John Steinbeck bizleri yine 1930’lu yılların Amerika’sına götürüyor. Ekonomik bunalımların had safhada olduğu, işçi sınıfının ezildikçe ezildiği, öte yandan sermaye sahibi birkaç yüz kişinin zenginleştikçe zenginleştiği bir garip dönemdir bu. Geniş perspektiften bakıldığı zaman yazarın bir başka kitabı olan ‘Gazap Üzümleri’ ile birçok ortak noktası olduğu görülebilir.
Olayın kahramanları o dönemlerde ‘kızıllar’ diye nitelendirilen komünist iki arkadaştır. Mac yıllardır komünist parti üyesi olarak işin kurdu iken, Jim partiye yeni katılan bir çaylaktır. Bir süre hapiste kalan Jim hayatını anlamlı kılacak bir dava aramaktadır. Neden katıldığını da şu şekilde açıklamaktadır.
“…O hücredeki beş kişi de aynı koşullarda yetişmişti. Bazılarının hali daha bile kötü. Hepsi de öfkeliydi ama bu başka tür bir öfkeydi. Bir patrona ya da bir kasaba yönelik değildi öfkeleri. Patronlar sisteminin bütününden nefret ediyorlardı. Bu farklı bir şeydi. Aynı türden bir öfke değildi. Burada başka bir şey vardı Mac. Bir kere umutsuz değillerdi. Sakindiler ve bir faaliyet içindeydiler; kafalarının gerisinde, nefret ettikleri sistemden önünde sonunda kurtulacakları inancı vardı. Bu adamlarda bir tür huzur vardı diyorum sana.”
Yazar, olay örgüsü etrafında Jim karakterinin nasıl adım adım gelişerek bir dava adamına dönüştüğünü başarılı bir şekilde okuyucuya gösterir.
Torgas Vadisi elma bahçeleriyle dolup taşan bir bölgedir. Elmalar olgunlaştığı zaman mevsimlik işçiler getirilir ve elmalar toplatılır. Ancak işçiler çok zor şartlar altında çalışmaktadırlar. Kampları pislikten geçilmemektedir, günlük kazançları karınlarını dahi doyurmamaktadır. Tüm bunların üstüne toprak sahipleri işçi ücretlerinde indirim kararı alınca işçiler çılgına dönerler. Bu durumu halkın kitlesel uyanışı için fırsat bilen Mac