İbretlik bir hikaye lütfen sonuna kadar sabırla okuyunuz.
Zamanın behlinde bir kaynana ile gelin varmış ve bunlar bir türlü anlaşamazlar. Evde huzursuzluk büyüyünce gelin beldenin en meşhur aktarına gider ve durumu şikayet eder. Kendisinden bir karışım ister ve bununla kaynanasını zehirlemek istediğini, böylece huzursuzluğun ortadan kalkacağını söyler.
Aktar gün görmüş ilim ve marifet sahibidir. Tamam kızım çok haklısın der ve ona otlardan bir karışım hazırlar. Aktar geline der, kızım bu karışım çok ağır etkili bir karışım sen bunu üç ay içerisinde kayın validenin yemeklerine azar azar koy ki senin yaptığın anlaşılmasın. Hatta öyle ki bu karışımı yemeklerine koymaya başladığın andan itibaren ona çok iyi davran, onun sevdiği yemekleri yap, güler yüzlü ol ve onu üzecek şeyleri yapmaktan sakın, böylece beyin dahil senden hiç kimse asla șüphelenmeyecek diye tembihler.
Gelin eve döner ve yaşlı aktarın sözlerini bir bir yerine getirir. Günler, haftalar, aylar geçmeye başlar. Gelinin bu davranışları ile kaynanada değişimler olmaya başlar artık gelinini seviyordur ve gelinine o da iyi davranmaya ona iltifat etmeye başlar ve böylece ikisi arasında bir muhabbet bir sevgi hasıl olur. Evde kavgalar münakaşalar biter bir huzur sükunet ortamı oluşur. Kaynanasından nefret eden gelin artık onu sevmektedir. Onun ölmesini istemiyordur artık ve ölümüne sebep olmayı da istemez yaptıklarından pişman olur. Bu kötülüğün farkına varır geceleri gözüne uyku girmez. Bu sefer kayın validesini ölümden kurtarmak için yaşlı aktarın yolunu tutar.
Aktara girip telaşla ne olursunuz efendim bu zamana kadar kaynanama verdiğim zehri kanından temizleyecek bir karışım yapın bana lakin artık onun ölmesini istemiyorum onu çok seviyorum diyerek ağlayan geline yaşlı aktar tebessüm ederek der ki;