"Atatürk'ün askeriyim," diyebilmeyi isterdim ama bana ancak Atatürk hakkında yazanlardan biri olmak düştü.
Okuyacaklarınızı, O'nun hakkında yazılmış pek çok kitabı okuyup inceleyerek edindiğim birikimi yüreğimdeki Atatürk sevgisiyle harmanlayarak yazdım. İstedim ki okurlarımı bu kitapta İyi Asker ve Kurucu Devlet Adamı Atatürk'ün değil, çocuk Mustafa'nın, delikanlı Mustafa Kemal'in, dost, âşık, evli, boşanmış ve en sonunda hasta ama her dem yalnız bir adamın iç dünyasına götüreyim. Hatalarım olduysa O, beni kocaman yüreğiyle umarım bağışlar.
Sevgili Okurlarım, sizler de öyle yapın, e mi?"
Diyerek sonlandırıyor sevgili Ayşe Kulin kitabını. Aslında bir bakıma da kitabında neler anlattığını nokta vuruşları ile söylüyor.
Ben de bir okur olarak daha önce Ata'mı anlatan pek çok kitap okumuştum. Bunlar daha çok tarih ve anı kitaplarıydı. Onun hayatı, yaptıkları, fikirleri hakkında bilgi verici eserlerdi. Bu kitapta ise ere, kemiğe bürünmüş, duyguları olan bir insan olarak O'nu okumak güzel bir okuma deneyimi oldu. Kitapta Ata 'nın ben diliyle çocukluğu, ailesi, öğrenciliği,gençliği, askerlik yılları, idealleri, savaşları, mütareke ve anlaşmaları, aşkları, evlatlık edindiği çocukları, arkadaşları, yaverleri, ilkeleri, umutları anlatılıyor. O'nun duygusal dünyası resmediyor.
Her zaman için minnet duyduğum, saygıyla andığım Ata 'mın duygusal yönünü hiç düşünmediğimi, belki de güçlü kişiliği ile onu hep yücelttiğimi farkettim.O bu dünyaya çok fazla insandı
Sonra, bu kez de gönül sesimle son defa, insanüstü fedakârlıklar ve gayretlerle var edilmiş vatanımı, en doğru değerlerle yetişmekte olan Türk gençliğine emanet ettim
İçim rahat gidiyordum, biliyordum ki ihaneti gören kuşağın torunları onlara emanet edilen değerleri gözleri gibi koruyacaklar, Cumhuriyetlerini çağdaş