Anaerkil toplumdan ataerkil topluma geçiş
8/10
·236 syf.·
2026 14. kitabı
Engels bu eserinde, adından da anlaşılacağı üzere, aile kurumunun, özel mülkiyetin ve devletin ortaya çıkışını inceler. Kitabın temel tezi, aile, devlet kurumlarinin doğal olarak değil özel mülkiyete bağli olarak ortaya çıktığı ve geliştiğidir. Engels'e göre aile kurumu icinde kadınların tarihsel konumu biyolojik ya da değişmez kültürel özelliklerle değil, maddi üretim ilişkileriyle açıklanmalıdır. Devletten önce insanlar ortak mülkiyete dayalı kabile toplulukları hâlinde yaşıyor ve farklı evlilik biçimleri uyguluyorlardı. Ancak özel mülkiyetin ortaya çıkmasıyla birlikte insanlar sahip oldukları zenginliği miras yoluyla çocuklarına aktarmak istemiş, bunun sonucu olarak da babalığın kesin olarak bilinebildiği tekeşli aile biçimi gelişmiştir. Engels bunu insanlık tarihinin en büyük toplumsal dönüşümlerinden biri olarak değerlendirir. Ona göre bu süreçte kadınlar kamusal üretimden dışlanmış, eve kapatılmış ve ataerkil düzen güç kazanmis ve anaerkil toplumdan ataerkil topluma geçiş yapılmıstır.Yani anaerkil toplumdan ataerkil topluma geçiş bile maddi süreç ve üretim iliskileri yüzünden olmuştur. Böylece tarihin motorunun ve belirleyicisinin maddi ilişkiler olduğu sonucuna ulaşır. Modern toplumda da insan ilişkilerini büyük ölçüde mülkiyet ilişkileri, para ve zenginlik belirlemektedir. Kitabın son bölümünde Engels, devletin toplumun üzerinde yükselen tarafsız bir kurum olmadığını, bir sınıfın diğer sınıf üzerindeki baskı aracı olarak ortaya çıktığını savunur. Bu nedenle devletin tarafsız olamayacağını ve işçi sınıfının devrim yoluyla siyasi iktidarı ele geçirmesi gerektiğini ileri sürer. Özellikle kadın-erkek ilişkilerinin tarihsel gelişimini açıklama biçimi açısından oldukça ufuk açıcı bir kitap. Ancak kişisel olarak Engels ve Marx'ın birlikte kaleme aldıkları eserler
Ailenin Özel Mülkiyetin ve Devletin KökeniFriedrich Engels · İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,685 okunma
8/10
·122 syf.··
2026 7. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 00:00
Konunun güzelliğinden ve öneminden 8 veriyorum. Marx Engels Stalin Lenin gibi sosyalistlerin kadının kurtuluşu hakkındaki demeçlerinin toplandığı bi kitap. Bazı metinler çok tekrara düşüyor ama feminizm mücadelesinin de ne kadar önemli olacağının altı çiziliyor.
Kadının Kurtuluşu ve SosyalizmKolektif · Yar Yayınları · 20239 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
unchain utopia
6/10
·304 syf.·
2026 19. kitabı
sınıfsal mücadelenin olmadığı bir ütopya: komünist manifesto karl marx'ın manifestosu siyaset felsefesinin ve devlet düzenini eleştiren başucu kitaplardan biridir yoğun olarak kapitalizm eleştirisi içeren bu kitap, sınır çizgilerimizin darlığını yüzümüze çarpıyor bu dar çizgilerimize tepki olarak da bir devrim fikri ortaya sunuyor marx'ın yaklaşımında toplum iki sınıfta incelenir: proletarya yani işçi sınıfı emeği sömürülen, burjuvazi yani üretim araçlarını ve gücü elinde tutan hâkim sınıf manifestonun temel fikri de bu sınıf eşitsizliğini yıkıp üretim araçlarını ortak kullanıma açarak kapitalist sistemin devredışı edilmesidir ancak marx'ın bu görüşleri çerçevesinde gözden kaçırmış olabileceği noktalardan biri insanların sınır çizgilerine olan bağlılığıdır bu durum marx'ın sunduğu gibi sadece bilinçsel bir durum değil bana göre bazen düşünmek ve çabalamak istememe, kitle psikolojisi, kibir-hırs durumu... en basitinden hangi toplum olursa olsun bir anarşist, marksizm ya da başka bir görüşün sloganlarını yaymaya, söküp atmaya çalışırsanız karşıt görüşler üzerinize toplanır, birbirinize girer ve düşman kesilirsiniz ki burada anlatmak istediğim devrimci görüşlerin kelebek etkisi ile çalışmayıp domino taşı benzeri bir yapı ile çalışabilir hale gelmesi bir eksik taş tüm ahengi bozabilir o ahengi düzelttiğinde bile başka bir taş düşecek bu döngü sürekli hale gelecek bir noktada ahenksizliği gören tüm taşlar tek tek düzelmeyecek şekilde geri çekilip ortadan kaybolacak ki ahenk yakalanma olasılığında bile teknoloji buna izin vermeyecek sanal kapitalizm doğacak insanlık bir şekilde sömürünün etkisi altına döngüsel olarak tekrar girecektir bu yüzden eski dönemlerde de marx'ın teorileri avrupa devletlerinde devrimci etkiler gösterse de sunduğu düzen oluşturulamadı günümüzde de
Komünist Manifesto ve Hakkında YazılarKarl Marx · Yordam Kitap · 201516,4bin okunma
İdealizme Taarruz ve Tarihe Materyalist Bir Bakış
9/10
·128 syf.·
2026 13. kitabı
1844 Elyazmaları’nda liberal iktisadı eleştirip yabancılaşma kuramını ortaya koyan Karl Marx, bu eserinde idealist filozoflara, özellikle de Alman idealizmine, sert biçimde saldırıyor. Almanya’da idealizmi, Hegel’den sonra kendilerine “Genç Hegelciler” denen grup temsil ediyor. Marx’ın bu kitaptaki yazılarının amaçlarından biri de Hegeli ve Genç Hegelcilerin felsefesini eleştirmek.Hegeli okurken ben de Tin, töz gibi kavramları biraz safsata ve dinsel bulmuştum. Karl Marx, idealist filozofları hayalî şeyleri öne sürerek burjuvaziye hizmet etmekle ve laf salatası yapmakla suçluyor. Marx’a göre bu filozoflar dini ortadan kaldımıyor, adeta yeni bir din yaratıyorlar. Kitabın ana omurgasını Karl Marx’ın tarih anlayışı, yani tarihsel materyalizm oluşturuyor. Buna göre tarihi ilerleten şey; okullarda öğretildiği gibi kralların ve devletlerin birbiriyle mücadelesi ya da Hegel’in öne sürdüğü gibi fikirlerin çelişkisi sonucu ortaya çıkan sentez değil, somut maddi koşullar, üretim araçları ve tarihteki sınıfların üretim araçları uzerindeki mücadelesidir.Tarih ekonomik ilişkiler üzerinden ilerler ve böyle okunmalıdır. Dünya tarihi, kralların, büyük adamalrın, ülkelerin birbiriyle Savaşı'nın yaptığı degil sınıf mücadelelerinin yaptigi tarihdir.Toplumlar ekonomik sistemler üzerinden sekillenir ve değişir. Sistemdeki her çelişki yeni bir devrime ve gelişmeye yol açar. İnsanlık; ilkel komünal toplumdan köleci topluma, oradan toprak temelli üretimin yapıldığı feodaliteye, ardından sanayi ve makine üretimine dayalı kapitalizme ilerler. Kapitalizmde, mülklerden yani üretim araçlarından yoksun olan işçiler devrim yaparak üretim araçlarını kamulaştıracak, böylece sosyalizme geçilecektir. En sonunda ise özel mülkiyet düzeninin, sınıfların ve devletlerin ortadan kalktığı “dünya cenneti”
Alman İdeolojisiKarl Marx · Sol Yayınları · 2004842 okunma
Marx ve Engels’in fikirlerinden seçmeler
8/10
·144 syf.··
2026 11. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 14:01
Kitap öncelikle filozof kimliği ile bilinen Marx’ ve Engels’in Sanat ve Edebiyat üzerine düşüncelerinden ve mektuprlarından oluşuyor. Kısa bir materyalist bakış açısı özeti sunmakla birlikte mektupların konuları genelde dağınık ve farklı farklı. Daha çok Alman yazar, filozof ve edebiyatçılar hakkındaki fikirlerin yazıldığı mektuplardan oluşuyor. İlgilisi değilseniz sıkılabilirsiniz. Yine de kapitalizm’in açık kapılarını Marksizm eleştirisiyle okura gösterebilien bir kitap.
Sanat ve Edebiyat ÜzerineKarl Marx · İletişim Yayınları · 201639 okunma
7/10
·224 syf.··
2026 5. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 00:00
Anlattığı konu ailenin devletin ve özel mülkiyetin oluşumu araştırmaya dayalı iyi bi şekilde sunulmuş. Onları okurken bilgi dolduğumu hissettim. Ama çevirisi takip edilmesi zor bir çeviri olmuş puanı ondan kırıyorum. Elimdeki versiyon dorlion yayınlarının çevirisi.
Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin KökeniFriedrich Engels · Yar Yayınları · 20251,685 okunma