İnsanlar kötülüğe akınlarca gider, onu kolayca elde ederler; kötülüğün yolu düz, olduğu yer yakındır; iyiliğe ulaşmanın önünde tanrıların koyduğu alın teri vardır, ona ulaşan yol ise uzun, zorlu ve diktir.
Devlet nasıl oluru, olmalıyı ele alan sadece devleti değil insanın olması yada davranması gereken kalıpları oluşturuyor. Kitap tek başına bir devletin tüm kurum ve kuruluşlarının tüzüğünün kaynağı olmaya yeterli. Sosyolojik gerçekleri göz önünde bulundurarak toplumun etik değerlerinin nasıl olması gerektiğini tartışarak ele alması mükemmel. Düşünün artık bunlar 2500 yıl önce yazılmış. Kitabı okuduktan sonra sadece bilim ve teknik anlamda uzay çağında olduğumuzu 2500 yılda 1 yıl dahi ileriye gidemediğimizi anlamaya başlayacaksınız...
Elif Şafak'ın kitapları başlarda sıkıp merak uyandırmaz. Sayfalar ilerledikçe içtenlikle benimsersiniz yazdığını. En büyük handikabı feminizmin etkisinde bir kalemi olması. Keşke bunu biraz törpüleyebilse. Bu kitapta ciddi anlamda feminizmin etkisinde kalarak yazdığı için duygu sömürüsü yaptığını düşünüyorum. Kadınların bazı zamanlardaki ruh hallerini, beklentilerini, bunalımlarını, duygusal sapmalarını incelikle işliyor. Kendi hayatından kesitleri ve anne adayı olmanın sürecindeki ruhsal karmaşayı cesurca yazarak okuyucuya sunmuş.