"Bu halimizle hepimiz acınmaya layıkız; ama kendi kendimize acımalıyız. Başkasına merhamet etmek, ondan daha kuvvetli olduğunu zannetmektir ki, ne kendimizi bu kadar büyük, ne de başkalarını bizden daha zavallı görmeye hakkımız yoktur..."
Çok özlemişim Nevzat Komserim'i gerçekten.. Kitabın karakterleri, Ahmet Ümit okuyanların Beyoğlunun En Güzel Abisi'nden bileceği üzere aynı kişiler. Benim de o kitaptan sonra okuduğum ikinci Ahmet Ümit kitabıydı. Yine sürükleyici, merak uyandıran bir kitaptı ama bu sefer konusu gereği acı doluydu, her zamankinden daha farklı şekilde. Konusu hakkında kısaca bilgi verirsek; bir seri katili yakalamaya çalışıyor bu kitapta Nevzat Komser ve ekibi, 12 çocuk tacizcisini geçmişte öldüren bir katil.. Ve günümüzde tekrar ortaya çıktığı görülüyor... Ayrıca bir yan konu olarak da Suriye'de olan savaşlardan dolayı Türkiye'ye gelmek zorunda kalan insanların sefilliğini, çaresizliğini ve onlardan yararlanmaya çalışan fırsatçı insanları da konu edinen bu kitap, gerçekten okurunu derinden etkiliyor. En azından kendi adıma bunu söyleyebilirim. Hem o taciz olayları, hem de çaresiz insanların başına gelenler sizi etkilerken, bir yandan da olayları takip edip sonucu merak ediyorsunuz, herkese tavsiye ederim.
"Mahluk diyorum ama gerçekte bizim gibi insandılar. Çıkar için her türlü kötülüğü yapmaya yatkın bir ruha sahiptiler, sonra da kendilerini bağışlarlardı. İnsanın en büyük kepazeliği işte bu bağışlanma duygusuydu. Kötülüklerin sürekli tekrar etmesinin nedeni de bu olabilirdi. Kendimizi hoş görmemiz, eninde sonunda inandırıcı bir gerekçe bulmamız. Olmadı, ben aciz bir kulum, her türlü kötülüğü yapabilir, suçu işleyebilirim, ama yaradanıma sığınır, kendimi bağışlatırım ucuzluğu."