Bir çocuğun gözünden dünyayı anlama çabası!
10/10
·280 syf.··
2026 11. kitabı
YAŞSIZ KİTAP (5. Sınıftan itibaren) AÇIKLAMA Ödüllü yazar Tina Vallès'in "Ağacın Hafızası"adlı eseri, bir çocuğun gözünden yaşlılık, bellek kaybı ve kuşaklar arası bağı işleyen derin ve duygusal bir roman. Ve ben çok ama cok sevdim. Kitap, küçük Jan'ın dedesi Joan'ın Alzheimer hastalığına yakalanmasıyla değişen aile dinamiklerini ve bu süreçte kurulan özel bağı konu alıyor. Özellikle Jan'ın dedesiyle olan sohbetleri kitabını ana konusu. Dede Joan, bir saatçidir ve hayatını zamanı ayarlayarak geçirmiştir; ancak kendi zihnindeki "saat" bozulmaya başladığında, torunu Jan'a kendi anılarını ve "ağacının hafızasını" emanet etmeye başlar. Kitaptaki "salkımsöğüt" imgesi, aile tarihini ve kökleri temsil edeiyor. Dede için ağaçlar, her sorunun cevabını barındıran bilge varlıklardır. Belki de bu kitabı bu kadar çok sevmemin nedeni ağaçları olan derin sevgim. ,Deden bir ağaç gölgesinin hayat kurtarabileceğini söyler." Bu kitabin, ne kadar hüzünlu olursa olsun bence, sadece bir hastalık hikayesi değil, aynı zamanda sevginin ve anıların, kelimeler yitip gitse bile nasıl korunabileceğine dair umut dolu bir yanı da var. "Ağacın Hafızası", her yaştan okura hitap eden nadir kitaplardan birid. Bir yaşsiz kitap. Çocuklar için dede sevgisi ve hayatın değişimine dair bir öyküyken, yetişkinler için kayıplar, aile bağları ve "hatırlamanın" kıymeti üzerine derin bir tefekkür yolculuğu. Okunduğunda zihinde gri bir gökyüzü altındaki yeşil bir ağaç gibi sakin ama kalıcı bir iz bırakıriyor. Özellikle nesiller arası iletişimi ve bir çocuğun gözünden dünyayı anlama çabasını seven okurlar için enler arasına girecek bu kitabi 5. Sınıftan itibaren herkese öneriyorum. İçeri gir, buraya her şey sığar. Burası ağacın hafızası." Kitaplarla, ağaçlarla ve sevgiyle kalın. @tinavalles76 CAN ÖZCAN
1000Kitap
Ağacın HafızasıTina Vallès · Can Çocuk Yayınları · 2019605 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2026 1. kitabı
Bir ilişki içinde olan ve bu ilişkiye son vermek isteyen çiftler bu kitabı okusun, daha sonra gerçekten ilişkilerini bitirmek istiyorlar mı bi düşünsünler.. ilk olarak bu farkındalığı yaşadım daha sonra yalnızlığın o derin ve acımasızlığı ile yüzleştim.. En’ler listeme eklendi..
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202470bin okunma
Reklam
4/10
·488 syf.··
2026 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2026 00:00
serinin ilk kitabını çok beğenmiştim ama bu kitapta bi bayıklık vardı. okurken istediğim hiçbir gelişmeyi ve sonucu göremedim. gereksiz uzatılmıştı ve kısaca verebileceği olay örgüsü uzayıp kötü bi tat bırakıyordu. bütün karakterler bi şeyleri hep en üst seviye yaşıyor ya da bi şeylerde hep ‘en’ler ve bu kitabı normal hayattan çok uzaklaştırıyor. ilk kitapta gayet duygusal olarak anlayabildiğimiz karakterler bu kitapta sadece bilimsel bilgileri aktarmak için kullanılmıştı. o da pia’nın anlattığı şeyleri hatırlamak şeklinde olunca iş daha da boğucu bir hal almış. normalde çok meraklanarak başladım ve keyif alarak da okudum ama işin sonunda asla tatmin etmedi sonraki kitap için araya zaman girmesini bekleyeceğim.
Arachnoid MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 202011bin okunma
9/10
·728 syf.··
2025 47. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2025 23:37
Licanius üçlemesinin ilk kitabı Kaybedilenin Gölgesi; yaratıcı ve zengin olay örgüsü, zihinde görselleştirilen anlatımı ile akıp giden hikayesi, zengin fantastik öğeleri, eğlenceli ve renkli karakterleri; ilgi çekici büyü sistemi, zaman yolculuğu, öngörü yetenekleri ile kahinler, cevher denilen Öz'ü kullanabilen yetenekliler, yetenekleri ellerinden alınmış Gölgeler, Cevher kullanımını ortadan kaldırmak isteyen Kralcılar ve Cevheri kullanmayı öğreten Tol'lar, zihinsel konuşmayı ve görüşmeyi mümkün kılan dok'enler gibi unsurları epik bir evren kurgusu çerçevesinde işleyen soluksuz okuduğum ve çok beğendiğim bir kitap oldu. Zaman Çarkı serisinden esintiler de bulunan kitapta ; olay örgüsünün zenginliği, hızlı geçişler ve fantastik unsurların etkili bir işleyişle kullanımı da dikkat çekiyor. Ana karakterlerin 15 yaşında oldukları belirtilmesine rağmen yaşadıklarının, ifadelerinin ve davranışlarının 25-30 yaş aralığını göstermesi, epik evrenin sınırlarının netleşmemesi, vurucu olayların bir girizgah olmadan sunulması gibi eksikleri olsa da; hikaye ilerledikçe temposu hiç düşmeyen işleyişi ve zengin olay örgüsü ile pürüzleri kapatan bir yapıda. 15 yıl önce yönetimde bulunan Kahinler kehanet yeteneklerinin zayıflaması,güçlerini kötüye kullandıkları gerekçesi ile saldırıya uğramış, Kral ve İdareciler yönetimi ele geçirmiş,kehanet yeteneğine sahip olanların yeteneği ellerinden alınıp gölgeye dönüştürülmüştür. Sadece cevher kullanabilen Yeteneklilerin varlığını sürdürmesine izin verilmiş; ancak bu kişilerin güçleri 4 ilke ile sınırlandırılmıştır. Güçlerini kendini koruma gerekçesi ile bile kullanamayan Yetenekliler,Kralcıların baskısı altında varlıklarını sürdürmektedir. Böyle bir zamanda Davian, yetenekli olduğu tespit edilmesine rağmen içindeki cevhere erişememektedir.
Kaybedilenin GölgesiJames Islington · Akılçelen Kitaplar Yayınları · 20253 okunma
Enler listesi: Sosyolojik açıdan da güzel
10/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2025 19. kitabı
En sevdiğim kitaplar listesine eklediğim bir kitap oldu. Kitabı çok sevdim. Sosyolojik açıdan da okurken Marx kapitalizmiyle özdeşleştirerek okuduğıum, sosyolojik açıdan da, sevdiğim bir kitap oldu. Özellikle kölelik hak ve adalet, demokrasi vurguları çok hoşuma gitti. Beğendiğim yerleri de alıntıladım zaten.
Köleler AdasıPierre de Marivaux · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20251,563 okunma
Puan vermedi·248 syf.·
2025 53. kitabı
Tüm insanlık bir neden sonuç ilişkisi içinde yaşadığını düşünür ya da öyle olmasını ister. Çünkü ayağını yere sağlam basmak ister ve her olayın bir çizgisel süreç izlediğini giriş gelişme ve sonucu olduğunu düşünmek, bilmek ve okumak ister. Oysa kendi hayatımıza baktığımız zaman ne çok yarım kalmış öykülerin ortasında olduğumuzu görürüz. Döngüsel bir süreçte her zaman bir kırılma anı yaşayıp başka bir döngüde buluruz kendimizi. Yarım kalan bir aşk, yarım kalan bir anne baba ilişkisi, işten atılma, istifa etme, şehir değişikliği hepsi yarım kalmış uzun ve ya kısa öykülerimizdir. Bizi biz yapan tercihlerimiz olmaları onların yarım kaldıklarını değiştirmez. Asla bitmeyen başlamış öyküler. Ölüm ise kesinlik içerir ve en çok o yarım kalmışlıklar içerir. Yazar bir sürü yarım kalmışlar üzerine kuruyor kurgusunu. Sıradan hayatların birbirine temas eden parçalarının bir neden sonuç olabileceğini söylüyor anlatımında. Oysa büyük tablo düşünüldüğünde bu parçalar neden olmaktan çok küçük çakıl taşlarına benziyor. Bir el örgüsü bere, bir palto, bir olta, bir dokunma anı. Hayatımızı nasıl değiştiriyor. Küçük ve önemsiz gibi duran bu çatlaklar geleceğin tablosunda kocaman yarıklar açıyor. Yazar ayrıntılar sıradan hayatın içindeki cümleleri halleri abartmadan kullanmış ama en büyük kozu iki tane gizem ve sürprizler. Tıpkı hayat gibi merakla sonunu beklediğimiz olayların gizemi ve bizim öngörülerimizi yerle yeksan eden sonuçlar. Sıradışı bir hayat isteriz çoğu zaman gürültü koparan büyük yaşanan anlar isteriz. Tüm dünyanın bizim biricikliğimizi fark etsin isteriz. Sıradan yaşamları sıradışı anlarla süslemek tatmin etmez çoğumuzu. En’ler caziptir. En kötü bile olsan. İnsanlık bazen büyümemiş bir çocuk gibidir. Ayak izi bir destana dönüşür sıradan bir kefen milyonları ağlatır kayıp bir
ReddediyorumPer Petterson · Metis Yayınları · 2019145 okunma
Reklam
Reklam