Avrat yeğin sayrı, benim karnım aç, Keyf için gelmedik bura tohdur beğ. Fukara harcından yaz da bir ilaç, Olsun derdimize çare tohdur beğ. Tama vatandaşık, gardaşık tama... Bunca pahılm’olur adam adama? Geldik ta sabahtan, kaldık akşama, Yarına mümkün mü sıra tohdur beğ? Yedi baş horanta yıkık hânede.. Tüm kazancım bini bulmaz senede; Yüz pangunut helâl olsun gene de; Ben nereyim, beşyüz nere tohdur beğ? Tek kaşıkla çorba içer dördümüz.. Kul başından ırak ola derdimiz. Senden, benden esker ister ordumuz. Candan da mı yeğdir para tohdur beğ? Dert-belâ tebelleş oldu başıma, Her gece tahsildar girer düşüme... Beni mahcup etme can yoldaşıma, Erkeklik öldü mü bre tohdur beğ? Büyük oğlan esker, öteki çırak, Han için param yok, oteli bırak... Mevsim kış, yollar sarp, köy hayli ırak; Bir değil, beş değil yara tohdur beğ.
Edebiyat
Gönlüme nakşettigim güzeller güzeli gelinim,hasretin gönlümü delik delik deldi,bilin mi? Gurbetlik ,esker ocağı neyse de yuraamin ateşi yahtı gavurdu beni.
Sayfa 133 - Ephesus yayınları·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam
Gönlüme nakşettiğim güzeller güzeli gelinim, hasretin gönlümü delik delik deldi,bilin mi? Gurbetlik,esker ocağı neyse de yuraamin ateşi yahtı gavurdu beni.”
Sayfa 133·Kitabı okudu
Alıntı
"Gönlüme nakşettiğim güzeller güzeli gelinim, hasretin gönlümü delik delik deldi,bilin mi? Gurbetlik,esker ocağı neyse de yuraamin ateşi yahtı gavurdu beni.”
Sayfa 133·Kitabı okudu
XCIX
Ezelîden var idi canımda bu aşk oldu Kimsey’ eşker etmedim bildim ki ol dost kodu Dört kitabı okuyan bulmadı aşka çâre Ne beyler ne sultanlar ne müderris ne kadı Yer gök oynar ırılmaz yeller eser deprenmez Âkıbet şol canın kim aşkın ola bünyâdı Aşk anadan doğmadı kimseye kul olmadı Hükmüne kıldı esir cümle biliş ü yadı Aşka mecnun olanlar assı ziyandan fâriğ Korkmaz ıssı soğuktan pes ne biliser odu Ezelde benim fikrim Ene’l Hak idi zikrim Henüz dahi doğmadan ol Mansûr-ı Bağdâdî Aşk çengine düşenin melâmet olur canı Onun için bed-namdır miskin Yunus’un adı Günümüz Türkçesi ile Sadeleştirmesi Bu aşk ruhumda zamanın başlangıcından beri vardı. Bunu kimseye açıklamadım; çünkü bu sırrı gönlüme bizzat o Dost'un (Allah’ın) koyduğunu bildim. Dört kutsal kitabı okuyup bitirenler bile aşk derdine bir çare bulamadılar. Ne beyler, ne sultanlar, ne hocalar, ne de hakimler bu aşkın hakikatini çözebildi. Yer yerinden oynasa sarsılmaz, fırtınalar esse etkilenmez; temeli aşk üzerine kurulmuş olan o can, hiçbir sarsıntıda yerinden kıpırdamaz. Aşk kimseden doğmamıştır ve kimseye köle olmaz; o hürdür.
Sayfa 166·Kitabı okudu
1000Kitap
Mala Ûsivê Seydo
"Ji desteyên fedayî yên Cemîyeta Xoybûnê Seyîdxan, digel hevalên xwe ji alîyê Serhedê va tên ku derbasî Binxetê bibin. Sidîqê lawê Mistefa Begê ku alîgirê eskerîyeya Tirk e, dikeve pêşîyê. Çavê vî xweşmêrî(!) lê ye ku Seyîdxan bi tevî çekdarên wî dîl bigire bibe teslîmê eskerên dewletê bike. Bi vî awayî hinekî şerefê(!) bi dest bixe. Bi tivingan dikevine ber hevdu. Pêşî Seyidxan bang li Sidîqê lawê Mistefa Begê dike dibê ji pêşîya me rabe, tu meseleyeka me bi hevdu ra tune. Em û eskerê Tirk ji hevdu ra neyar in, em naxwazin xwîn birije di nava mêrikên Serhedî da. Sidîqê lawê Mistefa Begê lê guhdarî nake. Berê tivinga xwe dide fedayîyan û dike ku wan bikuje. Ji canib Xwedê va fişeka wî qelp dertê. Berxên Mala Úsivê Seydo lê didin lawê Mistefa Begê li devê derê qesra Hecî Mûsa Begê dikujin."
Wardoz Yayınları·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam
Reklam