Gökler Bir "Neden" midir, Yoksa Bir "Ayna" mı?
Hermes Trismegistus diyor ki:
"Yukarıda ne varsa, aşağıda da o vardır."
Ben de diyorum ki, aşağıdakiler hangi bilinç seviyesinde ise, neyi ögrenmeye ihtiyaç duyuyorsa, kader yolunda ne varsa, göklerden o gelir.
Modern ve kadim astroloji anlayışı, gezegenlerin doğrudan senin iradeni yok sayıp olayları bir "kader" olarak dayattığını savunmaz. Gezegenleri bir "sebep" değil, bir "gösterge" (zamanlama aracı) olarak görürler. Yani gökyüzü, hayatın bir saati gibidir. Saatin akrep ve yelkovanı saatin kaç olduğunu gösterir; ancak saati yelkovan ilerlettiği için zaman geçmez.
Zaman akar, saat de bize o akışı gösterir. İşte tam bu noktada akıllı olmak gerek. Gelecegimi şekillendiren, bugün yaptıklarım! Rüzgar eken fırtına biçer diye boşuna dememişler. insan meşgul olduğu her şey ile kendine bir yol açar ve yolculuk başlatır. Gezegenlerin dizilimi, senin karakterinin, potansiyelinin ve karşına çıkacak olan
"dönemlerin" bir haritasıdır. Bir dönemeçte karşına bir engel çıkacağını gökyüzü gösterir; ancak o engelin önünde durup beklemen mi, yoksa üzerinden atlayıp geçmen mi senin olgunluk derecene ve seçimlerine bağlıdır.
İşin Aslı: "Kendinde Ara" Gezegenler sana bir şey yapmaz.
Onlar, senin ruhsal ye zihinsel gelişiminin yansıdığı devasa bir kozmik aynadır. İnsan, başına gelenleri Venüs'e veya Mars'a bağladığında (yani suçu gezegenlere attığında), aslında kendi sorumluluğundan kaçar.
Şunu gördüm ki aynı gökyüzü altında bir insan yükselir, diğeri yıkılır. Aynı Satürn geçişinde biri sabrın meyvesini toplar, diğeri şikäyetin içinde kaybolur. Aynı Venüs kavuşumunda biri gerçek sevgiyi bulur, digeri nefsinin peşinden gider. Demek ki mesele sadece gökyüzü değildir.
Mesele, o gökyüzünü karşılayan insanın iç dünyasıdır.
Esasen ,"insan gökte