Avcı,"Baba, nasıl olur, bu yaban adamı hayvanlarla arkadaş olmuş. İnsanla hiç arkadaş olabilir mi?"
"Oğlum, hayvanlarla arkadaş olabilen, neden insanla olmasın. Yalnız onu eğitmek, insan gibi yedirip içirip insanlaştırmak gerek."
"Babacığım bunu kim yapabilecek, biz insanlaştırabilir miyiz onu?"
"Hayır oğlum, onu ancak bir kadın eğitebilir. Biliyorsun, çocukları doğdukları andan itibaren anneleri eğitir. Konuşmayı, yemeyi, içmeyi, sevmeyi, gülmeyi hep annelerimiz bize öğretti. Onun için bu adamı da ancak bir kadın eğitebilir.
Ellerle o zevk etti ben ateşlere yandım
Çektim o kadar cevr ü cefasın ki usandım
Derlerdi kabul etmez idim şimdi inandım:
Gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül
(Osman Nevres)
Günlerden birgün Mecnun gönlü kırık, gözü yaşlı, yorgun, bitik, çölde dolaşıyordu. Gezerken, yolu bir kayalığa düştü. Kayalardan birinin üzerinde, yan yana bir erkekle bir kızın çizilmiş resmini gördü. Bunlardan biri Leylâ'nın, birisi de kendisinin resmiydi. Kaygılı, perişan Mecnun, sevgilisinin resmini güzelce kazıyarak kayadan sildi. Bu sırada oradan geçen biri, neden kızın resmini oyup kazıdığını sorunca Mecnun ona şöyle dedi:
"Bizim için gerçek yalnız birdir. Biz, ayrı ayrı iki resim olamayız. İkimize bir simge yeter."
Adam bir daha sordu:
"Sevgilini yok edip de kendini bırakman doğru mu? O siliniyor da sen neden kalıyorsun? Hiç olmazsa kendi resmini sil de onunkini bırak!"
Mecnun şu cevabı verdi:
"Onun kabuk benim iç olmam doğru değil. Ben kabuğum, o benim içimdedir. Sevi yolunda sevenin sevgilisine örtü olması gerekir. Seven tendir, sevilen de can...
Mecnun Kabe'ye gider ve dua eder;
Ey Tanrı'm aşk adına aşka kıl tutsak beni
Bir an aşk belasından eyleme ırak beni
Azaltma derdi benden dermanım derdim olsun
Yani aşktan yandıkça aşka daha yak beni
Alma cehennemimi o cehennem bendedir
Mutsuzlukla mutluyum kendimde bırak beni
İçimin yangınından öyle güçsüz düşür ki
Leylâ'ya dek savursun rüzgâr olarak beni
Ben beni bilmeyeyim savrulup da yeleyim
Ayağına düşünce sansın bir yaprak beni
Ayağı değsin diye kapısı eşiğine
Yüz sürüp sürüneyim alsın da toprak beni