10/10
·74 syf.··
2026 2. kitabı
Toplumdan soyutlanma, yok olmaya yüz tutmuş ve yoz aile bağlarının, işlendiği muhteşem bir kitap. Yazar, birey olmanın önündeki aile bilinçsizliği engelini açıklarken, yine kişisel iç çatışmalarını ve babasının davranış karakterini kitabına yansıtmış. Başarılı ve okunası bir kitap olarak dönüşüm şart.
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022268,1bin okunma
Taş gibi irade... Stoner
8/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 19:52
Stoner, başka bir diyara yapılan sessiz bir yolculukla başlıyor. William Stoner bir çiftçi ailenin oğlu. Hayatı boyunca toprağın içinde büyümüş, sessizliğin ve alışılmış düzenin içinde yaşamış biri. Bir gün babası ona üniversiteye gitmesi gerektiğini söylüyor. Bu aslında Stoner’ın kendi isteği değil. Babasının isteği. Çünkü babası onun ziraat mühendisi olup toprağın devamını sağlamasını istiyor. Ve Stoner, her zaman yaptığı gibi sorgulamadan bunu kabul ediyor. Böylece hayatındaki en büyük yolculuk başlıyor. Üniversiteye girdiği andan itibaren bambaşka bir dünyanın içine düşüyor. Daha önce hiç görmediği bir hayat, yabancı insanlar, farklı düşünceler… Orası onun alıştığı dünyaya benzemiyor. Ve burada Archer Sloane ile karşılaşıyor. Bazen insanın hayatını yıllar değil, tek bir an değiştirir. Stoner’ın hayatındaki kırılma da hocasının Shakespeare soneleri üzerine ona sorduğu soruyla başlıyor. O zaman ilk defa kendi varlığının farkına varıyor. Ziraat mühendisi olmak için geldiği yerde kendini edebiyatın içinde buluyor. Bu onun için yalnızca bölüm değiştirmek değil; bir uyanış. İlk kez kendi içine dönmeye başlıyor. Ne istiyordu? Kimdi? Hayatta neyin içinde var olmak istiyordu? Belki bunları açık açık hiç düşünmedi ama edebiyat onun içinde bir kıpırtı oluşturdu. Daha önce okumadığı kitapları okudu, tanımadığı yazarları tanıdı. Edebiyat onun içine işledi. Ve o anda anlıyoruz ki Stoner aslında doğduğu yere de hiçbir zaman tam anlamıyla ait değildi. Üniversiteye, kitaplara ve edebiyata ait hissediyordu kendini. Çünkü ilk kez orada kendine baktı, ilk kez orada kendi varlığını gördü. Stoner’ın babasının ölümüne yaklaşımı da çok etkileyici. Ölüm karşısında bile toprağa ve doğaya bakışı var. Sanki orada bir varoluş sorgulaması başlıyor. Çünkü evet, toprağın içinden geliyor ama
1000Kitap
StonerJohn Williams · Yapı Kredi Yayınları · 20201,295 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hadi İpin Bir Ucundan da Sen Tut!yusuf Yild
9/10
·128 syf.··
2026 7. kitabı
4, 5 ve 6. sınıflar için AÇIKLAMA Hadi buyurun "Nitelikli bir çocuk kitabı nasıl olmali?" sorusunun cevabi; İşte bu kitap gibi. Tavsiyemdir sevgili arkadaşlar. Okuyun, okutun. Yusuf Yıldız tarafından kaleme alınan ve Berk Öztürk tarafından resimlenen "İpi Sıkı Tut" adlı bu kitap; dostluk, engel tanımama, özgüven ve hayata tutunma temaları üzerine kurulu etkileyici bir eser. Kitap, görme engelli bir çocuk olan Furkan’ın hikâyesini anlatıyor. Furkan, Görme Engelliler okulundan ayrılarak normal bir ilkokula gitme kararı alır. Bu karar, onun için hem büyük bir heyecan hem de zorlu bir sürecin başlangıcıdır. Bu anlamli kitap, ilkokul ve ortaokul seviyesindeki öğrenciler için maarif modelinde de yer alan aşağıdaki kazanımları desteklemektedir: Engellerle başa çıkma, Toplumsal uyum. Aile bağları, Arkadaşlık, Ön yargılarla mücadele Empati Hayvan dostlarımız Bu kitabi okuyan öğrencilerimiz, görme engelli bir bireyin dünyayı nasıl algıladığını (sesler, dokunma, kokular) anlamaya başlar. ​Farklı fiziksel özelliklere sahip bireylerle bir arada yaşama kültürünü geliştirir. Zorluklar karşısında pes etmemenin önemini kavrarlar. Kitap, sadece Furkan'ın engelini değil, bu durumun aile üzerindeki duygusal etkilerini de (yorgunluk, bıkkınlık, endişe) saklamadan veriyor. Bu, metni daha gerçekçi ve samimi kılmış bence. Yusuf Yıldız Ayrica kitapta ​Furkan'ın rehber köpeğiyle olan ilişkisi, bir hayvanla kurulan dostluk çok güzel işlenmiş. Bu kitap sınıflarında okutan Öğretmen arkadaşlara bir etkinlik önerisi bırakıyorum: ​ Duygu Çemberi: Öğrencilerden gözlerini kapatmalarını ve sadece sınıftaki seslere odaklanarak ne hissettiklerini anlatmalarını isteyebilirsiniz."Furkan yerinde olsaydınız, yeni okulunuzdaki ilk gününüzde ne hissedersiniz?" sorusu üzerine de bir
1000Kitap
İpi Sıkı TutYusuf Yıldız · Nesil Çocuk Yayınları · 202552 okunma
8/10
·325 syf.··
2026 41. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 21:16
Algernon adlı farede denenen zeka arttırıcı ameliyat, zihinsel engelini aşmak ve aile bireylerinin kendisini daha çok sevmesini isteyen Charlie Gordon'a da uygulanır. Günlük düzeniyle yazdığı ilerleme raporlarının yazım hatalarının ameliyattan sonra giderek azaldığını görürüz ve Charlie kendini giderek geliştirmektedir. İlerlediği her zeka seviyesinde, bir önceki ya da daha geri zeka seviyesindeki yeteneklerine şaşarak, gelişimine kendisi de şaşırmaktadır. Bilim adamlarının ve görevlilerin, zeka seviyesi düşük bireylerle ilgilenirken duygusuzca yaklaşımları kendisini yaralarken, kendi öğrenme yeteneği ve becerisinin önceden gıpta ettiği bilim insanlarını geçmesiyle onlara verdiği değer tuzla buz olur. Zekasının artışıyla çevresindeki çoğu kişi, özellikle bilim insanları grubu Charlie'nin yanında sönük kalmaktadır; aynı durumun tersinde Charlie insanların anlayışsızlığının neden kaynaklandığını zaman zaman anlayamamaktadır. Bu haldeyken eski çevresinin de kendisiyle dalga geçtiğini anımsar ve ailesinin gurur duyabileceği hale geldiğini düşünmektedir. Zeka ilerleyişi denek Algernon'da tersine dönerken Charlie, kendisinde de bu durumun gelişebileceğini beklemeye başlamıştır ve biz okurlar bu durumu yine hatalı yazmaya başladığı raporlarından okuruz. Eser kalın görünmesine rağmen oldukça akıcı. Zeka engelli bireylerin toplumca farkındalıklarına yönelik eğitici bir kitap. Çoğu kişiyi kitabın sonundaki ve bir kısmından kitabın adının alındığı cümle duygulandıracaktır. İyi okumalar...
Edebiyat
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,9bin okunma
Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
Levirat Size bugün daha önce pek de görmediğiniz bir kitapla geldim. Ben bu kitabı okurken gerçekten “hikâye okuyorum” gibi değil de biri bana yaşadığı bir şeyi anlatıyormuş gibi hissettim. Levirat: Bir Töre Hikayesi baya sade ama etkili bir kitap. Konusu da aslında çok ağır: Töre gereği, kocasını kaybeden bir kadının, onun erkek kardeşiyle evlendirilmesi… Yani kadının hayatı hakkında söz hakkı neredeyse yok. Hikâye de tam bu durumun içinde kalan insanların yaşadıklarını anlatıyor. Ama böyle bağırarak değil, sakin sakin… o yüzden daha çok etkiliyor. En çok hoşuma giden şey şu oldu: Karakterler siyah-beyaz değil. Kimse “kötü” diye çizilmemiş. Herkes kendi bildiği doğruyla hareket ediyor ama o doğrular bazen insanın içini sıkıyor açıkçası. Mesela ana karakterimiz Diyap, bedensel engelli ve bu engelini belki de baba olmayı başararak örtmek istiyor.. Dili de çok akıcı, yormuyor. Ama duygusu ağır. Hani çabuk bitiyor ama bittikten sonra aklında kalıyor ya, tam öyle bir kitap. Kısacası böyle çok abartılı, dramatik anlatım yok ama içten içe etkileyen bir hikâye. Eğer gerçek hayata yakın, düşündüren şeyler seviyorsan seversin bence.
Leviratİshak Ataseven · Günce Yayınları · 20262 okunma
10/10
·256 syf.··
2026 5. kitabı
Bu yazıyı okuyorsanız muhtemelen hayatınızda büyük bir kayıp verdiniz demektir. Yaşadıklarınız için üzgünüm, ve hayır bunu yaşamak zorunda değildiniz. Ama bir şekilde oldu. Umarım kalbiniz sevgiyi ve neşeyi yeniden tadabilir. Bu satırları benim için yazmak gerçekten zor. Hayatı boyunca sevdiği hiç kimseyi kaybetmemiş biri olarak 26 yaşımda hayatımın en büyük kaybı ile yüzleşiyorum. Acı içinde kıvranırken ilaç arar gibi kitap araştırırken buldum İyi Hissetmek Zorunda Değilsin kitabını. Çevremde bana yasım için aşmam gereken bir engelmiş gibi konuşuluyordu. En sevdiklerim bile teselli sözleri ile beni ne kadar hırpaladıklarının farkında değillerdi. Nereye gideceğimi ne yapacağımı bilmiyordum. Saatlerce çığlık çığlığa ağlasam da acım dinmiyordu. Yakın dostlarım yanımdayken bile yanımda değiller gibi hissediyordum. Kendimi üçüncü gözden izliyor gibiydim. Çok zordu, hala çok zor. Bu kitap sayesinde yasımı iyileşmesi gereken bir yara olarak görmeyi bırakıp yaşamam gereken bir süreç olduğunu öğrendim. Başta ikna olmak zordu. Ama kitabı okudukça gelen rahatlamayı hissettim. Evet canım hala çok yanıyordu ama acımın kendim tarafından görüldüğünü hissediyordum. Acının içinde kalabilmeyi öğreniyordum. Kendime dönüp bu kadar acı hissetme sebebimin kalbimdeki büyük sevgiden kaynaklandığını söylüyordum. Bu beni bir nebze de olsa rahatlatıyordu. Yeniden nefes almaya başlamıştım. Okuduğum her satır bana ilaç gibi gelmişti. Evet acı hala orada. Evet hala benimle. Ama eskisi gibi değil. Hala bazen sokağa çıktığımda hatırlatıcı şeyler görüyorum. Bazen tetikleniyorum. Bakışım değiştiği için eskisi gibi çökmüyorum. Sadece acımın içinde öylece duruyorum. Acımı görmem onu kendiliğinden şifalandırıyor. Ve acımı bir derse dönüştürmedim. Acımla yaşıyorum. O benim gündelik hayatımın bir
İyi Hissetmek Zorunda DeğilsinMegan Devine · Diyojen Yayıncılık · 2023133 okunma