak cehenneme de götürebilir; doğru şekilde kullanılarak ahsen-i takvimde yaratılan insanın cennetül alaya da götürebilir. Bu konuya girmişken şunları da hemen söylemeliyiz ki, geçmiş değerleri olduğu gibi muhafaza edeceğiz diye içtihat kurumunu
Evlilik AhlakıMuhammed Emin Yıldırım · Siyer Yayınları · 20195,3bin okunma