Ercan Çakır

9/10
·198 syf.··
Beğendi
·
2018 14. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2018 22:52
Bu kitap övülmeyi fazlasıyla hak ediyor. Zaman bulduğum ilk fırsatta, bir değerlendirme yazmayı çok istiyorum. Daha detaylı bir şeyler yazma fırsatı bulana kadar, çok beğendiğimi ifade etmeden geçmek istemedim.
Yüzbaşının KızıAleksandr Puşkin · İletişim Yayınları · 201636,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2017 39. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2017 18:21
Bir ailenin ve bu ailenin atasının, kurulmasına ön ayak olduğu köyün yüz yıllık hikayesi. Ailenin her bir bireyinin katıksız yalnızlığı romana adını vermiş. Ve bu ailenin hikayesi çerçevesinde köyün bir kasabaya dönüşümünü, insanlarını, bir ülkenin iç savaş yıllarını, yüz yıllık bir kehanetin ilmek ilmek dokunuşunu okuyorsunuz. Yazarın yer yer soğuk gerçekçi cümleleri, yer yer masalsı ifadeleri hoş bir tat bırakıyor. Romanın kahramanlarının duygularını ve dünya ile bağlarını, dünyaya ve hayata etkilerini harika cümlelerle vermiş. Anlatımdaki yer yer zaman sıçramaları, okuyucuyu her daim zinde ve ilgili tutmayı başarıyor. Bir çok okuyucunun olumsuz yorumları etkisinde, önyargı ile başladığımı, ilk 50-100 sayfada benzer bir şekilde ilerlemekte zorlandığımda fark ettim. Fakat kitap ilk 50-100 sayfadan sonra aldı götürdü. Aldığı Nobel ödülünü ne kadar hak ettiğini ayan beyan ortaya koydu. Okuyacak olan arkadaşlara ön yargısız başlamalarını salık verir, iyi okumalar dilerim.
Edebiyat
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,4bin okunma
9/10
·479 syf.··
Beğendi
·
2017 25. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2017 22:36
Yüzlerce yıllık bir devletin yıkılış acıları ile, bir cumhuriyetin doğum sancılarının iç içe geçtiği bir devrin romanı Küçük Ağa. Dünya savaşı sonrasında Osmanlı toplumunun içine düştüğü yokluk... Bitmez tükenmez savaşlarda gençlerini, geleceğini yitiren Türk toplumunun zayıflaması ve gayrimüslimlerin zenginleşmesi. Devletinin zayıf düşmesi ile birlikte, yüzyıllardır birlikte mutlu mesut yaşadıkları gayrimüslimlerden gördükleri ihanetin, Türk toplumunun ruhunda açtığı yaralar çok güzel işlenmiş. Kuvayı Milliye yıllarının destanı gibi adeta. Tarık Buğra Kuvvacıların duygu ve çabalarını, vatanperverliklerini ne güzel işlemiş. O yıllarda, herkes vatanperver, fakat yöntemler farklı ve herkes kendi aklına yatan yöntemin zaferi getireceğini düşünüyor. Böyle zamanları sonradan değerlendirmek gerçekten zordur. Çünkü böyle zamanlardan sonra zaferin bütün madalyaları kazananlara verilir. Oysa Tarık Buğra vatan için çaba gösteren tüm taraflara mümkün olduğunca tarafsız bakmış romanında. Hepsinin duygularını ve karakterlerini, içinde bulundukları şartlar ile birlikte öylesine güzel ortaya koymuş ki; adeta hepsine söz hakkı vermiş. Bu açıdan yakın tarihimize ilgi duyan herkesin de okuması gereken bir romandır Küçük Ağa. Romanda yansıtılan ana atmosfer Kurtuluş savaşının hemen öncesinde, özellikle Batı Anadolu'daki havayı verirken, roman Konya Akşehir ve dolaylarında başlayıp gelişir. Daha sonra Bolu Düzce, Kütahya ve Ankara'da gerçekleşen olaylarla sonlanır. Romanda geçen ana karakterleri ve yardımcı karakterleri ise şöyle toparlayabildim; Çolak Salih, Niko, Ali Emmi, Mehmed Reşid (İstanbullu Hoca / Küçük Ağa), Emine, Doktor Minas Efendi, Vali Cemil Bey, Doktor Haydar Bey ( Gönülsüzlerin Haydar), Yüzbaşı Hamdi, Mülazım Niyazi, Sıhhiyeci Ali Çavuş, Topbaşların Halis, Yüzbaşı
Edebiyat
Küçük AğaTarık Buğra · İletişim Yayınları · 201511,8bin okunma
Puan vermedi
Şunu söyleyebilirim ki, okuyacak olan arkadaşlar öncelikle bildiğimiz klasik Habil ve Kabil hikayesi bulmayacaklarını bilsinler. Yazarlık geçmişinin karizmasıyla, Kabil'i kendi tiyatrosunda oynatmış. İnceden inceye allaha (kitapta böyle, küçük harfle başlıyor), tanrıya dine, dini şahsiyetlere giydirmiş. Dalga geçmiş. Aslında kitabı bunu bilerek aldım ve okumaya başladım. Edebi bir beklenti ile. Harikulade bir edebi üslubu olsa, ondan yana payımızı alsak da zamanımızı boşa yememiş olsak diyeceğim, o da yok. Onca konuşma var, ama düz yazı. Konuşma çizgisi yok, noktalama hak getire. Yordu beni. Daha fazla kendime eziyet etmemek adına, adetim olmayarak yarım bırakıyorum :(
Edebiyat
KabilJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201814,2bin okunma
9/10
·222 syf.··
Beğendi
·
2017 17. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2017 13:52
Okuduğum bu ilk Yaşar Kemal eserinden sonra, diğer Yaşar Kemal eserlerini hemen okuma listemin üst sıralarına aldım. Üstat yazarak değil, söyleyerek anlatıyor adeta. Okumuyor da dinliyor gibi insan. Dinliyor ve yaşıyor gibi. Bende Anadolu insanı üstüne daha çok okuma isteği uyandırdı.
Üç Anadolu EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202514bin okunma