8/10
·56 syf.··
2026 48. kitabı
Merhaba arkadaşlar sizlere güzel bir kitap yorumuyla geldim. . . Hani burnumuza eski bir koku gelir ya o özlediğimiz bir tadın kokusudur eskiler naftalin kokusu der sanırım ben kitabı okurken o kokuyu hissettim yazar eskilere götürmek istemiş bizleri belkide bir çoğumuzun düşüncelere daldığı keşke o ana gitsem biraz daha özlem giderirdim dediği o eskiye çocukluğa sanırım sayfalarca şey yazabilirim ama kitabımız çok kısa birde yazarımız şiirsel bir dil kullanarak yazmış resimlerle de renklendirmiş. Kitapta geçen bir yazı çok hoşuma gitti sizlerle de paylaşmak istedim. ️EŞİK Eşik yerlisiyim ben.Hep geçmek üzereyim kapılardan,köprülerden,derelerden,tepelerden,dağlar,denizler,köyler,kentler ve kendimden. Duruyorum,geçiyor zaman. Yürüyorum,geçmiyor eşik.
KasnakNafia Akdeniz · Yitik Ülke Yayınları · 202510 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2026 96. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 09:10
Eskiler kemâle erme sürecini kısaca füsûn, cünûn ve sükûn olarak formüle ederlermiş. Yani önce etkilenir insan, sonra bu etkiyle sahip olduğu aklı terk eder/değiştirir...son olarak Yeşilçam filmlerinden bildiğimiz deliliğin ardından gelen sessizlik. Kemal'in sonu suskunluk/sessizliktir. Çünkü kemal'de her şey yerli yerindedir... yerini bulmuştur, arayışın sesleri kesilmiştir... Baş karakterimiz Füsun sanırım böyle bir güzergâhın koşucusu olarak bu isimle hikayeye konu olmuş. Kitabın gelişme bölümünde ibn Arabi ve Mevlana'dan bunca dem vurulması sanırım bu düşüncemi destekliyor. Nereden nereye'si bu idi kitabın. İntihara giderken Meryem ile karşılaşır Efsun. Meryem bir oğul sahibi. Çocuğun adı Ali. (Neredeyse İsa olacakmış diye düşünmedim değil. Her iki isim de üç harfli ve a-i harflerini içeriyor) Yeni bir hayata tutunur Efsun bu karşılaşmanın ardından. Ali'ye kısmî annelik yapar. Çok sevdiği eski erkek arkadaşından ayrılır. Yeni yaralar edinir kendine ve ilk olarak 'terk etme'yi hedefler. İlk yerli eski sevgilisine dairdir. Sonra işi. Sonra evi... Katmanlarına ayırarak okunduğunda derinleştirilebilecek bir kitap olduğunu hissettim ben. Tasavvuf çerçevesinde okunursa daha bir lezzet alabileceğini düşünüyorum okuyucunun. Diger yandan dikkat çekici bir karakter kurgulamayi başarmış yazar. Çok konuşan, çok düşünen ve çok hisseden bir karakter. Biraz uç boyutlarda olmuş sanki. Ahmet Mithat efendi gibi kitapta didaktik yerleştirmeler çoktu ki yazar da aynen yazmış bunu kitaba. Bir özeleştiri olarak okudum bunu. Çok uzadı. Buralarda bu kadar uzun yazılar okunmuyor. Bu kitap okunsun bence. Ama doğru ana fikri vermedik. Feminizm nedir? Niçin karşı çıkmalı?
SağanakManolya Gürocak · İz Yayıncılık · 202025 okunma
Reklam
kutuplarda bir macera
Puan vermedi·132 syf.··
2026 6. kitabı
Bir üniversitenin araştırma ekibinin Antartika’daki maceralarını derin betimlemelerle ve satır aralarındaki yoğun duygularla anlatan bilim kurgu-korku romanı diye tanımlayabilirim. Başlangıçta heyecan unsuru çok baskın olmasa da kitabın ikinci yarısından sonra büyük bir merak içinde okudum romanı. Yüce Eskiler ve onların garip eylemleri olsun, Shoggothlar olsun tarihin bu kadar eski olduğu zamanlarda bu tür yaratıkların hakkında bir şeyler okumak kafamda çeşitli sorular uyandırdı. Lovecraft’ın okuduğum ilk kitabıydı ve betimlemelerinın yoğunluğunun biraz yorması dışında severek okuğum bir kitap oldu.
Düşünce
Deliliğin DağlarındaH. P. Lovecraft · İthaki Yayınları · 20182,676 okunma
Haddini aşan şey, zıddına inkılap eder.
Puan vermedi·160 syf.··
2026 139. kitabı
Othello Bir çırpıda okunabilecek gözünüzün önünden film şeridi gibi akıp gidecek bir şaheser. Çeviri olduğu hâlde yazarın kelimelerle bağı öyle net belli oluyor ki kendi dilinde nasıl bir belagatı vardır tartışılmasa gerek Anlarsam Desdemona'nın atmaca gibi vefasız oldugunu, Onu bana bağlayan köstek yüregimin tellerinden de yapılmış olsa, onu çözer rüzgara salıveririm (s. 75) Desdemona'nın o kar beyaz namusunu katran kuyusuna çeviririm. Desdemona'nın yufka yüreğinden öyle bir ağ öreceğim ki, teker teker yakalanacak hepsi. (s. 57) Ölümüne sebep olan sevgilisine ölürken dahi sevgisini haykıran Desdemona ile aşkı tadacaksınız. Kahramanımız Othello'da Yazarın da dediği gibi kuşku uyandıran bir düşüncenin her ne kadar tatsız gelmese de zamanla insanı nasıl zehirleyebileceğine ve kıskançlığın insanı nasıl bir felakete sürükleyebileceğine şahit olacaksınız. "Önce akıllı uslu bir adamken, bir dakika sonra sersemin biri, çok geçme­ den de hayvanın teki olayım! Ne garip! İçki dolu her ka­deh lanetlidir, içindeki de şeytan." diyen Cassio ile içkinin şeytanın oyunlarına nasıl alet olabileceğini göreceksiniz. Yalan, iftira, para ve makam hırsı ve aklınıza gelebilecek her türlü nefsani arzuya yenilmiş İago ile insan nefsini dizginleyemeyen insanın ne kadar kötü şeyler yapabileceğine tanık olurken "Kötülüğün asıl yüzünü açıkça görebilmek için kötülük etmek gerekir." diyen kötü kahramanımız İago'nun yaptığı kötü planları aslında kendi gibi kötü düşünmeyenlerin de farkedemeyeceğini anlayacaksınız. Azı karar, çoğu zarar derler eskiler. İyi görünen şeylerin de fazlası zarar olabilir. Kıskançlık gereklidir, fazlası felaket olur.
OthelloWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202426,8bin okunma
Sait Faik’in en güzel hikayesi
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 17:26
Diğer hikaye kitaplarını daha bitirmedim ama şuanlık gelene kadar bence Sait Faik’in en güzel hikaye kitabı çünkü diğer kitaplarda genelde hikayeler farklı farklı idi ama bu kitap içerisinde bütündü. Kitap önce bir adamın köpekli bir adama rastlayana kadar geçen hikayesini anlatıyor bu adama her yerde rastlıyor ama adam çok sessiz bir köpeği var ve köpeği ile konuşuyor sadece neredeyse çok fazla insanlarla sohbet etmiyor ve sohbet etmediği için insanlar yanında başka insanlarla bile konuşmaya çekiniyor bunun üzerine hikayeyi yazan yazarımız bu adamı merak ediyor ve hikayesini öğrenmek istiyor ve adamla sohbete başlıyor ve mektuplarını ve yazdıklarını okuyor, neden sessizleştiğini dinliyor ki bence çok bariz genelde aşk dolayısıyla sessizleşiyor insanlar bilirsiniz ama kitapta çok garipsediğim şeyler vardı mesela sokak kadınları, orospu ne derseniz o kadınlara genelde aşık oluyorlardı normal kadınların çok sohbeti geçmezken sokak kadınlarının ise lafı bitmiyordu ayrıca her hikayede farklı bir kadından bahsediliyordu aslında yani bir tane kadından da bahsedilmiyordu ayrıca da eskiler iyiydi denilen eskileri okuyunca insan garip oluyor sokakta her şey yapılıyormuş eskilerin ahlak düzeyinin şimdikilere benzemesi de yine beni garipsetti. Kitabın güzellikleri hikayeleri akışkandı, yer yer eski Türkçe kullanılmıştı ama cümlenin içerisinde kendini açıklıyordu kelime. Ayrıca dönemi çok güzel anlatmış, çok güzel betimlemiş ve çok güzel tasvir etmişti.
Havada BulutSait Faik Abasıyanık · Yapı Kredi Yayınları · 20254,250 okunma
9/10
·288 syf.··
2026 3. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 12:35
Bu kitabı neredeyse 3 yıldır okuyorum. Bitmesi bu zamana kısmetmiş, anlamlı bir zaman. Ne zaman dara düşsem genişlememe vesile oldu. Belki de bu sebeple bu kadar uzun sürdü bitirmesi. Dünyaya gitmeye geldik, hoş bir sada bırakmaya geldik. Kitapta altını çizdiğim cümlelere bakıyorum, Buraya yazmak için birini seçmeye çalışıyorum, Şu cümle bütün kitabı özetliyor sanırım: "Eskiler, hak ve hakikati anlattıktan sonra, Allah tesirini hak etsin derlerdi." Nasipli miyizdir? İnşallah
Dünyaya Geldim GitmeyeM. Kemal Sayar · Turkuvaz Kitap · 20194,039 okunma
Reklam
Reklam