Puan vermedi·77 syf.·
2026 3. kitabı
Seneca'nın erdem ve en yüce iyi kavramlarına yaptığı vurgu kitap içerisinde önemli bir yere sahip. Mutlu Yaşam Üzerine adlı eserinde Seneca, mutluluğu çoğunluğun onayladığı şeylerde değil, aklın süzgecinden geçmiş sağlam iyide arar. Haz ile erdemin bir arada bulunmasının mümkün olmadığını söyler ve bu yüzden Epicurus'a saldırır. Yaşamın Kısalığı Üzerine adlı eserinde “Nesnelerin doğasından niçin şikâyet ediyoruz?” diye bir soruyla başlar ve kendisi cevap verir "O kendini iyi niyetle ortaya koydu. Yaşam, değerlendirmeyi bilirsen, uzundur." der. 2000 yıl öncesine giderken bunları modern felsefenin seküler diliyle okumak ve anlamak mümkün değil. Çünkü Seneca'da Sokrates'in izini takip eden biri olarak bir takım inançlara ve ilkelere sahip. Bir düşünce tarihi araştırmacısıysanız o dönemin ruhunu okuyabilecek bir muhayyileye sahip olmanız gerekir. Eserin ana dilini bilmesemde uzun cümleler o dönemin diline dair önemli ipuçları veriyor. Roma döneminden kalan bu eserlerin varlığını sadece filozoflara değil, hiç şüphesiz gelişmiş bir dilin varlığına da borçluyuz.
Alıntı
Mutlu Yaşam Üzerine – Yaşamın Kısalığı ÜzerineSeneca · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202514,6bin okunma
8/10
·216 syf.··
2025 125. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2025 22:24
NOT : Felsefi bir kitap olduğunu düşünüp almak için kararsızca kapağına ya da arkasına mı bakıyorsun? Hemen sessizce bırakıp başka kitaba yönel, bu o kitap değil felsefeci okur :) NOT : Kitabı okurken Antioche kelimesini çok göreceksiniz okurken telaffuz anlamında siniriniz bozuluyorsa - benim gibi- Antakya olarak okuyabilirsiniz :D NOT : Şifa Tüneli'ni görene kadar sabırla okumaya devam edin lütfen, sıkılabilirsiniz ama bırakmayın sabrın sonu selamettir ;) Öncelikle zor bir kitabı geride bıraktım. Çünkü Amin Maalouf'tan beklenmeyecek bir eser okudum. Ve en üzücüsü de bazı okurlar tarafından az puan verilmiş ya da linçlenmiş, bence bunu hak etmiyorya neyse...Eser özellik olarak yarı distopik. Kitabın konusu bu sebeple karmaşık geldi ilk başlarda. Ama kitabın vermek istediği mesajlar okudukça oturmaya başladı diyebilirim. Kitap Antioche isimli bir adada geçiyor. Antioche, Antakya'nın eski ismi. ( Nasıl okunduğuna dair bir fikrim yok :D) Kendini yalnızlığa adamış iki insanın ( Alec ve Éve ) hayatlarını idame ettirirlerken bir anda teknolojik imkanların yok olduğu bir yola girmesiyle bir anda değişik bir hal alıyor. Dünya nükleer felaketin tesirini girmiş ve Amerika bu terör ile baş başa kalmıştır. Neden Amerika? Sanırım anlatılmak istenen mesajlardan biri de süper güç bu hallere düştüyse diye orasını seçmiş ya da boşluğu okurların doldurulması istenmiş de olabilir. Teknolojik gelişmelerin durma noktasına gelmesi sebebiyle hayat da durma noktasına gelmiştir. Bu olaylar yaşanırken "Empedokles'in dostları" isimli bir grup kendi teknolojilerinin gelişmişliği ve tıp bilgisiyle radyasyona maruz kalanlara yardım için gelmişlerdir. Fakat bu gizemli grup içerisinde de fikir ayrılıkları yaşanır. Devamı heyecanlı ve de güzel olması sebebiyle spoi vermemek adına incelemeye dahil
1000k
Empedokles'in DostlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20216,5bin okunma
Reklam
Puan vermedi
The consolation of philosophy is the most I read after a long break I can say a good book. The book consists of 6 chapters 1-Socrates, the consolation of not being accepted by society 2- Epicurus, the consolation of not having enough money 3- Seneca, the consolation of disappointment 4- Montaigne, the consolation of feeling inadequate 5- Schopenhauer, the consolation of a broken heart 6- Nietzsche, the consolation of having difficulty The author solves the aforementioned problems by supporting the daily lives, teachings and views of philosophers with today's narratives. The best thing about the book, which includes art history, personal development and biography, is that it strengthens the expression with pictures. The author's language is also very clear and clear. Although it is a philosophy, it is a flowing book that does not tire.
Alıntı
Felsefenin TesellisiAlain de Botton · Sel Yayıncılık · 20224,261 okunma
Mutsuzluğun Gizli Öğretisi: Melankoliye Kulak Ver
8/10
·92 syf.··
Beğendi
·
2025 5. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2025 21:36
Yıllarca depresyonda olduğumu düşündüm. İçimde taşıdığım ağırlığı hep “bir bozukluk” gibi yorumladım. Oysa şimdi geriye dönüp baktığımda, aslında ben hep sosyal bir insandım. Kahkahalar, kalabalık sofralar, gece yarısı muhabbetleri… Bunların içinde o derin sessizliği hiç duymadım. Sosyal yaşamdan sıyrıldığımda ise üzerime çöken o tanıdık duyguya “depresyon” dedim. Ama Wilhelm Schmid’in kitabıyla fark ettim ki, belki de o şey, adı konmamış bir melankoliydi. Pessoa’nın şu sözü burada bana çarpıcı bir ayna tuttu: “Olmadığım şeyle hayatın beni yaptığı şey arasında bir boşluğum.” Benim de boşluğum tam buradaydı. Sandığım şey depresyon değil, aslında kendimden habersiz yaşadığım bir melankoliydi. Schmid’in en sert çıkışı, modern çağın “hep mutlu ol” dayatmasına. Bugün reklam panoları, kişisel gelişim kitapları, sosyal medya influencer’ları hep aynı şeyi söylüyor: “Mutlu olmalısın. Hep.” Ama bu ideolojinin çöküşü tam da mutsuzlukla başlıyor. Çünkü gerçek hayat inişli çıkışlıdır. Nietzsche’nin dediği gibi: “Hayatın büyük kısmı acıdır; mutluluk, acının içinde parlayan kısa bir alevdir.” Mutluluk ideolojisi, mutsuzluğu bastırmaya çalıştıkça, mutsuzluk daha da büyüyor. Onu düşman bellemek yerine, bir yaşam öğretmeni gibi görmek gerekiyor. Bugün devasa bir endüstri, mutsuzluğumuz üzerinden büyüyor. Mindfulness atölyeleri, kişisel gelişim kampları, anında mutluluk vaat eden kurslar… Hepsi birer pazar nesnesi. Schmid’in eleştirisi burada çok net: mutsuzluğu yok saymak, hayatın yarısını çöpe atmak demektir. Epicurus bile binlerce yıl önce ölçülülüğün değerini anlatmışken, biz hâlâ sürekli haz peşinde koşuyoruz. Schmid, bu “pozitiflik zorbalığını” reddederek bize yeni bir yol öneriyor: mutsuzlukla dost olmak. Neden Okumalıyız? Çünkü bu kitap sadece
Psikoloji
Mutsuz OlmakWilhelm Schmid · İletişim Yayınevi · 20206,3bin okunma
Hacmi küçük, etkisi büyük kitap/Seneca'dan öğretiler
9/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2024 24. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2024 16:59
"Hiçbir çağla ilgili bize bir yasak konmaz, hepsine kabul ediliriz ve ruh yüceliğimiz sayesinde insani zayıflığın dar sınırlarını aşmamız mümkün olursa içinde dolaşabileceğimiz zaman genişler." Syf.66 Seneca 'nın da dediği gibi bu kitapla beraber zamanın sınırlarını aştım ve yüzyıllar öncesine gidip kendisiyle tanıştım. Onunla haz ve erdem üzerine, mutlu yaşam ve yaşamın kısalığı üzerine sohbet ettim. Evet sohbet ettim diyorum çünkü kitabı okurken sanki gerçekten yüzyıllar öncesine gitmişim de bu filozof ve devlet adamıyla sohbet etmişim gibi hissettim. Seneca aynı zamanda Roma'nın önde gelen söylev ustalarından biridir. Hem öyle bir söylev ustası ki yüzyıllar öncesinden kendi halkına hitaben yazdığı bu öğretileri, içinde bulunduğumuz çağın da örnek alacağı niteliktedir. Özellikle hazzın ve geçici mutlulukların hakim olduğu bu tüketim çağında okunması ve ders çıkarılması gereken bir eser. Eserin içeriğine değinecek olursak; "Mutlu yaşam üzerine" ve "Yaşamın kısalığı üzerine" olmak üzere iki kısma ayrılıyor. Birinci bölümü kardeşi Gallio'ya yazmış, ikinci bölümü ise Roma'lı bir devlet memuruna ithafen yazmıştır. Anlatım tarzı Platon (Eflatun)'un eserlerinde olduğu gibi diyalog şeklindedir. Diyalogları derin anlamlar barındırmasına ve insanı düşüncelere sevk etmesine rağmen uzun çıkmazlara girmeden gayet akıcı bir şekilde ilerliyor. Kendisi Stoacı düşüncenin etkisini yansıttığı için karşısında hayali olarak kurguladığı ve diyalog kurduğu kişi Epicurus'çu düşünceyle kendisine karşılık veriyor. Bu karşılıklı diyaloglar içerisine kendisine yöneltilen eleştiriler de dahil oluyor. Kendisi hayatının bir döneminde devlet işleriyle uğraştığı ve zengin bir yaşam sürdüğü için 'söyledikleriyle yaşadığı hayatın uyuşmadığı' konusunda eleştiriliyor. Eleştirilere karşı söylediği şu çarpıcı
Mutlu Yaşam Üzerine – Yaşamın Kısalığı ÜzerineSeneca · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202514,6bin okunma
Puan vermedi·80 syf.·
2024 8. kitabı
Seneca..MS 30-40’lı yıllarda yazdığı bu eserinde Epicurus görüşünün aksine mutlu yaşamın sırrının haz değil erdem olduğunu söyleyerek Stoacılık felsefesinin izinden gidiyor. “Acılarımı bastırmaktansa, sevinçlerimi dizginlemeyi tercih ediyorum /35” cümlesini okurken iç sesim -2000 sene önce yaşamış bir insanla da bağ kurmazsın- olsa da biz o insanların da bir zamanlar yaşadığını, sevdiğini, ağladığını, düştüğünü, kalktığını, en önemlisi de düşünüp hissettiklerini aktardığını unutuyor ve yalnızca eh işte yaşayıp geçmişler diyoruz. Oysa aynı güneş her sabah onların da üzerine doğdu. Kitapta en sevdiğim Epicurusçulara yönelik iğneleyici yargıların olduğu kısımlar. Seneca onlar için hiç hak edilmemiş, kötü bir şöhretleri olduğunu söyleyerek bir okur olarak beni ikna ediyor. Kendisinin erdemi bu kadar savunmasına rağmen zenginlik içinde yaşamasını eleştirenlere karşı sunduğu argümanlar için ise aynı şeyi söyleyemeyeceğim. “Her tarafınız yara bere içindeyken başkalarının sivilcelerine bakıyorsunuz /40” diyor kendisini savunurken. Eleştirilere kapalı, çünkü bilge olma yolunda hazdan vazgeçilemeyeceğine ikna etmiş kendini. “Söylediğimi yapın, yaptığımı değil” mantığı. Fakat yine de“Her şeye rağmen, yenmektense ele geçirilmeyi tercih ederim” cümlesinden, erdemi nasıl da zafer hazzına yeğlediğini görüyoruz. Her ne kadar ben kitabın mutlu yaşam üzerine olan birinci kısmında kendisi ile yakın bağ kurmuş olsam da yaşamın kısalığını ele aldığı ikinci kısımda çok daha çarpıcı cümleler var. İçlerinden en güzeli ile yazımı bitiriyorum. “Yaşamayı tüm ömür boyu öğrenmek gerek, belki seni daha çok şaşırtacak ama ölmeyi de ömür boyu öğrenmek gerek /54”
1000Kitap
Mutlu Yaşam Üzerine – Yaşamın Kısalığı ÜzerineSeneca · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202514,6bin okunma
Reklam