7/10
·165 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
Cezayir'de Kadın Olmak Elisabeth Schemla Le Nouvel Observateu dergisi yazı işleri yöneticisi Elisabeth Schemla, Cezayir'de kadın hakları savunucusu, aktivist, feminist olan Halide Mesudi ile 1994 yıllında karşılaştığında ondan çok etkilendiğini belirtir. Kendisiyle söyleşi yapar ve bunu kitap haline getirir. Halide Mesudi, Cezayir'de kadınları köleleştiren Aile Yasasının kaldırılması için mücadele eder. Laiklik, özgürlük ve demokrasiden yanadır. Fransız sömürgesine karşı olmakla birlikte, ülkesinin tam bağımsızlığını savunur. Cezayirde yaşayan kadınların baskı, tehtid ve ideoljik zorbalıklarına karşı verdiği mücadeleden dolayı, 1993 yıllında FIS tarafından ölüm hükmü verilir. Korku ve tehtitler, gizlilik içinde yaşamasına sebep olur. Mesudi, ülkesinin çağdaşlaşma yolunda, kadınların özgürleşmesi ve eşit haklara sahip olması için mücadelesinden asla vazgeçmeyecektir. Kitapta, Cezayir'de yaşayan kadınların dramına ve ülkenin içinde bulunduğu kötü siyasal yönetimine yakından tanık oluyorsunuz. İnsan haysiyeti ve onuru için mücadele eden Mesudi'nin bu söyleyişisini ilgiyle okuyacağınızı düşünüyorum...
Söyleşi-Röportaj
Cezayir'de Kadın OlmakHalide Mesudi · Metis Yayıncılık · 199714 okunma
10/10
·616 syf.··
2026 54. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2026 13:21
" Muhterem efendiler. Bu kadar bilgisiz Birgül dünya durum ve gerçekleri ile bu denle ilgisiz olan Şükrü Hoca ve benzerlerinin milletimizi iğfal için "Müslümanlık Kuralları" diye yayımladıkları safsataların esasen yeniden anlatılacak bir değeri yoktur. Fakat bunca asırlarda olduğu gibi bugün dahi kavimlerin cehaletinden ve bağnazlığından yararlanarak bin türlü siyasi ve şahsi amaç ve çıkar sağlamak için dini alet ve araç olarak kullanmaya kalkışanların içeride ve dışarıda bulunuşu bizi bu konuda söz söylemekten ne yazık ki şimdilik alıkoyuyor. İnsanlıkta, din duygu ve bilgisi her türlü boş inançlardan ayrılarak gerçek bilim ve teknik ışığıyla arınıp olgunlaşıncaya kadar din oyunu aktarlarına her yerde rastlanacaktır." #atatürk Selam Herkesin okuması gereken ve her kütüphanede bulunup tekrar tekrar okunacak bir kitap ile geldim : Sinan Meydan'ın kaleminden Atatürk'ün Mirası Laik Cumhuriyet Anlamını bilen bilmeyen herkesin dilinde bugünlerde #laiklik. İnsanların din ve inanç özgürlüğünü garanti altına alan bu kavram korunması gerekir oysa ki... Din ve devlet işlerini ayıran bu sistem devletin hangi inançtan olursa olsun tüm vatandaşlarına eşit davranmasının anahtarıdır. 1920'lerde çoğu insanın hayal dahi edemeyeceği laik,demokratik bir cumhuriyet haline getirdi ülkeyi Mustafa Kemal Atatürk. Savaştan yeni çıkmış ülke adeta küllerinden yeniden doğdu , üstelik daha güçlü, daha modern olarak. Büyük bir araştırmanın ürünü ve kapsamlı bir kitap olan #atatürkünmirasılaikcumhuriyet 'te 1921 anayasasından Lozan Antlaşması'na, Atatürk 'ün devrimlerinden kadınların siyasal haklara kavuşmalarına, işçi haklarından Sadabat Paktı 'na, köy enstitülerinden uçak fabrikalarına ve daha bir konuya belgelerle yer veriyor. İlgiyle okuduğum kitap benim başucu kitabım oldu ve ara ara
Atatürk'ün Mirası Laik CumhuriyetSinan Meydan · İnkılap Kitabevi · 202617 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Aslında her insanın güçlü bir hikayesi vardır...
10/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2025 92. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2025 21:24
Yazar Serkan Karaismailoğlu ile tanışmamız yıllar öncesinden. Pia Mater serisinin kitabı çıktığında ilk okuyan okurlardan biriyim. Öyle ki kitap okurken neronlarımın nasıl oldugunu o zamanlar öğrenmiştim:) Hele bir de bilimsel kelimelerle Galen'in aşkını bir anlatışı vardı ki, hayran olmamak elde değildi. Hâlâ unutamadım:) Yazarın Serkan Karaismailoğlu Doktor olması sebebiyle , diye düşünüyorum, çok farklı bir kalemi var.İlk başlarda insan bir yadırgıyor ama sonra alışınca büyük bir keyifle okuyor. Bütün külliyatını bitirmiş olarak "Biomortem'in" ilk baskısına yetişen okurlarından olma şansına yine eriştim:) Kitabımıza gelince; İnceleme yazarken pek içeriği, hikayeyi anlatmam.Anlatınca tadı kalmıyor, büyüsü bozuluyor. Ama size şunu söyleyeyim, yazar Serkan Karaismailoğlu yapmış yine yapacağını, müthiş etkileyici bir hikâyeye imza atmış. Soluksuz okudum derler ya :) işte tam da öyle! Bu kitabında da çıtayı epey yükseltmiş bana göre. Ölümü anlatmış bize, sadece anlatmamış ölümü adeta yaşatmış. Ölüme giden yolda sanki bir zaman yolculuğunda ilerliyormuşuz gibi hissettirerek anlatmış. Hiç ölüme bu tarafından bakmamıştım. Bazı bölümlerde okurken çoğu defa içim ürperse de, kafamda oluşan sorulara yazar tek tek cevap veriyor. Tam üç gündür okuyorum ve müthiş etkilendim.Kitap bitti ama ben olduğum yerde kalakaldım:) Mutlaka devamı olmalı, mutlaka! Biraz zaman geçtiğinde bu kitabı tekrar okumak istiyorum. Ölüme bakış açım değişti. Müthiş bir deneyimdi benim için. Aslında mezar ziyaretleri yaptığımda !!"bilinçsiz !!"olarak yaptığım, uyguladığım, düşündüğüm her şeye bilimsel bir kanıt oldu. Tam olarak kendimi ifade edemiyorum.Ama kitabı okuduğunuzda ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız. Sizler de eminim etkisinden kurtulamayacaksınız. Kitap dediğin de okuyup hemen kitaplığa koyulan değil, okuduktan
Bilim Roman
BiomortemSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 20252,824 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2024 11. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2024 00:00
Sabiha Rıfat Gürayman kimdir, hakkında daha önce herhangi bir bilgiye sahip miydiniz? Bana soracak olursanız yolum bu kitabın sayfalarına düşene kadar bu harika kadından haberdar olmadığımı itiraf etmem gerekiyor. Eğer siz de kendisine dair herhangi bir fikir sahibi değilseniz, şimdi tam da bu satırlara konuk olduğunuz an itibariyle bu ismi aklınızın ve yüreğinizin bir köşesine not etmenizi rica edeceğim. Neden mi? Gelin, nedenini daha detaylı konuşalım! Cumhuriyetin ilanından sonra Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesine çıkarmaya yönelik pek çok hamlesi arasında şüphesiz en önemlilerinden biri de kadınlara toplumsal yaşamda erkeklerle eşit hakların tanınması, kadınların toplumda hak ettikleri yere ulaşabilmelerinin sağlanmasıdır. Bu nedenle alanda atılan pek çok adımla birlikte eğitim konusunda da büyük adımlar atılmış, Mustafa Kemal Atatürk kızların yükseköğrenim kurumlarına daha fazla kayıt yaptırmasına önem vererek onları teşvik etmiştir. Böylece 1927-1928 öğretim yılında ilk kez Yüksek Mühendis Mektebi’ne kız öğrenci kabul edilir. Sanırım şu anda Sabiha Rıfat Gürayman’ın kim olduğuna dair bir kafanızda bir fikir oluştu, öyle değil mi? Evet, Sabiha Rıfat Gürayman genç cumhuriyetin ilk iki kadın mühendisinden biri olmakla birlikte, Fenerbahçe (erkek) Voleybol takımının ilk ve tek kadın sporcusu, genç cumhuriyetin Türk kadını imajının yurt dışındaki temsilcisi ve kendinden sonraki nesillerin ise öncüsü, örneği ve destekçisi. Bir kadın olarak mesleki hayatında çeşitli zorluklar yaşamış öncü olmanın bilinciyle sorumluluğunu her zaman hakkıyla üstlenmiş, erkeklerle anılan bir meslek dalında kadın olarak kendi yerini kendisi yapıp başarılarıyla takdirleri toplamış biri. Velhasıl ne yaptıysa güzelini yapmış, yaparken de yerleşik
Anıtkabir'deki Kadın Eli: Sabiha Rıfat GüraymanGünseli Naymansoy · İş Bankası Kültür Yayınları · 202239 okunma
9/10
·152 syf.·
2022 6. kitabı
Çarpıcı bir politik taşlama olan Hayvan Çiftliği, bugüne kadar okuduğum en iyi sistem eleştirileri arasında yerini şimdiden aldı. George Orwell özgürlük amaçlı bir devrimin nasıl tek adamlığa evrilebileceğini gözler önüne seriyor ve bunu da yalın, sürükleyici ve akıcı anlatımıyla tatlandırıyor. Fazla çalıştırılan ve kötü muamele gören hayvanlar bir gün toplanıp yaşadıkları çiftliği ele geçirirler. Sonunda söz sahibi olurlar. Çiftlikte daha adil ve eşit bir toplum oluşturmaya kararlıdırlar. Domuzların öncülüğünde bu yeni düzeni kurmak için çalışmaya başlarlar. Bu düzen ilk başta çiftliğin gelişmesini sağlasa da zamanla hayvanların öngöremediği sorunlar ortaya çıkaracak ve eskisinden daha acımasız bir rejim kurulacaktır. George Orwell'in bu alegorik eseri, özgürlüğün saldırıya uğradığı her yerde ve her durumda güncelliğini her zaman koruyacaktır. Sözün özü bir solukta kendini okutturan bu eser, ilgiyle izlenen bir dizinin bölümleri gibi sayfalarını çabucak çevirttiriyor. Keyifli okumalar dilerim. "BÜTÜN HAYVANLAR EŞİTTİR AMA BAZI HAYVANLAR ÖBÜRLERİNDEN DAHA EŞİTTİR"
1000Kitap
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,8bin okunma
10/10
·213 syf.··
Beğendi
·
2023 11. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2023 13:30
Daha evvel fark etmediğim bir hatayı düzeltme yaparak incelememi yazmaya devam edeceğim. Ben Suğra Öncü nün çevirdiği Kendine Ait Bir Oda yı okudum. Çok kitap okurken düşülen minik bir hata affınıza sığınarak. Lakin alıntılarıma bakarsanız çevirisinin de ne denli tertipli ve yerinde olduğuna hak verirsiniz. ''Her ne olursa olsun, kitaplar söz konusu olduğunda, üzerlerine çıkmayacak şekilde meziyet etiketleri yapıştırmak inanılmaz zordur. ‘Bu müthiş kitap’, ‘bu değersiz kitap’, aynı kitap her iki şekilde de anılır. Aynı anda övmenin ve kötülemenin hiçbir anlamı yoktur'' Tamam üzerine bayağı konuşulmuş ve inceleme yazılmış bir kitap evet. Ben de kendimce bir yol tutacağım o halde yazarken. Zorlanacağım epey. Virginia Woolf Edebi kişiliği gerçekten takdire şayan bir yazar. Kendine has feminist modernist yapısıyla ve dahası içsel kavgalarıyla çok zor bir dönemden geçmiş eserlerinin çoğu buna yönelik. Ben bu eserini farklı bir dilde okumuştum. Ne derler özünüzde ne iseniz size çarpan taraflar da o dilde olacak elbette. O yüzden Suğra Öncü sayesinde bu versiyonunu da sevdim diyebilirm. Virginia Woolf özendiği ve yolundan gittiği yazar olan babasının kütüphanesiyle kendini dört duvar arasında geliştiren bir kız olarak edebiyata 1905 yılında girişmiş olsa bile öncesinde yıllarca üzerinde düşünüp elbette zahmetli taslaklar oluşturmuş, gazetelerde minik hikayeler yazarak kimliğini ortaya koymuş. Nihayetinde bu eser 1929 yılında kitap haline getiriliyor ve halen ilgiyle deli gibi okunuyor. Çıkış noktası ise, Cambridge Üniversitesi’nin Woolf'tan edebiyatta kadın kalemine yönelik bir konferans istenmesiyle başlıyor. Woolf, araştırmalarına yöneliyor ve inanılmaz bir review ortaya koyuyor. Araştırmaları için kütüphaneye gittiğinde kadınlara ait nerdeyse çoğu şeyin bolca erkek yazarlar tarafından ele
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · Dokuz Yayınları · 202448,3bin okunma