Filozoflar, birbirlerini sevmek için yaratılmamışlardır. Kartallar, birlikte uçmazlar. Bunu kekliklere ve sığırcık kuşlarına bırakalım... Havada süzülmek ve pençelere sahip olmak, büyük dehaların çoğu budur.
Şunu hiç hatırdan çıkarmayalım:Isaac Newton’un bir tanrı sayıldığı devirde yaşayanImmanuel Kant, maddî âlem vak'alarının -şuur tarafından idrâk edilmiş olmaları hasebiyle ve sadece bu sebepten- Newton kanunlarına tâbi olmak mecburiyetinde bulunduklarını a priori-kablî olarak gösteriyor. Eğer Albert Einstein, Kant’tan evvel yaşamış olsaydı, acaba Kant, görünüşte aynı derecede mükemmel olan muhakemelerle, bu defa da ancak Einstein’ın noktai nazarının doğru olması gerektiğini ispat etmeyecek miydi?
(Andre Cresson , Felsefe Meselelerinin Bugünkü Durumu, s. 35-86)