Eric Fromm’un Sahip Olmak Ya Da Olmak kitabın “Geleneksel öğreti mi ruhsal maneviyat mı” ikilemini, Fromm’un kendi terminolojisine sadık kalarak yazdığı denemelerden oluşuyor. İzleği yol boyunca ontolojik varoluşun temel dinamiklerini ve metodolojisini ortaya koymaya çalışmış. Kavramsal çatışmayı inşa ederken; teolojinin, materyalist kapitalizm eleştirisinin, mistisizminin, felsefi antropolojinin ve dünya edebiyatının kanonik isimlerinden faydalanıyor.
İzlediği bu kapsamlı yolda benim ilgimi çeken kısımlar Özelikle teolojik katmanlar oldu. Metnin büyük bölümünün; Hristiyanlığın, Yahudiliğin ve Doğu öğretilerinin arketiplerinden ve mitsel anlatılarından yoğun biçimde beslendiğini görebilirsiniz.
Benzer bir varoluşsal potansiyele sahip dinsel dogmaları ve ajitasyon ritüelletini keskin bir dille reddetmiyor. Aksine varoluşun ontolojik temellerinin inançlar üzerine kurulu olduğunu kabul ederek teslim oluyor. Bunun yanında; sıklıkla madde ile ruh arasındaki çatışma üzerinde duruyor. Manevi inaclar ile şahsi çıkarlar arasındaki ayrılmaz iletişimi reddederken hümanizmin psikanalizinde kronolojik veya kavramsal olarak nasıl bir konuma karşılık geldiği üzerinde duruyor. Ona göre; sibernetik insan artık teolojik öğretileri yüzeyde kabul etse de, derinde kendini tanrı ilan ederken farkında olmadan resmi ve gayri resmi birçok dine bağlı hareket ediyor. Açıkçası bu haliyle bir sistem eleştirisi gibi dursa da; putlaştırdığımız birçok kavrama ve toplumsal sorunlara karşı da etkili bir farkındalık oluşturuyor.
Kapitalizmin insanı nesneleştirdiği ve "ne kadar mülke sahipsen, o kadar varsın" dediği 20. yüzyılda Fromm, teolojiyi tersyüz ederken, sosyal ilişkilerimiz üzerinden de farklı örneklerle tezini güçlendiriyor.
Evet “sahip olduğun kadar varsın” mottosu kesinlikle tersyüz
Sevme Sanatı, sevginin bir "duygu" değil, bir "eylem" ve "karar" olduğu gerçeğiyle yeniden yüzleştiren kitaptır. Erich Fromm sevgiyi “emek verilmesi gereken bir disiplin” olarak adlandırır ve “doğru kişiyi bulma" saplantısını ve insan ilişkilerini birer tüketim nesnesine dönüştüren piyasa odaklı yaklaşımları eleştirir. Fromm'un sevgi için şart koştuğu ilgi, sorumluluk, saygı ve bilgi gibi kavramları sağlıklı bir kişiliğin temeli olarak görsem de yazarın yer yer fazla öğretici bir tona bürünmesini ve cinsiyet rollerine dair güncelliğini yitirmiş keskin ayrımlarına katılamadım. Yine de benim gözümde bu eser, romantik bir rehberden ziyade sevginin ancak kişinin kendi karakterini olgunlaştırmasıyla mümkün olabileceğini savunan derinlikli bir manifestodur.
Sevme SanatıErich Fromm · Say Yayınları · 20207,8bin okunma
Bilim kurgu türünün göz bebeği kadın yazar Ursula Le Guin (2018) tarafından 1974 yılında yayımlanmış bir eser Mülksüzler. Kendisini feminist-anarşist diye tanımlamak çok basit kalır zannımca. Birçok eseri Türkçe'ye çevrilmiş ve bu türe ilgi duyuyorsanız zaten kitaplarından birini mutlaka edinmişsinizdir. Ben halihazırda 'Karanlığın Sol Eli' kitabını okuyorum ve mutlaka onu da okumanızı öneririm. Mülksüzler'e dönersek;
Diyalektik Ütopya: İdeal toplum tasarımını, değişimin ve gelişimin itici gücü olan diyalektik yöntemle ele alır, yani toplumsal çelişkileri (tez-antitez) çözümleyerek daha ileri ve ideal toplumsal aşamaya ulaşmayı hedefler. Ursula da bu kitapta iki farklı düzene sahip gezegenin artı eksilerini sunarak her ikisini de eleştirerek ideal bir dünya nasıl olmalıdır ya da nasıl olmamalıdırı arıyor.
*Spoiler içerir*
İki gezegen: Anarres (Anarşist) ve Urras (kapitalist-emperyalist)
Urras'tan 200 yıl önce pasif bir başkaldırı ile Odo önderliğinde Anarres'e göç eden bir halk. Odoculuk felsefesini sürdürüyorlar. Karşılıklı yardımlaşmaya, eşitliğe, ortak mülkiyete dayalı bir toplum düzeni hakim Anarres'te. Zor iklim şartları, kıtlık, kuraklık ile baş etmeye çalışıyorlar. Hiçbir şeye sahip değilsiniz burada. Eviniz, lambanız, arabanız, aileniz, çocuğunuza bile. Serbestlik ve mülkiyetsizlik hakim.
Roman boyunca özgürlük, paylaşım, mülksüzlük, sahipsizlik, tüketim, dönüşüm gibi söylemler sorgulanmakta.
1960'ların devrimci ruhunu yansıtıyor roman. Gezegen isimleri bile USA-SSCB'ye göndermede bulunuyor. Kapitalist düzen eleştiriliyor. Kitabın türüne bilim kurgu desek de hem politik hem distopik hem ütopik edebiyatı kucaklıyor.
Ana kahramanımız fizikçi Shevek karakterini Oppenheimer'den esinlenmiş yazar. Kitapta sembolik çok şey var, mesela duvar. Berlin Duvarı
MülksüzlerUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 202215,6bin okunma
Sevmek bir eylem mi yoksa bütüncül bir duygu mu ? Sevmek bir duygunun yoğunluğu mu ya da bir eylemin kendini açığa çıkarması mı ?
Eric Fromm bu kitapta bize sevmenin sınırsızlığını varoluştaki bütünlüğü ve belkide sevmeye bir sanat olarak kendinden başlamanın psikolojik yaklaşımlarını en net şekilde gösteriyor…
Bir eylem olarak mı sevmek yoksa varoluşsal olarak mı açıkçası kararsız kaldım diyebilirim ama şunu söylemek mümkün, insan sevmeden başlar, bir şeylere başlamaya …
Kitabı okurken aklıma ister istemez şu geldi; Kur’an besmele ile başlar ve iki isim Rahman ve Rahim isimleri eşlik eder yaradının yarattığını sevdiğini gösteren…
Kitap hem tarihsellik hemde güncellik olarak akıcı ve özellikle aile ve çocuk yetiştirme konusunda da doyurucu…
İnsan bu kitabı severde eylemsel mi yoksa olgusal mi kararsız kaldım :)
Sevme SanatıErich Fromm · Say Yayınları · 20207,8bin okunma
Eric Fromm'un Sevme Sanatı'nı okumam gerekiyordu ama başlıktan ötürü yanıldım ve bu kitabı okudum. Kitabın yayınevi pek iyi değil bence. Yazar ki burada yazar Eric Fromm değil, değişik bir üsluba sahip. Yer yer kaba. Dili de çok yorucu. Bu biraz da kitabın konusuyla alakalı olabilir ama bir şeyi söylemenin bin türlü yolu var ve bu kitapta pek de iyi yollar kullanılmamış bana kalırsa. Okudum ama zorla okudum. Başladım madem bitireyim, diyerek. Şimdi asıl kitabın sesli versiyonunu dinlemem gerek. Bence bu kitapla vakit kaybetmeyin. Yine de hiçbir şey katmadı, diyemem. Odaklanıp anlayabildiğim kısımlarda bir şeyler de kattı. Ama bu kadar yorulmaya değmezdi. Asıl kitabı merak ediyorum. Umarım o da hayal kırıklığı olmaz.
Sevgi adına yazılmış çok güzel bir kitaptı, sevginin tanımları insanlar üzerindeki etkisi çok etkileyici ve yerli yerindeydi.
Eric Frommun düşüncelerini severim, bu kitap da okumaya değer.
Sevme SanatıErich Fromm · Altın Post Yayıncılık · 20127,8bin okunma