İşte Sâni'-i Zülcelal, bütün masnuatını öyle bir tarzda yapmış ki; ekserîsi, hususan zîhayat kısmı, çok esma-i İlahiyeyi okutturur. Güya herbir masnuuna ayrı ayrı, birbiri üstünde yirmi gömlek giydirmiş, yirmi perdeye sarmış. Her gömlekte, her perdede ayrı ayrı esmasını yazmış. Meselâ: Temsilde gösterildiği gibi, tek güzel bir çiçekle, insanın kısm-ı sânisinden bir ferd-i hasnânın yalnız zahirî hilkatlerinde, çok sahifeler vardır. Başka büyük ve küllî masnuatı, o iki cüz'î misale kıyas et.
Sözler - 630
179. Yüceliğime yemin olsun ki cinlerden ve insanlardan birçoğunu cehennem için yarattık. Onların öyle kalpleri vardır ki onlarla (aslında duyulması anlaşılması gereken şeye dikkat etmezler ve gereği gibi) duyup anlamazlar ve öyle gözleri vardır ki, onlarla görmezler ve böyle kulakları vardır ki, onlarla işitmezler. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha şaşkındırlar. İşte bunlar, hep o gafillerdir.
180. Halbuki Allah'ındır en güzel isimler (esma-i hüsnâ) dolayısıyla siz O'na o isimlerle çağırın (onlarla dua edin, onlarla zikredin veya O'nu bu isimlerle niteleyip anınız) ve O'nun isimleri konusunda mülhidleri yani yamukluk edenleri bırakın. Yarın onlar yaptıklarının cezasını çekecekler.
Evrenin temelinde yönetim vardır. İnsanlar arası ilişkiler dahil böyledir. Bu yüzden Efendimiz (sav) iki kişi bir iş için bir araya geldiğinde birinin yönetici olmasını tavsiye etmiş; günlük hayatı dahi başıboşluğa bırakmamıştır.