Hayatın bir anlamı vardır ve bunu da büyükler bilir” lafı herkesin inanmak zorunda kaldığı evrensel bir yalandır. Yetişkin olup da bunun yanlış olduğu anlaşıldığında ise artık iş işten geçmiştir. Sır olduğu gibi kalırken , kullanılabilecek bütün enerji de uzun süredir salakça faaliyetlere saçılıp savrulmuştur zaten. Hayatına hiçbir anlam bulamadığını maskelemeye çalışan insanın kendini elden geldiğince uyuşturması kalır geriye. Üstelik kendini daha iyi ikna edebilmek için de kendi çocuklarını aldatır.
Samimiyetsizlik uygarlıkla gelişmiştir. Çünkü uygarlıkla birlikte diplomasi de gelişmiş, çalınacak şeylerin sayısı da artmıştır. İlkel insanlarda mülkiyet geliştikçe hırsızlık ve yalan da başlar.
Bize birbirimizden başka kimsenin yardım etmeyeceğini ,eğer elimizi uzatmazsak hiçbir elin bizi kurtaramayacağını biliyoruz. Uzattığınız el de boş,tıpkı benim ki gibi. Hiçbir şeyiniz yok. Hiçbir şeye sahip değilsiniz. Hiçbir şey sizin malınız değil. Özgürsünüz. Sahip olduğunuz tek şey ne olduğunuz ve ne verdiğinizdir.