“Allah bizi bu kadar seviyordu madem neden tutmadı cennetinde neden onca acıyı dar etti ben bu soruda Hazreti İsa’nın çağlar ötesinden yankılanan sesini duyar gibiyim Tanrım beni neden terk ettin güvenecek kimse kalmadığı için Allah’a güce enler cemaatine bir üye daha belki sessizliğimiz ve kimsesizliğiniz ona konuşuyordur..”

(...) Modernler öyle yapmacık bir çevrede yaşamaktadırlar ki çevrelerindeki dünyaya dikkat edememektedirler. Dünyayı algılamaya çalışmanın başlı başına bir zaman kaybı olduğunu düşünüyorlar. Kendilerine gerçek denen şeyin gerçek olduğunu kabul ediyorlar...
29. Muhakkak ki Allah'ın kitabını okuy(up yolunda gid)enler, namazı dosdoğru kılanlar ve kendilerine rızık olmak üzere verdiğimiz şeylerden gizli ve açık olarak (Allah için) sarf edenler, asla durgunluğa (ve zarara) uğramayacak bir ticaret (bir kazanç) umabilirler.
30. Çünkü (Allah), onların mükâfatlarını eksiksiz öder ve lütfundan onlara fazla fazla verir. Çünkü O, çok bağışlayandır, şükrün karşılığını bol bol verendir.
31. ...Şüphesiz ki Allah, kullarından hakkıyla haberi olan, (her şeyi) görendir.
38. Şüphesiz ki Allah, göklerin ve yerin gaybını (bütün sırlarını) bilendir. Muhakkak O, gönüllerin özünü de hakkıyla bilendir.
41. ...Gerçekten O, cezada aceleci değildir, çok bağışlayıcıdır.
43. ...Halbuki çirkin tuzak, sahibinden başkasına dolanmaz...
Öyleyse dünya hayatını, âhiret karşılığında sat(ıp değiştir) enler (âhiret hayatını ve sevabını, fâni dünya hayatına tercih edenler), Allah yolunda savaşsın. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse biz, ona büyük bir mükâfat vereceğiz.(Nisâ Sûresi -74)
Muhakkak ki Allah'ın kitabını okuy(up yolundan gid)enler, namazı dosdoğru kılanlar ve kendilerine rızık olmak üzere verdigimiz şeylerden gizli ve açık olarak (Allah için) sarf edenler, asla durgunluğa (ve zarara) ugramayacak bir ticaret (bir kazanç) umabilirler.