Artık seninde kişisel MENKIBE'NI yaşma zamanı gelmedi mi?
Hep istediğim ama bir türlü okumaya fırsat bulmadığım bir kitaptı, nasılda erteleyip aksatmışım böyle bir kitabı hala çözemedim.
Sanırım bu
"Göçmenlerin Avrupa'nın hoşgörü esaslarına uyması yetmez. İngiliz, Alman ya da İsveç kültürünün kendine has farklı öğelerine uyum sağlamaları gerek. Yerel kültür bu insanları içine alarak zaten büyük bir risk ve masraf altına giriyor. Bir de kendini ateşe atmasına lüzum yok. Bütünlüklü bir asimilasyon talep etmek, nihayetinde tam bir eşitlik sunan kültürün hakkı. Göçmenlerin İngiliz, Alman ve İsveç kültürlerinin birtakım cinslikleriyle sorunu varsa, başka yere gitsinler."
Modern okuma kültürünce çok fazla seveninin olduğu, oldukça popüler olan bu kitabı denedim..
Aslında yazarla yeni tanıştım diyebilirim..
Öncelikle çok büyük fikirlerle karşılaşacağımı zannederek hevesle aldığım, ilk sayfadan merakla okumaya başladığım bir kitap olmuştu..
Kitapta altı çizilecek önemli anektodlar yok.
Kitabın baş karakterinin rahatsız edici özelliği çok fazlaydı.
Fazla umursamaz, fazla üşengeç tavırları hoşunuza gitmiyor. Bazı yerlerde kitaba girip müdahale etmek istiyorsunuz.. Kitap ilerledikçe yazarın ve karakterin geçmişinden, çocukluğundan kaynaklanan olaylardan dolayı kaygısızlık olabileceğini düşünüyorsunuz ve onun için üzülüyorsunuz.. Gerçekçi... Ve biraz da kendinizi sorgulamaya girmiyor değilsiniz...
Umursamaz olan baş karakterin bir zaman sonra aslında yine umursamazlığından kaynaklanan işlediği bir cinayet sonucu mahkemede (saçma nedenlere dayanarak bizim bu üşengeci yargılayan bir hakim ile) yargılanma sürecini işliyor kitap..
Yazarın diğer kitapları daha ilgi çekici olduğunu düşünüyorum..
Bir sonraki tercihim onlardan yana olacak. Sevmedim ama tamamen okumam da diyemem :)