2 sene önce yarım bıraktığım ama sonra eski kitaplığımda tekrar görüp yeniden okumak istediğim sevdiğim yazar Sabahattin Ali’nin bu romanı, hayattaki tembelliklerimizi, kötülüklerimizi, iradesizliklerimizi, bilgisizliklerimizi ve daha bir insanın sahip olabileceği bir çok kötü zaafı ‘İçimizdeki Şeytan’ın üstüne kolaylıkla yıkıp işin içinden sıyrılabildiğimizi(!) anlatıyor. Ana karakterlerden Felsefe öğrencisi olan ve hayatta bir anlam arayışı içinde olan, her zaman iradesizliklerinin kurbanı olan ve yaptığı kötülükleri kendi içindeki şeytanın yaptığını zanneden Ömer’de zaman zaman kendimden parçalar bulup zaman zaman da ondan nefret ettim ve onunla beraber hayatındaki anlam arayışı yolculuğuna çıktım.
“Halbuki bugün sonsuz zaman ve mesafenin içinde ben neyim? Bir solucandan, bir ayrık kökünden daha ehemmiyetsiz, daha değersiz, daha lüzumsuz bir mahlukum...”