Puan vermedi·240 syf.·
2026 50. kitabı
İsmet Özel’in bu erken dönem eserleri, dil işçiliği ve teknik açıdan başarılı bazı güzel şiirler barındırsa da genel atmosferiyle her okura hitap etmeyen keskin bir yapıya sahip. Kitabın bütününe devrim, silah, kan ve cephane gibi sert, ideolojik kavramlar hakimdir. Dönemin tarihi ruhunu hissetmek isteyenler veya "isyan" temalı edebiyattan hoşlananlar için çekici olabilir. Tekil olarak başarılı şiirler barındırsa da, genelindeki yoğun "barut kokusu" ve kavga teması nedeniyle, şiirden daha farklı bir estetik haz bekleyenlerin sevebileceği tarzda bir kitap değildir.
Şiir
Erbainİsmet Özel · Tiyo Yayınevi · 201211,6bin okunma
10/10
·110 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 20:38
Bu kitabı okumaya başladığımda bu kadar akıcı olacağını düşünmemiştim hiç. Kitabın özeti sanki şu cümlede gizliydi: Emrayin dişlerini sıktı, yine de acılarla inledi, ama bir şey söylemeye cesaret edemedi. Konuşmadan, düşünce yoluyla veda ediyordu oğluna. Bu veda sürdükçe, kalkıp son adımını atması da o kadar zor oluyordu. O gece şunu da anladı: O güne kadarki hayatı , o gecenin, o anın hazırlayıcısı idi. Doğmuş, yaşamış ve şimdi, son gücüyle, oğlunda kendini sürdürmek için ölüyordu.
Duygu ve Düşünce
Deniz Kıyısında Koşan Ala KöpekCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 20185,8bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·110 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
Herkese merhaba. Cengiz Aytmatov’un daha önce Beyaz Gemi, Elveda Gülsarı, Selvi Boylum Al Yazmalım, Toprak Ana, Cemile, İlk Öğretmenim, Gün Olur Asra Bedel kitaplarını okumuştum. En sevdiğim kitabını seçemiyorum çünkü çoğunu çok severek okudum ama İlk Öğretmenim ve Beyaz Gemi’nin yeri bende ayrı. Bu kitabını da en az diğerleri kadar severek okudum. Cengiz Aytmatov’un kitaplarında artık şaşırmadığım tek şey kitaplarının sonu asla mutlu bitmiyor. Birileri bir şekilde eksik kalıyor bu kitabında olduğu gibi… Bu kitap diğer kitaplarından farklı olarak bozkırda değilde denizin tam ortasında geçiyor. Bozkır tasvirini ustalıkla yapan Cengiz Aytmatov burada denizi müthiş bir ustalıkla tasvir etmiş. Orhan Ata, Emrayin, Mılgın ve Kirisk’in hikâyesi... Kirisk henüz çocuktur. Denize dair babası, dedesi ve amcası kadar bilgisi yoktur. Hikâye babanın evladını denizle tanıştırmak istemesiyle başlar. Dört kahraman denize açılır ve denizde bilmedikleri ama içten içe tahmin ettikleri acımasız sona doğru yol alırlar. Denizde yaşanan felaketlerden dolayı işler istedikleri gibi gitmez ve Kirisk’in hayatta kalması için Orhan Ata, Emrayin ve Mılgın canını feda eder. Hüzün dolu bir hikâyeydi. Kitapta beni en çok etkileyen alıntı şuydu: “Koca bir denizin ortasında susuzluktan ölüp gitmek korkunç bir şeydi.”
Deniz Kıyısında Koşan Ala KöpekCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 20185,8bin okunma
Puan vermedi·375 syf.··
2026 11. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 21:14
Zülfikar 'ın Hükmü ve Erbain Fırtınası üstüne iyi gider ve karşılaştırmalı bir fantastik edebiyat okuması olur düşüncesiyle başladığım serinin ilk kitabı beklentimi karşılamadı fakat benzerlikler beni şaşırttı: Bizdeki 12.Daire gibi İngiliz Emniyeti'nin içinde de bilimdışı olayları soruşturan ve çözen gizli bir birim, Lokman Hekim Ocağı ve Yediler gibi şer güçlerle mücadele eden Sir Isaac Newton'un 1775 yılında oluşturduğu gayriresmi topluluk, vampirler, ruhlar, hayaletler.. Ancak bizim Geceliler, Yörükler, Solaklar'ımız kesinlikle daha renkli, ayrıntılı ve derinlikli işlenirken buradaki bilimdışı varlıkların doğuş öyküleri yüzeyseldi; belki de serinin diğer kitaplarında yine değinilecektir bilemiyorum...Polisiye kısmı ise iyi başlamışken bir yerden sonra okuru kitaptan koparan ayrıntılara fazlasıyla yer verilince çok sevdiğim İngiliz mizahı da polisiye unsurları kurtarmaya yetmedi ne yazık ki... Romana adını veren Thames Nehri ve kollarına hükmeden Thames Ana ve Thames Baba arasındaki geçmişi ve çekişmeyi öğrenmekten, çocuklarının ruhlarının insansı tezahürlerini tanımaktan hoşnutum ve roman sadece bu yönde devam etseydi keşke... Bu arada özenli çevirisi, dipnotları, kitap için harcadığı mesaisi ve araştırmalarını yazdığı yorumunu başka bir okur sitesinde gördüğüm Aslı Dağlı 'ya teşekkürlerimi iletiyorum.
Londra NehirleriBen Aaronovitch · Epsilon Yayınevi · 2019119 okunma
10/10
·624 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
56 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 12:00
Küçükken büyükannemin anlattığı masallar arasında bazen tasavvuf kültürümüze ilişkin "kırklara, yedilere karışmak" deyimini duyar, anlamını öğrenmek için ısrar ettiğimde hep geçiştirir ve merakım iyice depreşirdi. Saygın Ersin de bu deyimden mi yola çıktı bilmiyorum ama edebi yönü güçlü ve orijinal kurgusuyla coğrafyamızın kadim kültürlerinin günümüze uzantısını ustalıkla anlatmış. Fantastik türü sevenlerin bu güzel seriyi kaçırmamasını tavsiye ederim. İlk kitapta Yediler hakkında aklımıza takılan soruların cevaplarını, Geceliler'in akrabalık şeceresini, 12.Daire 'nin nasıl kurulduğunu Erbain Fırtınası 'nda daha detaylı öğreniyoruz. Yediler içinde en çok Hektor'un arkadaşı Truvalı Behruz Usta'yı sevdim.Taşıdığı yüke ve başına gelenlere rağmen metaneti, irfanı ve şefkatine hayran olurken davranışları, hikmetli sözleri zaman zaman gözlerimi yaşarttı. Üçüncü kitap yeni bir maceranın başlangıcı olduğu için serinin son kitabı yayınlanmadan başlamayı düşünmüyorum.
Erbain FırtınasıSaygın Ersin · April Yayıncılık · 2020476 okunma
Gerçek insanın canını yakandı..
9/10
·624 syf.··
2026 50. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 16:59
Erbain Fırtınası, sadece olay örgüsüyle değil kurduğu atmosfer ve taşıdığı anlamlarla da etkileyici bir devam kitabı olmuş bence. İlk kitapta daha çok evrenin kapıları aralanırken, bu kitapta artık karakterlerin kaderleriyle yüzleşmeye başladığını hissediyorsunuz. Hikâye ilerledikçe yalnızca bir savaşın değil, inançların, sadakatin ve insanın kendi içindeki karanlığın savaşı anlatılıyor gibi geliyor. Bu yüzden kitap sadece "ne olacak?" merakıyla değil, bıraktığı duyguyla da okutuyor kendini. Yediler kavramı bence serinin en güçlü taraflarından biri. Her biri farklı bir karaktere, geçmişe ve yük taşıyan bu yapı sadece bir topluluk gibi değil, eski bir kehanetin parçaları gibi hissettiriliyor. Aralarındaki bağ bazen kardeşlik kadar güçlü, bazen de kırılmaya çok yakın. Özellikle bu kitapta karakterlerin birbirlerine olan güveninin sürekli sınanması hikâyeyi daha gerçekçi yapıyor. Kimsenin tamamen iyi ya da tamamen kötü olmaması da hoşuma gitti. Her karakterin korkuları, zaafları ve kendi doğruları var. Bu da onları klasik fantastik karakterlerden ayırıyor. Kitabın konusu genel olarak yaklaşan büyük tehlikenin gölgesinde şekilleniyor. Geçmişten gelen sırlar, güç mücadeleleri ve kadim hesaplaşmalar hikâyenin merkezinde yer alıyor. Ama bence kitabın asıl gücü büyük olaylardan çok karakterlerin bu olaylar karşısında nasıl değiştiğini göstermesinde. Özellikle bazı sahnelerde çaresizlik hissi çok yoğun geçiyor. Sürekli yaklaşan bir fırtına hissi var ve kitabın adı da atmosferini çok iyi yansıtıyor aslında. Saygın Ersin'in anlatımını en başarılı bulduğum noktalardan biri ise Doğu kültürünü ve mistik unsurları fantastik evrene çok doğal bir şekilde yedirebilmesi oldu. Okurken yabancı bir dünyada değil de eski bir destanın içinde yürüyormuş gibi hissediyorsunuz. Kullanılan dil
Fantastik
Erbain FırtınasıSaygın Ersin · April Yayıncılık · 2020476 okunma