Türkiye’de hemen her konuda, her kurumda sorunların çözülmesinden çok üstünün örtülmesine öncelik verilmesi,acaba bu alışkanlığın sonucu ortaya çıkan bir durum muydu?
Bu memlekette,Kürt sorunundan yoksulluğa, hemen her meselede bir görmezden gelme, yok sayma alışkanlığı vardı.Bir muhalif kişi bunlardan söz ederse, sanki sorunları o yaratmış gibi öfke duyulurdu.Farklı düşünmek, çok zaman düşman kabul edilmenin nedeni olurdu.
Toplum olarak, sessiz bir sözleşmeyle susma kararı alınmış, yaşananlar genç kuşaklara aktarılamamıştı.Bu iyi miydi, kötü müydü bilmiyorum.Hiç kimseye düşman olmadan yetiştirilmiştik.Bu işin iyi tarafıydı ama bir de geçmişimiz konusundaki korkunç cehaletimiz vardı.