Sen, beni asla, asla tanımayan, bir su birikintisinin yanından geçercesine yanımdan geçip giden, bir taşa basarcasına üstüme basan, hep, ama hep yoluna devam eden ve beni sonsuz bir bekleyiş içerisinde bırakan sen, kimsin ki benim için?
'Bir kalpsizin tuzağına düşebilirim ama kendime yenilemem. Savaşı kaybedebilirim ama acıya boyun eğemem. Kendi nefesimle var ettiğim bir ölümlünün hayali önünde diz çökemem. Kendi gözümden düşersem bir daha ayağa kalkamam. Şimdi yürümeliyim Penelope, durursam nefes alamam.’