Entp

Entp
@entpsarenotdemon
Entp, 5w4, Ravenclaw
İÜ Moleküler Biyoloji ve Genetik
9 okur puanı
Kasım 2023 tarihinde katıldı

Entp

, bir kitap okudu
Puan vermedi·96 syf.·
2026 64. kitabı
Richard Bach
8/10 · 80,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok | Kitap Yorumu
Puan vermedi·225 syf.··
2025 3. kitabı
“Bu kitap ne bir şikâyettir, ne de bir itiraf. Harbin yumruğunu yemiş, mermilerden kurtulmuş olsa bile, tahriplerinden kurtulamamış bir nesli anlatmak isteyen bir deneme, sadece.” Yazarın dediği gibi, bu kitap gerçekleri olduğu gibi yansıtıyor. Daha fazla gözyaşı dökün diye cümleleri süslemiyor, karakterlere kahramanca bir ölüm bahşetmiyor. Yarı otobiyografik olan bu romanda gerçekten savaşı okuyoruz. Kitabın ilk başlarında bir karakter bacağını kaybediyor, arkadaşlarıysa o öldükten sonra onun çizmelerini devralmak hakkında konuşuyorlar. Ona üzülmediklerinden değil, hâlâ kahroluyorlar ama alışmışlar artık. Sınıf arkadaşlarından kaç tanesi ölmüş, yaralanmış. Doktor bile, kendisinden yardım istendiğinde ve hastanın bacağının kesik olduğu söylendiğinde hırsından soluyarak, “Bilir miyim hangisi? Bugün beş bacak kestim.” diyor. Her detay o kadar soğuk, o kadar canice, o kadar gerçek ki… Hiçbir cümle edebiyat için yazılmamış da günlükten alınmış sanki. Bir asker olan Paul, korkusuz değil. Ağlıyor, basit ve maddi zevklerle kendilerini tatmin etmeye çalışıyor, bazen korkudan altlarına yapıyor. Gitgide utanmaları da, korkuları da, diğer tüm duyguları gibi silikleşiyor. Mezarlıkta bomba patlıyor, Paul düşmanlardan gizlenmek ve bombadan korunmak için içinde hâlâ ceset parçaları, kemikler olan mezarlara giriyor. Korkuyla, kaçma dürtüsüyle hareket eden insanın her şeyi yapabileceği söyleniyor kitapta. “Buraya kadar nasıl gelebildik; ikimiz de hayretler içerisindeyiz. Bu sadece korkunun eseri: Mermiler ayaklarımızı kökünden uçursaydı biz, o kemik kalıntıları üzerinde yine de koşardık.” Paul çoğu zaman yorgun olsa da onca travmaya tepki olarak saldırganlaşıyor, süngüyü düşmana saplamak için yanıp tutuşuyor. Bazense öldürdüğü düşmana karşı acıma duyuyor. Garp Cephesinde Yeni
Roman
Garp Cephesinde Yeni Bir Şey YokErich Maria Remarque · Everest Yayınları · 20224,044 okunma
Suç ve Ceza| Kitap Yorumu
Puan vermedi·687 syf.··
2023 7. kitabı
Hukuk öğrencisi Raskolnikov, parası için tefeci bir yaşlı kadını öldürür. Kitap boyunca sayıklar gibi düşüncelere dalan, yer yer hezeyan ederek sokaklarda dolaşan Raskolnikov; çelişkilerle dolu bir gençtir. Hem hukuk öğrencisidir hem de suç işlemiştir. Hem iki kadının katilidir hem de yangındaki bir çocuğun kurtarıcısıdır. Hem Napolyon olmak istemekte hem de olamayacağını en başından beri bilmektedir. Hem ailesini çok sevmekte hem de onlardan nefret etmektedir. Raskolnikov'un üniversiteye devam edebilmesi ve kirasını ödeyebilmesi için parası yoktur. Üstelik kız kardeşi ona daha fazla para gönderebilmek için bir evlilik yapmak üzeredir ve anneleri buna göz yummakta, Raskolnikov için Dunya’yı feda etmektedir. Raskolnikov bunu gururuna yediremez. Bu güç arzusu onun cinayet işlemesine zemin hazırlar. Baltayı kaldırması için gereken gücün son damlasını, bir grup gencin tefeci kocakarıyı öldürmek hakkında öylesine konuşmasından alır. Bu ona sadece tesadüf gibi gelmez, sanki bir işarettir. Raskolnikov bunun mantığa aykırı olduğunu bilse de sezgilerine kapılır. Raskolnikov “olağanüstü” insanlardan olduğunu, kocakarıyı öldürerek ispatlayacağı yanılgısına kapılır. Olağanüstü olmamasının üzüntüsünü duyar, vicdan azabı değil. Kitabın sonlarında kız kardeşine şunları söyler: -Suç mu? diye bağırdı Raskolnikov; bir anda öfkeden deliye dönmüştü.- Ne suçu? Öldürenin kırk günahından arınacağı aşağılık bir tefeciyi, hiç kimseye hiçbir yararı olmayan, yoksulların kanını emen zararlı bir biti öldürmek mi suç! Bu suç benim umurumda bile değil ve onu temizlemeyi de düşünmüyorum. Nedir bu böyle: Dört yandan herkes, "cinayet! cinayet!" diye bağırıp duruyor! Korkaklığımın ne kadar saçma olduğunu bütün açıklığıyla ancak șimdi, böylesine gereksiz bir utancı çekmeye karar verdiğim şu anda
Roman
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,1bin okunma
Harabelerin Çiçeği | Kitap Yorumu
9/10
·183 syf.··
2026 40. kitabı
“Korkacak neyim var mösyö, dedim. Zaten ben öyle bir harabeyim... – Korkacak bir şeyin yok mu? Ya harabelerin çiçekleri?.. Harabelerin çiçekleri dediği, yüzümün çirkinlikleri içinde yegâne güzel kalan gözlerimdi.” Küçükken çok güzel bir çocuk olan Süleyman, köşkte çıkan bir yangın sonucunda yüzünde yanık izleri oluşmasıyla eski güzelliğini kaybeder. Yangından evvel süs eşyası gibi muamele gören, özenle giydirilip misafirlere gösterilen Süleyman'a; yangından sonra kimse eskisi gibi sevgi göstermez. Hatta yangından sonra özbeöz babası, Süleyman'ın uyuduğunu düşünerek; "Ölse daha iyi olurdu." der. Süleyman; sevgi arayışı, varoluşsal bunalım, ötekileşme, akran zorbalığı, aşk acısı ve yalnızlık gibi pek çok ruhsal zorlukla baş başa kalır. Beni etkileyen epey çarpıcı kısımlar oldu. Bunların içinden Süleyman'ın okul balosundaki etkinlikte maske taktığı sahne, hastaya fotoğrafını verdiği sahne benim aklımda kaldı. Onun dışında Fransızların ve Türklerin karşılaştırılması bana göre objektifliğe yakındı. Örneğin Fransızlar Süleyman yolda giderken onun yüzüne bakmadı çünkü orada kimse kimsenin umrunda değildi, Türkler ise daha ilgiliydiler. Harabelerin Çiçeği, Reşat Nuri Güntekin'in kıyıda kalmış, dokunaklı, güzel bir eseri. Çalıkuşu’ndan, Yaprak Dökümü’nden daha çok değer görmeyi hak ediyor diye düşünüyorum. Reşat Nuri Güntekin’in insanları ve mekânları iyi gözlemlemiş olmasından dolayı kitabın anlatımı epey gerçekçi. Duyguyu geçirmek için boşuna çabalamamış, sadece anlatmış ama böylesi daha etkili bence. Betimlemeler, diyaloglar da başarılı. Kitapta beni rahatsız eden tek şey, yabancı kelimelerin sıklığı oldu. Yine de kitabı anladım. Kitapta birbirinden bağımsız iki hikâye daha bulunmakta. Onlar hakkında olan düşüncelerimi de yorumlara koyacağım. Kısacası, okumanızı
Roman
Harabelerin ÇiçeğiReşat Nuri Güntekin · İnkilâp Kitabevi · 20171,132 okunma