Kendimizden başka engelimiz olmadığını fark ettiğimiz her yerdeki engeller, çocukken oraya kondular.
Sayfa 240 - İthaki Yayınları 24. Baskı Eylül 2024, İstanbul·Kitabı okudu
Psikoloji
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Romanla ve modern öyküyle tanışalı 150 yıl bile olmadı henüz. Dil engeli olmasa dünya edebiyatına birkaç öykücü ve romancı katabilirdik. Şimdi şimdi çevriliyor. Evet ama dil engelini bir mazeret olarak görmüyorum. Birkaç Batı dilini saymazsak bütün ülkelerin edebiyatı için geçerli bir sorun bu. Çok tartışılır, Kafka Almanca değil de Çekçe yazsaydı bu kadar tanınır mıydı ya da Kafka ayarında olduğu söylenen Bruno Schulz Lehçe yerine Almanca yazsaydı dünya çapında bilinir miydi diye. Bence mesele edebiyatı içeren kültürün toplumsal bir ihtiyaç olup olmamasıyla ilgili. Kültür, medeniyet arzusu, hak, özgürlük, adalet talepleri bütün bunlar iç içedir, birbirini geliştirir. Tarihimize bakarsak edebiyatın pek çok sosyolojik nedenle toplum tarafından ihtiyaç olarak talep edilmediğini görüyoruz. Talebi olmayan ürün gelişemez. Bugün bu durumun çok da değiştiği kanısında değilim. Eskiye oranla daha fazla kitap basılıyor, satılıyor olabilir ama iyi edebiyat yine bir avuç iyi okurun umurunda. Ekonomide bir ilke vardır. Tüketimi azaltılmak istenen ürüne ulaşmak zorlaştırılır. Mesela sigara tüketimini azaltmak için vergi konur, yaş sınırı getirilir, satan yerler kısıtlanır vesaire. Bizde kültür ürünleri adeta böyle. 12 Eylül'de lise sondaydım. Jandarmanın çantamda bulduğu bir Orhan Kemal romanının arkasında, "Eserleri arasında Nazım Hikmet'le Üç Buçuk Yıl vardır" yazıyor diye dört saat karakolda tutuldum. Bizim tarihimiz bir korku tarihi. Korku sindirir, hayatı çoraklaştırır. Çorak bir toplumda edebiyatın da zayıf olması şaşırtıcı değil. Bundan yirmi yıl önce başka bir dile çevrilmek mucize gibi bir şeydi. Bugün sayısız kitap onlarca dile çevriliyor. Ama bu durum her çevrilenin iyi edebiyat olduğunu kanıtlamaya yetmez. Elbette, dünya çapında tanınmayı hak eden büyük yazarlarımız
Sayfa 54 - Can Yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
Aşkın acılarından bahsedenleri, çilelerinden söz edenleri dinlemeyin. Çünkü onlar aşkın arındırıcı ateşinde nefisleri acıya katlanamayan; aşkın irfanına varmakta nefs engelini aşamayan, dolayısıyla nasiplerini ellerinin tersiyle geri çevirenlerdir.
Dünyamı çevreleyen taş yığınına baktım, insan neye uzun bakarsa bir süre sonra ona benziyor. Duvarlar engelli koşudaki en büyük engelim. Onların arasında önce koşmayı unutur insan, sonra bir zamanlar koşabildiğini. Biraz daha kalsam belki koşabilenlere diş biler hale geleceğim. Hatta koşmanın hastalık olduğuna bile inanabilirim. Duvarlar insanı her şeye ikna edebilir. Yokluğa, varlığa, doğruya, yanlışa... Bu duvarlar, kıstırdıkları herkesi kendine benzetir; zamanla birbirinin kopyası bitişik nizam evler gibi insanlar inşa edebilir.
Sayfa 294·Kitabı okudu