_Biz kimiz? Nereden gelip, nereye gidiyoruz?
_Biz insanlar, bir kapının önüne bırakılmış yeni doğan bebekleriz. Sepetlerimize bebeklerin kim olduğuna, nereden geldiğine dair ya da atalarının kimler olduğuna dair bir not da iliştirilmemiş. Bu yetim bebeklerin sicilini öğrenmeyi özlemle bekliyoruz. Pek çok kültür sürekli olarak ebeveynlerimizle ilgili dini fanteziler üretmiştir. Yetim çocukların yaptığı gibi, terk edildiğimiz için biz de bazen kendi kendimizi suçlarız. Mutlaka bir hata yapmış olmalıyız; Hikayelerimizden şüphe duymaya yeltenenleri ise en ağır şekilde cezalandırırız. Uydurduğumuz hikayeler belki de hiç yoktan iyidir. Böylelikle cahilliğimizle ve bir kapının önünde çıplak ve başıboş bırakıldığımız gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalmayız.
_Eskiden Evrenin Kralı idik ama şimdi bizden, aşağının da aşağısı, çamurumsu, sümüksü, gözle görülemeyecek kadar küçük ve beyinsiz yaratıkların soyundan geldiğimizi kabul etmemiz isteniyor. Kendimizden utanıyoruz. Dünya'nın biz insanlar için yapılmamış olduğunu duymaktan hoşlanmıyoruz. Kendimizi çıkmaza girmiş ve yalnız hissediyoruz. Varoluşumuza anlam verecek bir amaç bulmak için yanıp tutuşuyoruz. Ölümlüler tarafından uydurulmuş ahlak kurallan bize etkileyici gelmiyor, ahlak kurallarının bize yukarıdan, Tanrıdan sunulmasını istiyoruz. Atalanınızı tanıyıp tanımamak konusunda kararsızız. Onlar bize hala yabancı.
_Dünya'run nasıl oluştuğunu daha iyi anladıkça, Tann'yı veya tanrıları yaratma ihtiyacımız azalıyor. Reşit olmanın bedeli güvenlik kalkanlarından mahrum kalmak.
_Hangi insani eğilimlerimizi güçlendirmeli ve hangilerinden kendimizi korumalıyız?
_Yaşam tarihinin, evrim sürecinin ve bu gezegendeki diğer varlıkların doğası üzerine yapılan çalışmalar kayıp halkalara
bir parça ışık tutmayı başardı. Unutulmuş atalanmızla