Bu ülkede, temiz yürekli, duygulu ve candan insanlar vardı. Zenginin kapısı fakire açık ve gurbet yolları, sonunda mutlaka bir sıcak yurda ulaşacaktı. Orada, bütün kadınlar ana, bütün kızlar kardeş ve bütün çocuklar evlattı. Oranın taşı arkadaş, yoksulluğun derecesi bence malumdu. Fakat, bu maddi yoksulluğun içinde bir manevi varlık bulacağımı sanıyordum.
Hey, ana toprak, ne kadar merhametsiz, ne kadar katısın? Benim ıstırabıma ne kadar yabancısın? Ben senin üvey evladın mıyım? Yoksa sen mi benim üvey anamsın? Eğer, ben senin üvey evladın isem bu kolu kimin yoluna feda ettim? Niçin şu anda, bu genç yaşımda bir derenin kenarında bir insan viranesiyim?
Gün geçtikçe daha iyi anlıyorum: Türk “entelektüel”i,Türk aydını, Türk ülkesi denilen bu engin ve ıssız dünya içinde bir garip yalnız kişidir.
Bir münzevi mi? Hayır; bir acayip yaratık demeliyim. Öyle ya, bir insan tasavvur edin ki hangi ırktan, ne cinsten olduğu belli değildir. Kendi vatanı addettiği memleketin dibine doğru ilerledikçe, kendi kökünden uzaklaştığını hissediyor. Hissetmese bile etrafında hasıl olan boşluk, soğuk ve itici hava, ona her an kendi toprağından sökülmüş bir aykırı, bir acayip nebat olduğunu bildiriyor.
Her memleketin köylüsü ile okumuş yazmış zümresi arasında, aynı derin uçurum var mıdır? Bilmiyorum. Fakat okumuş bir İstanbul çocuğu ile bir Anadolu köylüsü arasındaki fark, bir Londralı İngiliz’le bir Pencaplı Hintli arasındaki farktan büyüktür.
Bergljot’un ona ailesinden miras kalan maddi varlıkların arka planında hayatı boyunca yükünden kurtulamadığı, ailenin diğer üyelerini inandıramadığı manevi mirası anlatıyor kitap. Üzerinden yıllar geçmesine rağmen ailesiyle kurulan sorunlu ilişkinin izlerini taşıyor hayatının her alanında. Kurduğu ve kuramadığı tüm ilişkilerde.
***
Okuması kolay bir kitap değil. Anlatım dilinden değil, anlatılanlardan kaynaklı bu. Bir yere kadar anlayamıyorsunuz ana karakterin aile bağlarını neden kopardığını, bir yerden sonra hissetmeye başlıyorsunuz ama inanmak istemiyorsunuz. Sonra gerçek keskin bir şekilde beliriyor hikayede.