Puan vermedi·120 syf.··
2026 19. kitabı
Hişt, Hişt! İnsanın içinde bulunduğu yalnızlığının duygular doğrultusunda anlatan bu hikayede yalnızlığın verdiği bir kızgınlık halini anlatır. Edebiyatın malzemesi insandır. Edebiyat merkezine insanı koyar ve insan dediğimiz varlığı her konuda doğru bir şekilde aktarmaya özen gösterir. Tanzimat’tan sonra yeniliğin öncüsü olan Şair ve Yazarlarımız yeni eserler meydana getirmek, bilgi ve tecrübelerini aktarmak için toplumu kalkındırma görevini üstlenmiş ve Tanzimat’tan günümüz Edebiyatına yenilenerek gelen Edebiyat kozadan yeni çıkan bir kelebek gibi güzelliğiyle soluk bir dünyayı renklendirmiştir. Bazen insanın kızgınlığı, bazen de mutluluğunu anlatır öyküler Hişt, Hişt adlı öykümüzde insanın yalnızlığını ve içine düştüğü durumu Hişt, Hişt! Sesleriyle renklendirmiştir. Böceklerin ve kuşların bu sesi çıkartması anlatıcımızın yalnızlığından kaynaklanan bir meseledir. Edebiyat insanın bilinçaltı ve davranışlarının sanattaki görünümünü gri bulutlar gibi güneşle birlikte yansımasıdır. Öykü türüde bu yansımaların aynasıdır. Öykücülük bir müessese olarak değerlendirdiğimiz de toplumun sesi olarak hayat buluşu ve bu hayatın sınırsız okyanusta yaşamını sürdürmesinin gerekliliği olarak yazarımızın hâla bugün yaşayan yazarlar olarak var oluşları nesilden nesile öğrenilerek gelişen ve devam eden bir müessesedir. Her hayatın kendine göre bir hikayesi vardır bu hayatlar içinde varolan birey yaşama tutunma faslında çaba göstermektedir, çünkü hayatta yaşamak bunu gerektirir azim ve çabanın açamayacağı hiçbir kilit yoktur öyküde insanları bu kapıya götürecek olan anahtardır. Okuduğumuz eserlerden çıkaracağımız sonuçlar okuyuculara kalmıştır, bazen hişt, hişt sesleriyle yalnızlığımızın birlikteliğini paylaşırız kitaplarla ve öykülerle yalnızlığımızı paylaşırız. Bilimsel olarak
1000 Kitap
Sabahattin Ali'nin Eserlerinin KaynaklarıMehmet Güneş (Ünyeli) · Hece Yayınları · 20174 okunma
Hissetmeyi ve bilmeyi birleştirebilmiş bir kişilik
7/10
·283 syf.··
2025 17. kitabı
Tekrardan merhabaalar:) Bugün 17. kitabımı da okudum. Oğuz Atay'dan okuduğum ilk eserdi. Açıkçası daha önce uzun uzun biyografi okumuş değildim, daha doğrusu biyografi kitabı okumuş değildim. O yüzden benim için iyi bir deneyim oldu. Neyse, incelemeye geçelim. Arkadaşlar bu kitap Mustafa İnan adındaki bir mühendisin hayat yolculuğunu anlatıyor. Kitap, kıyıda köşede kalmış bir eser değil, o yüzden eğer mâlumat elde etmek isterseniz kitap hakkında okuyabileceğiniz birçok yazı bulabilirsiniz. Fakat beni kitapta etkileyen bir yöne değinmek istiyorum. Mustafa İnan, pozitivist biri değil. Özellikle edebiyata olan düşkünlüğü çok kıymetli. Ayrıca kelime tahliline dair her şeyi çok seviyor. Maddede kaybolmamayı ve hayatı her yönüyle yaşamayı tavsiye ediyor bizlere. Anlamaktan ve hissetmekten bahsediyor. Sanki o günden bu günleri görmüşte eksik yanlarımızı tamamlaya çalışır gibi. Mutlaka okunmanızı öneririm. Özellikle storytel'deki beyefendi harika seslendirmiş kitabı. Güncel listem Türk Edebiyatı Okunanlar: 1. Çocukluğumun Soğuk Geceleri - Tezer Özlü (65 sayfa) 2. Efsuncu Baba - Hüseyin Rahmi Gürpınar (84 sayfa) 3. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu - Peyami Safa (112 sayfa) 4. Yılkı Atı - Abbas Sayar (112 sayfa) 5. Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali (160 sayfa) 6. İntibah – Namık Kemal (164 sayfa) 7. Aylak Adam - Yusuf Atılgan (192 sayfa) 8. Kuyucaklı Yusuf - Sabahattin Ali (250 sayfa) 9. Araba Sevdası - Recaizade Mahmut Ekrem (264 sayfa) 10. Karartma Geceleri - Rıfat Ilgaz (264 sayfa) 11. İçimizdeki Şeytan - Sabahattin Ali (267 sayfa) 12. Eylül - Mehmet Rauf (268 sayfa) 13. Yılanların Öcü - Fakir Baykurt (280 sayfa) 14. Bir Bilim Adamının Romanı - Oğuz Atay (283 sayfa) 15. Mücella - Nazan Bekiroğlu (344 sayfa) 16. Gün Olur Asra Bedel – Cengiz Aytmatov (417 sayfa) 17. Aşk -
Bir Bilim Adamının Romanı: Mustafa İnanOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202020,5bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Dikkatsiz bir gencin faydasız eyvahı: İntibah!
8/10
·142 syf.··
Beğendi
·
2025 16. kitabı
Merhabaalarr Bugün listemden 15. kitabı okudum. Listede 15. kitap değil, 15. adet kitabı diyorum. :) Türk edebiyatının ilk edebi romanı olan İntibah'ı hızlıca bitirdim. Kısa, çok kaliteli bir yazardan çıkmış tatlı bir eser. Edebi dili gayet iyi. Konu sapmıyor ve okurken yazarın olayları çok uzatmadan ama kaliteden de taviz vermeden yazdığını hissediyorsunuz. Kısaca konusu şöyle: Ali isminde 21-22 yaşlarında bir genç var. Mahpeyker adında bir kıza aşık oluyor ve birtakım olaylar yaşanıyor. Ardından bu kızdan ayrılıp Dilâşûb adındaki diğer kıza aşık oluyor. Fakat işler yine kötü gidiyor ve olaylar birbirini takip ederek en nihayetinde hazin bir son yaşanıyor. Çok zamanım yok, hele hele kalitesiz bir esere hiç zamanın yok diyorsan İntibah tam senlik. --- Bu arada listemi buraya paylaşıyorum. Belki benimle beraber ilerlersiniz ve 5-6 yıl sonra bir edebiyat kurdu oluruz. :) Benimle beraber okuyacak arkadaş varsa bana da çok iyi gelir. Bundan sonraki okuyacağım iki eser Bir Bilim Adamının Romanı ile Cevdet Bey ve Oğulları. Daha sonra zaten tatilim başlayacak ve İnce Memed'i okuyacağım. 25 gün falan ayırdım ona. Dünya edebiyatına ise hiç girmedim daha. Bir süre de girmem diye düşünüyorum en azından yaza kadar. Ha bir iki eser aldım ama devamı zor gelir. Bu arada 5-6 yılda bitirmem için (şu an 21 yaşındayım ve hedefim 26-27, en geç 29'a kadar) yılda yine 4 veyahut 5 kitap bitirmem gerekiyor. Kendimize yapabileceğimiz çok iyi bir yatırım diye düşünüyorum. Umarım faydalı olur. *** Türk Edebiyatı Okunanlar: 1. Çocukluğumun Soğuk Geceleri - Tezer Özlü (65 sayfa) 2. Efsuncu Baba - Hüseyin Rahmi Gürpınar (84 sayfa) 3. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu - Peyami Safa (112 sayfa) 4. Yılkı Atı - Abbas Sayar (112 sayfa) 5. Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali (160 sayfa) 6. İntibah –
İntibahNamık Kemal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,2bin okunma
-Robert De Niro mu şu?/ - Hayır Cevdet Enişte ;)
10/10
·160 syf.·
2024 41. kitabı
“Bizim oralarda kendi doğal haliyle birikip akan suya ‘kendi cazibesiyle gelen su’ derler. Elime yapıştırılan, kendi cazibesiyle gelen öyküler okudunuz.” (Erdal Güney) Kasabanın havuzlu avlusunun çay ocağındaki sohbetler,hikayeler, tartışmalar,dedikodular… Ve daha birçok güzelliği ile Kasabanın Akşam Hallerindesiniz… Gazeteci Nadir, Züccaciyeci Emin, Amigo Zafer, Çaycı Halit, Muhtar Ethem ve daha sayamadığım birçok kahramanı olan bir yer burası. Bu kasabanın hikayeleri okudukça sizi içine alıyor, samimi, doğal, yalın ve gerçekçi insanlarıyla birlikte Erdal Güney’in güzel hikayelerinin peşinden sürükleniyorsunuz. Erdal Güney’le “Hatırla Sevgili” dizisinin müzikleri ile tanıştım o zamandan beri müziğinin, bestelerinin ve şarkılarının hayranıyım. Şimdi de yazdıklarının… Ne yazarsa yazsın o kadar samimi o kadar güzel ki umarım daha çok yazar, daha çok okuruz. Şu anda. “Bavul” dergisinde öyküler yazmaya devam etmekte. Erdal Güney’in öyküleri ile tanışmak bir bestesini veya şarkısını defalarca dinlemek gibi… ( Gece ve Rüzgar, Yaprak ve Rüzgar, Ayaz, Kaşı Kemanım ve Çekilmiş Sularda’yı dinlemişseniz veya dinlerseniz ne demek istediğimi anlarsınız. Her müziğin nasıl bir hikayesi varsa; her hikayenin de bir müziği olur bana göre… Bu kasabanın öyküleri, bestesiyle çok güzel… Edip Cansever, “Yalan her tenha kasabanın akşam saatidir, rahat ol, bilirim ben kasaba hallerini,” derken, aradan Shakespeare çıkıp, “Beklemek cehennemdir,” diyor. “Her daim dalgalarla boy ölçüşeceğiz ve rüzgarımız çıkaracak bizi kıyıya, o ayrı…” “Zamanı kendi haline bırakırsanız insanı en can alıcı yerinden yakalar, orası da belleğidir sözü sanıyorum bu akşam farklı bir anlam buluyor.” “Denizdi bu! Rüzgarın atına binmiş dalgaları olurdu kıyıya vuran; tutamazsın, tutunamazsın, kaybolursun…” “Hayat
Edebiyat
Kasabanın Akşam HalleriErdal Güney · Sol Kültür · 202234 okunma
Leylek De Yuvada Üç Olur
8/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2022 13. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2022 07:32
Kasabanın Akşam Halleri, yıllar sonra doğduğu topraklara geri dönüş yapan yazarımızın Marguez’in “ Eğer genç bir yazara tavsiye verecek olsam yaşanmış şeyleri yazmasını önerirdim” sözünden hareketle kendinden yola çıkan öyküler yazmaya başlaması ile oluşmuş hikayeler. Bu hikayeler o kadar sahici, içten, yalın ve duru ki insan bir başlayınca öykülere su gibi akıp gidiyor . Kasaba, kasaba insanı ve kasaba hallerini anlatan öyküler Erdal Güney’in senaryo yazarı oluşunun da etkisi ile sanki bir sinema filmi izliyormuşcasına geçip gidiyor. Yazarın ifadesiyle kendi doğal haliyle akan suya “ kendi cazibesiyle gelen su “ derler, diyerek yazdığı öyküleri de kendi cazibesiyle gelen öyküler diye nitelendiriyor . Bu öyküler kasabadan yola çıkarak öykücülüğümüze yepyeni karakterler kazandırıyor. On sekiz öyküden oluşan bu kitabı mutlaka okuyun derim. Yazarında umarım öyküleri hep devam eder, biz de okumaya devam ederiz.
Edebiyat
Kasabanın Akşam HalleriErdal Güney · Sol Kültür · 202234 okunma
Leylek De Yuvada Üç Olur
Puan vermedi·144 syf.··
2022 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2022 16:41
Merhabalar Erdal abi evet evet ben müzik kontenjanından gelenlerdenim Bu kontenjandan sen nereye gitsen peşinden gelirim Kitabı almak için Antalya'ya imza gününe gelmeni bekledim..bekledim.. Ama yok artık daha fazla sabredemezdim. Kitabı elime aldığımda hem sabırsızlıkla okumak istiyor aynı zamanda kapağını bile kaldırmamak için direniyordum. Çünkü tek nefeste okumak istemiyor, sonu hiç gelmesin istiyordum. Yaklaşık bir iki gün kitapla bakıştıktan sonra tıpkı müziklerini dinlerken her seferinde ilk keşfim gibi hissettiğim için bununda aynı olacağından emindim 1000 Kitapta yapacağım alıntılar ve yorumlarımı bir sonraki okumama bırakmak istiyorum. Sen hep yaz, sen hep söyle...
Müzik
Kasabanın Akşam HalleriErdal Güney · Sol Kültür · 202234 okunma