Puan vermedi·640 syf.··
2026 22. kitabı
Ve güzel bir maceranın daha sonuna geldim. Karadenizli ve bir kaptan kızı olarak harika bir serüven ile hem hüzünlenip hem güldüm bu karlı havada mutlu son ile içimi ısıtan güzel ve hırçın aşk hikayesi kaleminize yüreğinize sağlık Nehir Erdem @nehirerdemhikayeleri #okudumbitti #kitap #kitapokumak #kitapkurdu #kitaplık #müptelayayınları Nehir Erdem
Alıntı
Barut - Lodos'un OğullarıNehir Erdem · Müptela Yayınları · 2018417 okunma
Bugüne kadar kırılmasın diye başkalarının üzerine titrediğimiz kadar, kendi kalbimizi koruyabildik mi? Bugün hayatta en çok ihmal ettiğimiz kişiyle, yani kendimizle yüzleşme vakti: Kendimden Özür Dilerim / Miraç Çağrı Aktaş Konusu: Fazla iyi niyet, insanı kendinden özür dilemeye mecbur bırakır. Öyle zamanlar yaşadım ki ne konuşarak anlatabildim kendimi ne de suskunluğum karşılık buldu. Şimdi geçmişe dönüp şöyle bir bakıyorum da kimler için yormuşum kendimi... Herkesin “o alışkın, o halleder, o affeder” dediği kişi olmuşum da bir tek kendime zor gelmişim. Herkesin her şeyi olmuşum da bir tek kendimi hayatın içinde unutmuşum. İnsan bunu çoğu zaman geç fark eder. Başkalarına iyi davranmayı erdem sanarak yaşar; anlar, tolere eder, susar ve sonunda taşar. Ama bir gün herkese gösterdiği anlayışı kendinden esirgediğini anlar. ​Bu kitap; bir suçlama ya da hesaplaşma değil. Kendini ihmal ettiğin yıllarla yüzleşme, kendi değerini yeniden hatırlama ve kendine geç kalmış bir özrü yerine koyma çağrısı. Çünkü bazen iyileşme, bir başkası bizi anladığında değil, kendi yaramıza ilk kez ciddiyetle dokunduğumuzda başlar. ​Belki okurken, yıllardır taşıdığın yüklerin sana ait olmadığını fark edeceksin. Ve belki de ilk defa, aynaya bakıp kendine şunu söyleyebileceksin: “Kendim... Sana geç kaldım. Özür dilerim.” Hayatınızda bir kez olsun aynanın karşısına geçip kendinizden samimi bir özür dilediniz mi?
İnceleme
Kendimden Özür DilerimMiraç Çağrı Aktaş · İndigo Kitap · 2026221 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
34- Renata Salecl – Kabalık Çağı
Puan vermedi·144 syf.··
2026 102. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 17:39
34- Renata Salecl – Kabalık Çağı Nezaketin Maskesi Neden Düştü? Renata Salecl’in Kabalık Çağı kitabı, ilk bakışta gündelik hayatta giderek daha fazla karşılaştığımız saygısızlık, öfke ve tahammülsüzlük üzerine yazılmış gibi görünür. Ancak kitap ilerledikçe mesele yalnızca insanların daha kaba davranması değildir. Salecl, kabalığı bireysel bir karakter kusuru olarak değil; neoliberal kapitalizmin, rekabet kültürünün ve performans baskısının ürettiği toplumsal bir belirti olarak ele alır. Kitabın temel sorusu oldukça basittir: Neden birbirimize karşı daha tahammülsüz hale geldik? Bu soruya verilen yanıt ise yalnızca görgü kurallarıyla açıklanamayacak kadar kapsamlıdır. Salecl’e göre kabalık, insanların iç dünyalarındaki kaygılarla, toplumsal düzenin beklentileriyle ve ekonomik sistemin yarattığı rekabet ortamıyla yakından ilişkilidir. Mutlu Olmak Zorunda Mıyız? Kitabın dikkat çekici bölümlerinden biri, günümüzde mutluluğun nasıl bir zorunluluğa dönüştüğünü tartıştığı kısımdır. Salecl, modern insanın yalnızca başarılı değil, aynı zamanda sürekli mutlu görünmek zorunda bırakıldığını savunur. Kişisel gelişim kültürü, motivasyon konuşmaları ve sosyal medya paylaşımları bireye sürekli aynı mesajı verir: “Yeterince istersen başarabilirsin.” Bu söylem ilk bakışta olumlu görünse de Salecl bunun karanlık bir tarafı olduğunu gösterir. Eğer başarı tamamen bireyin çabasına bağlanıyorsa, başarısızlık da kaçınılmaz olarak bireyin suçu haline gelir. Böylece yapısal sorunlar görünmez olurken insanlar kendi yetersizlikleriyle mücadele etmeye başlar. Bu noktada kitap, çağdaş mutluluk söylemlerine önemli bir eleştiri getiriyor. Narsisizm ve Kendini Pazarlama Baskısı Salecl’e göre günümüz insanı yalnızca yaşamakla yetinmiyor; kendisini sürekli pazarlamak zorunda hissediyor. Sosyal medya
İnceleme
Kabalık ÇağıRenata Salecl · Metis Yayınları · 20267 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2026 45. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 09:23
Kireç Ocağı, aslında bir insanın yıkılışını değil, düşüncenin toplumla karşılaşınca nasıl öğütüldüğünü anlatıyor. Konrad'ın sözlerinde görünen delilik, belki de dünyanın akıllılığına duyulan en büyük itirazdır. Çocukluğunu cehennem gibi hatırlayan, insanlarla kirlenildiğini söyleyen, düşüncenin susturulduğu bir düzene öfke duyan Konrad; yalnızca kendisini değil, çağını da yargılar. Roman boyunca insanın en büyük mahkûmiyetinin dört duvar değil, anlaşılmamak olduğu hissediliyor. Çünkü toplum çoğu zaman hakikati söyleyeni dinlemek yerine susturmayı tercih eder; düşünceyi çürütmektense düşünürü "deli" ilan etmek daha kolaydır. En tehlikeli olan da budur: Kulakların duymayı, beyinlerin düşünmeyi bıraktığı yerde sessizlik erdem, itaat ise akıl sanılır. Belki de Bernhard'ın en acımasız cümlesi şudur: İnsan, çoğu zaman başkalarıyla değil, başkalarının beklentileriyle kirlenir. Bu yüzden Kireç Ocağı, bir cinayetin değil; hakikatin, düşüncenin ve insan ruhunun yavaş yavaş boğuluşunun romanıdır. Sayfalar ilerledikçe anlıyoruz ki bazen en büyük kireç ocağı taşları değil, insanın kendi zihnidir; içine düşen her düşünceyi ya taşa çevirir ya da toza.
Duygu ve Düşünce
Kireç OcağıThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2025412 okunma
Puan vermedi
​Platon, Menon diyaloguna şöyle başlar: “ Erdem öğretilir mi yoksa erdemli yaşamakla mı elde edilir? Veyahut öğrenmekle yaşamakla değil de doğuştan veya başka bir yoldan mı geliyor?” İşte Platon tüm Menon diyalogunda bu soruların cevabını arar ve erdemi Sokrates ve Menon’un karşılıklı konuşmalarıyla inceler. ​Ona göre erdem tek bir şeydir. Bir erkeğin erdemi farklı, kadının erdemi farklı veya bir kölenin erdemi farklı değildir. Erdem tek bir şeydir ve tüm insanlar için ortak olan bir şeydir. Mesela diyalogunda Menon’un söylediği gibi erkeğin erdemi onun iyi işler yapması, bunu yaparken dostlarına yararlı olması, düşmanlarına zarar vermemesidir. Bir kadının erdemi ise evinin işlerini iyi yapması kocasına itaat etmesidir. Oysa ki Sokrates’in Menon’a cevap verdiği gibi; erdemler kişilere göre değişmez biz bir erdemden bahsediyorsak bu tüm insanlar için geçerli ve bir olmak zorundadır. Örneğin; sağlık kadında, erkekte, yaşlıda ve çocukta farklı bir şey değildir. Tüm herkeste sağlık aynı şeydir. İşte erdemde sağlık gibi tüm insanlar da bir olan bir şeydir. Cesurluk, ölçülülük, bilgelik, iyi yüreklilik gibi bir sürü erdemde yoktur. Oysa erdem tüm bu saydığımız şeyleri içeren bir şeydir. Örneğin; beyaz, siyah, mavi vb. tüm bunların hepsi bir renktir. Beyaz renk veya siyah renk farklı manaya gelmez her ikisi de sonuçta renktir. İşte cesurluk, bilgelik… gibi niteliklerde bu renkler gibidir. Erdem bunların toplamıdır. ​ Peki erdem nedir? Menon bu soruya şu cevabı verir: “Güzele duyulan istekle onu elde etme gücüdür.” Peki güzele duyulan istekle iyiye duyulan istek bir midir? Birdir. Buradan da şu çıkmaz mı: Bazı insanlar kötüyü bazı insanlarda iyi isterler. O zaman bazı insanlar bile bile veyahut kötüyü iyi sanarak isterler. Bir şeyi kötü olduğunu bile bile istemek olur mu?
MenonPlaton (Eflatun) · Karbon Kitaplar · 20211,300 okunma
9/10
·77 syf.··
2026 41. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 19:01
mutlu bir yaşamın formülünü stoacı felsefenin bilgeliğine, adaletine, cesaretine ve ölçülülüğüne yoruyor. doğru ile yanlışı ayırıyorsanız bilgesinizdir dolayısıyla mutlu. adaletli iseniz bilgesinizdir dolayısıyla mutlu. hayatın size karşı getirdiği zorlukları problem ve acıları göğüsleyebiliyorsanız cesaretlisinizdir yani erdemlisinizdir ve mutlu. hayatınızdaki öfkeleri istekleri ve hazları ölçülü bir seviyede tutabiliyorsanız erdemlisinizdir yani mutlu. işte bu 4 madde stoacılığın cve mutluluğun hedeflediği erdem ve bilgeliğe sahip olununca gelinen mutluluğun sebebleridir. ayrıca hayatın yeterince uzun olduğunu yanlızca bizim onu boşa harcadığımızı söyleyen kitabın sonunda bir de nasihat bölümü var. tartışıyor gibi serbest bir dille yazmış seneca ki bu da iyi olmuş. bilgelik yolunda olmayan ve insanlığa katkısı bulunmayacak insanları kamçılamış oluyor :) kitaba senecanın anlatacak daha çok şeyi vardır diye düşündüğümden 1 puan kırım 10 üzerinden 9 verdim. daha ayrıntılı görüşlerimi youtube kanalımda pazar saat 9.00 paylaşacağım. baysss ;)
Mutlu Yaşam Üzerine – Yaşamın Kısalığı ÜzerineSeneca · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202514,6bin okunma