ensar güvercin

ensar güvercin
@ensarguvercin
Düşünceler vardı, biraz da sözcükler; sonra vaat edilmiş topraklar gibi sayfalar ve günler..”
Ziraat Mühendisi
Ege Üniversitesi
İzmir^Muş
138 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
10/10
·479 syf.··
Beğendi
·
2022 5. kitabı
TEHLİKELİ OYUNLAR Her ne kadar Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar kitabı UNESCO tarafından ingilizceye çevrilmesi gereken baş yapıt olarak görülse de bence en büyük başyapıtı tehlikeli oyunlardır. Bu eser atmosfer olarak Tutunamayanlar'ın bir anlamda devamı niteliğindedir. Böylelikle bu iki roman sayesinde Selim Işık ve Turgut Özben karakterinin yanına bir de Hikmet Benol karakteri oturacaktır. Bundan sonra toplumu sorgulayan, anlayamayan, tutunamayan ve toplumdan uzaklaşmış olan  karakterlerin hüzünlü hayat hikayeleri eksikliğimizi giderecektir. Romanın merkezinde hikayeyi bir tiyatro oyununa çeviren Hikmet, çeşitli oyunlar yazar ve geleneksel kurguları modern kurgularla harmanlayarak bizlere sunar. Yani Oğuz Atay Türk Edebiyatının Dostoyevski'si, Tehlikeli Oyunlar kitabı da Yeraltından Notlar'ıdır. Bu kitabında Oğuz Atay; anlamsızlıklar ve belirsizlikler dünyasına, romanı yazarken ki dönemde yaşadığı o derin yalnızlığı, kimsesizliği, terkedilmişliği çok yoğun bir şekilde yansıtır. Ama bu yoğunluğu o kadar güzel seçer ki bizler bunu tek seferde sindiremeyiz ve son sayfayı çevirdiğimizde uzun bir hayat hikayesini gizlice anlatmanın keyfini yaşayan Oğuz Atay, kaçarak uzaklaşır bizden. Yazarın yoğun iç dünyası ve o dönemde biten evliliği, kadınlarla yaşadığı süreçler kitabın her sayfasına ilmek ilmek işlenmiştir. Bence tehlikeli oyunları okuyan her bilinçli okur komedi ve trajedinin nasıl bu kadar iç içe anlatılabildiğini ve bunun ne denli dünya çapında bir üslupla kaleme alınabildiğini görecek ve hayretler içerisinde kalacaktır. Akıp giden espri zincirlerinin yanında, kelime oyunlarının harmanlanarak taçlandırılması, bizi bir yanda güldürürken diğer yandan gelen "kelimeler albayım, bazı anlamlara gelmiyor" gibi derin cümlelerle çeşitli hüzünlere sürükleyecektir. Sizin de
Edebiyat
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,8bin okunma
Reklam
9/10
·656 syf.··
Beğendi
·
2022 4. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2022 18:09
Devlet Ana'yı okurken satırlar sanki vücut bulup zihninizin içinde film çevirmeye başlayacaktır. Olaylar o kadar soluk soluğa ilerliyor ki tarihi bir diziyi izlermiş gibi sözcükler o dönemin diliyle bütünleşip görsel bir seyir yaşatıyor. Kemal Tahir ve Yaşar Kemal okumadan başka eserlere yönelmeyin derim ben. İkisi de dönem dilini yansıtan türk edebiyatının en önemli yazarlarındandır. Kitap; dizilerin aksine Ertuğrul-Osman-Orhan Beylerin, Alişar Beyin, Şeyh Edebalinin, kısa bir bölüm de Yunus Emreyle ilgili farklı bir bakış açısı sunuyor bizlere.. Çoğu insan tarihi kitaplardan öğrensede, aklında dizilerle örtüştürüyordur. Benim de Osman Bey denilince gözümün önünde Burak Özçivit'in canlanması da bundandır herhalde.. Kitaba gelirsek, kapağını açtığınız anda 1290'lı yıllarda kendinizi üçüncü bir göz olarak bulmaya başlıyorsunuz. Hikaye şövalye notüs gladyüs'ün bir hana gelişiyle başlıyor. Şimdiye kadar az ele alınan Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluş arifesiyle devam ediyor. Anlatılan dönem itibariyle zaten Anadolu fiilen beyliklerin egemenliğinde, Bitinya denilen bizans sınırında tekfurlar birbirinin kuyusunu kazmakta, diğer tarafta moğollarla gözetilmesi gereken hassas dengeleri sağlayan uç beyi Ertuğrul ve oğlu Osman beyin başında olduğu kayı boyu beylikten devlete geçmekte.. Bir devletin kuruluş dönemini edebî bir anlatı ile sunmak cidden oldukça kıymetli bir iş. Kuruluşların sırlı bir aydınlığı olmakla beraber bu aydınlığı oluşturan büyük acılar ve ihanetlerin eşiğinde duran bir var olma mücadelesi.. Bu döneme ilgi duyanların mutlaka okuması gereken bir eser.. Ne diyelim, ruhu şad olsun Kemal Tahir'imizin. Daha ne yapsın, böyle güzel bir eser bırakmış bizlere..
Edebiyat
Devlet AnaKemal Tahir · İthaki Yayınları · 20198,8bin okunma
9/10
·724 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
Elimde okuyacak kitabım olmadığında veyahut okuduğum kitaplardan sıkıldığımda tekrar tekrar başvurduğum kült eserdir lakin olayın sosyal medya etkisi Tutunamayanlar ve Tehlikeli Oyunlar serisini paylaşmamda hep geri plana itmiştir. Kitabı okumadan bilmeden çevreden alıntılarla paylaşılmasını bu yüzden yanlış buluyorum. Şayet bu kitapta da olduğu gibi kitaba ait olmayan bir çok sözün piyasada dolaşmasına sebebiyet veriliyor. Tabi bunda yazarın ve kitaplarının popüler etkisi azımsanamaz. Bu yüzden kitabı çoğu kişinin yarım bıraktığını ve bunların da sırf popülerliği için okumaya girişen insanlardan oluştuğunu düşünüyorum. Zira ben eseri ilk elime alışımda bırakamadan 2 günde bitirmiştim. Gerek hayranlık uyandırmasından gerekse iyice özümseme isteğimden bazı cümleleri defalarca okuyup aklımda yer etmesini istemişimdir. Ayrıca kitabın çok iyi anlaşılamadığını da düşünüyorum. Oğuz Atay kitaplarında tüm dönem edebiyatlarının özelliklerini resmen harmanlıyor. Türkçeyi çok zengin kullanıyor. Aydın sınıfın derinlemesine tahlilleyerek postmodernist çerçevede eserlerinde çok iyi yansıtıyor. Hem Tutunamayanlar hem de Tehlikeli Oyunlar kitabını her daim kitaplığımda bulundurma isteğimden dolayı, eşe dosta 3 sefer kaptırmama rağmen 4. alışımda kitaplığa zincilemek zorunda kalmışımdır. Yani kısacası özümseyerek, hissederek okunduğunda her daim kitaplığın baş köşesinde yer edinecek bir başyapıttır. Olric'li bol konuşmalı günler dilerim sevgili okurlar.. "Beni bir gün unutacaksan, bir gün bırakıp gideceksen boşuna yorma derdi. Boş yere mağaramdan çıkarma beni, alışkanlıklarımı, özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna tedirgin etme beni. Bu sefer geride bir şey bırakmadım, tasımı tarağımı topladım geldim. Neyim var neyim yoksa ortaya döktüm. Beni bırakırsan sudan çıkmış
Edebiyat
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,8bin okunma
Spoiler İçermez!
8/10
·126 syf.··
Beğendi
·
2022 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2022 16:36
Kitap için mektuplardan oluşan bir klasik diyebiliriz. Ruhsal açıdan olgunlaşma dönemimde, rahatlamak adına kaleme aldığım güncelerimden esintiler buldum burada. Bu da kitapla özdeşleşmemde etkili oldu. Bende merak uyandıran kısım ise; Werther'e göre acaba Lotte kimdi, nasıl biriydi? Ayrıca kitabın tamamlanamamış olması üzücü bir durum. Rivayete göre, yazarın kitabı bitirmeden intihar ettiği ve sonrasında odasında bulunan eskizlerin kitaba eklenip yayımlandığı söyleniyor. Ki bu da benim açımdan ziyadesiyle üzücü oldu. Her insanın ruhunun pişmesi adına yaşadığı trajik olaylar vardır. Herkesin acıya gösterdiği katlanma eşiği farklıdır ve her acı birbiriyle kıyaslanamayacak derecede önem arz edecektir hayatında. Empati kuramadığı noktada da o acıyı yargılama onuruna kimse ulaşamayacaktır. Acı insanı pişirir, o an farkına varamasan da değiştirir. Çok sevdiğim bir söz vardır: "Değişim olmasa kelebekler de olmazdı" diye. Değişim iyidir, farkındalık kazandırır insanoğluna.. Kopyasına gerek duyulmayan da iki şey vardır bu hayatta. Biri aşk, diğeri acıdır. Bu iki duyguda hissesilen her şey orjinal çıkar karşımıza. Benim inancım şu ki, bu iki duyguya da değer vermeliyiz. Önemli olan da budur. Acılar ve mutluluklar.. Mutluluk olmadan yaşayamazsın deme insanoğluna. Çoğu insan nasıl üzüleceğini dahi bilmiyor. Gürültülü mü, gözü yaşlı mı, sinirsel kahkahalarla mı, başkalarının kalbini kırarak mı, kalbinin kırığıyla kendini hırpalayarak mı? Nasıl üzünülür söyleyin bana! Başkalarını üzerek mi, üzülmeyenlerden tiksinerek mi, kendine acıyarak mı, yargılayarak mı? Zaman her şeye rağmen yaşamaktır. Böylelikle 'ben' olmalı, oldum diyebilmeli.. Kendi içsel yolculuğunuzda, iyi yolculuklar sevgili arkadaşım. "Sen, bulamayacağı şeyleri arayan bir ahmaksın."
Edebiyat
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024149,9bin okunma
8/10
·408 syf.··
2022 1. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2022 23:41
Yahu tam anlamıyla hiç bir karakterini benimseyemediğim bir kitap oldun. Tabi dünya klasikleri arasında yer almışsın; karakterlerin, duyguyu aktarışın, kurgun fazlasıyla güçlü.. Lakin bir türlü mutlaka okunmalı diyebileceğim bir eser olamadın. Bu tabiki de kişisel yorumumdur. Belki de siz kendinizden bir şeyler yakalayıp sevebileceksiniz ama ben o sinerjiyi yakalayamadım dostlar. İçeriğe gelirsek eğer, en dikkat çeken karakteri kesinlikle Heathcliff'tir ve sen adamım kin ve intikam duygularının vücut bulmuş halisin. Tabi bu kitabı okurken muhtemel nefret edeceğiniz bu karakterin çocukluğuna da ziyadesiyle dikkat etmek gerek. Zira ötekileştirilip sevgisiz büyüyen her çocuk şiddetin kaynağı olacaktır..
Edebiyat
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Can Yayınları · 202557,8bin okunma
Reklam