Gerçekçilik, içinde yaşadığın topluma yer yer ayna tutmaktan ibaret değil ki. Asıl gerçekçilik, asıl yurtseverlik, içinde yaşadığın toplumun bozuk düzenini görmek, bozukluğun nereden geldiğine akıl erdirmek, sonra da bu bozuklukları ortadan kaldırmağa çalışmak. Yurtseverlik, yurdunun insanlarını sevmek. Yani, insan gibi yaşamalarını sağlamağa çalışmak. Buna engel olanlarla savaşmak...
Sayfa 189
Duvarlar gerçeklik algısını bozan düşlerle süslendiğinde hayal kırıklığı da kaçınılmaz oluyordu. Benimki hayal kırıklığı değildi. Düşünsel tedbiri de alarak çıkmış, görmek istemiştim. Bir imkândı bu, belli mi olurdu; sen aramasan bile hiç umulmadık anlarda bir kapı açılabilir, özgürlük seni kanatlarına alabilirdi. Zaten mücadelemiz özgürlüğe giden yola döşeli engelleri kaldırmak değil miydi? Burada da bir engel vardı, aşılması imkânsız olmasa da zordu..
Sayfa 236 - Aryen·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
ne deha, ne sefkat ve belagat
(1. Kisim) Bu deneye başlamadan önce, hayatın içinde sorgulamadan sürüklendiğim zamanlarda hayatımı *olaylarla* ölçerdim. Genelde "iyi vakit geçirmek" olarak görülen şeye kavuştuğumda mutlu olduğumu *zannederdim*. Ama her günkü mutluluğun hesabını tutmaya başladığımda, kendine özel bir niteliği olan bazı anların farkına vardım, bu nitelik ****etrafımda olup bitenden tümüyle bağımsızdı**** zira bazen en önemsiz durumlarda ortaya çıkıyordu. Bu anların özel olmasının sebebi, "güzel vakit geçirmek"ten anladığım şeyin çok ötesinde bir mutluluk hissi vermesi ve gündelik kayıtlarımdaki diğer bütün kaygıları gölgede bırakmasıydı. Bu anların tesadüfen bir kenara çekilip kendi deneyimime ***geniş bir odakla baktığım, hiçbir şey istemediğim ve her şeye hazır olduğum*** zamanlarda ortaya çıktığı sonucuna vardım zamanla. Çalışmalarımın geri kalanı bu bakma becerisinin neye bağlı olduğunu ortaya çıkarma teşebbüsüne dönüştü. Sadece farklı şeylerden keyif aldığımı değil farklı şeyler istediğimi de fark ettim. Körlemesine yaşadığım zamanlarda farklı isteklerle oraya buraya savruluyordum, ama onlara bakmayı bıraktığımda şamataları dindi ve kendi içimde çok daha derinlerden çıkıp geliyormuş gibi görünen başka isteklerin farkına vardım. Hayatta olduğuma emin olduğum kadar emindim ki mutluluğun *gerekçeye ihtiyacı yoktu**, aynı zamanda yaptığım şeyin benim için doğru olduğuna dair nihai sınavdı. Ancak
Sayfa 178·Kitabı okuyor
"Nirvanaya ulaşma­daki en büyük engel, nirvanaya ulaşma arzusudur."
Herkesin bir hayali vardı. Siz hiç hayallerinizin peşinden giderken ayağınız takıldı mı? Ya da o hayale ulaşmak için çabalarken birileri tarafından engel olundu mu?
Sayfa 105
Alıntı