"Gerçek mutluluk budur: hiçbir yükselme olmadan bütün o tutkulu olduğun yüksekliklere erişmişsin gibi köpekçesine çalışmak. İnsanlardan uzak yaşayıp onları sevmek ve onlara gereksinme duymamak. Noel olunca, iyice yiyip içmek. Sonra bütün tuzaklardan yalnız başına kaçmak. Yıldızlar tepende, toprak solda, deniz sağda olsun ve birden, kalbinin içinde hayatın son çabasını da tüketip masal olduğunu duyasın."
Zorba dönüp alaylı alaylı beni süzdü
"Patron," dedi,"sen şimdi sanıyorsun ki, oturup sana, âdet olduğu üzere Girit'te kaç Müslümanın kafasını koparıp kaçının kulağını kestiğimi anlatacağım. Bunu aklından çıkar; ben bunu yapmaya üşeniyor, utanıyorum.
Aklımın başımda olduğu şu sırada, sana hiçbir şey yapmamış olan başka bir insana saldırıp onu ısırmanı, burnunu koparmanı, kulağını kesmeni, karnını deşmeni ve bu arada Tanrı'yı da yardıma çağırmanı gerektiren bukudurganlık nedir diye düşünüyorum; bu, Tanrı da gelip
burun ve kulak kessin ve işkembe deşsin mi demektir?..